Van’da gazeteciler, basın özgürlüğüne yönelik baskılara karşı Türkiye genelinde düzenlenen eş zamanlı eylemler kapsamında bir araya geldi. “Artık Yeter! Nefes Alamıyoruz!” başlığıyla yapılan açıklamada, gazeteciliğin suç sayılmasına, gazetecilerin tutuklanmasına, medya kuruluşlarına yönelik müdahalelere ve sansüre tepki gösterildi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) adına Zeynep Turgut açıklamanın Kürtçesini, İHAMED adına Ruşen Takva ise Türkçesini okudu. Açıklamada, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının meselesi olduğu vurgulandı.
Tutuklu gazetecilerden dayanışma mesajı
Eylemde, tutuklu gazeteciler Derya Okatan ve Fatih Ergin’in cezaevlerinden gönderdiği mektuplar da okundu.
Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunan Derya Okatan’ın mektubunu DFG adına Rabia Önver okudu. Tutukluluğunun üçüncü haftasını geride bıraktığını belirten Okatan, yaşanan gelişmelerin basının ağır bir baskı altında olduğunu gösterdiğini söyledi.
Okatan, tutuklanmasının ardından Halk TV’ye kayyım atanmasını, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutuklanmasını hatırlattı. Cezaevi koşulları nedeniyle yaşanan gelişmelerin tamamını takip edemediğini belirten Okatan, meslek örgütlerinin yürüttüğü mücadeleye dikkat çekti.
Dışarıda olması hâlinde meslektaşlarıyla birlikte eylemde yer alacağını söyleyen Okatan, aynı koğuşta kaldığı gazeteci Nadiye Gürbüz’le birlikte tutuklu gazetecilerin sesini duyuran meslektaşlarına selam gönderdi ve dayanışma gösterenlere teşekkür etti.
Fatih Ergin: Gazetecilere sahip çıkmak, haber alma hakkına sahip çıkmaktır
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci-yazar Fatih Ergin’in mektubunu İHAMED adına Kadir Cesur okudu.
22 Ekim 2026 tarihli mektubunda Ergin, gazetecilerin insanların hakikatle bağını kesmek amacıyla hapse atıldığını söyledi. Tutukluluklarının halkın haber alma hakkını savunmalarıyla ilgili olduğunu belirten Ergin, gazetecilerle dayanışmanın aynı zamanda toplumun haber alma hakkını savunmak anlamına geldiğini vurguladı.
Ergin, kendisine destek veren ve dayanışma gösteren yurttaşlara selamlarını iletti.
“Gazetecilik halkın yanında olmaktır”
Ortak açıklamada, gazeteciliğin iktidarların, siyasetçilerin ya da sermaye çevrelerinin değil, halkın yanında durması gerektiği belirtildi. İşçilerin hak arayışını, kadınlara yönelik şiddeti, gençlerin sorunlarını ve toplumsal eşitsizlikleri haberleştirmenin gazeteciliğin kamusal sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması, ev hapsine mahkûm edilmesi ya da mesleklerini sürdüremez hâle getirilmesinin toplumun gerçeklere ulaşma hakkını da hedef aldığı kaydedildi.
Açıklamada, Kürt gazetecilere yönelik baskılara ve muhalif, bağımsız medya kuruluşlarının karşılaştığı engellere de dikkat çekildi. Gazeteciler arasındaki dayanışmanın siyasi görüş, kimlik, dil veya çalışılan kurum üzerinden bölünmemesi gerektiği vurgulandı.
Gazeteciler altı temel talebini sıraladı
Basın meslek örgütleri ve gazeteciler, açıklamada altı temel talep dile getirdi:
- Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın.
- Gazetecilik faaliyetleri üzerindeki yargısal baskılar sona ersin.
- Medya kuruluşlarına yönelik kayyım uygulamalarına son verilsin.
- Hukuka aykırı erişim engelleri kaldırılsın.
- Kamu reklam ve ilanları adil ve eşit dağıtılsın.
- Anayasal güvence altındaki basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler son bulsun.
Gazeteciler, mesleklerini özgürce sürdürebilmeleri ve toplumun haber alma hakkının korunması için toplumun bütün kesimlerine dayanışma çağrısı yaptı.
Eylem, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” mesajıyla sona erdi.
(EMK)


