Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret öncesinde Uluslararası Af Örgütü, insan hakları ihlallerinin görüşmelerin merkezinde yer alması çağrısında bulundu. Örgüt, LGBTİ+’lara, gazetecilere, insan hakları savunucularına ve sivil toplum temsilcilerine yönelik baskılara dikkat çekerek, Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin korunması için somut adımlar atılmasını istedi.
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü Ruhat Sena Akşener, ticari ve stratejik ilişkilerin ele alınacağı ziyaretin, Türkiye’de giderek derinleşen insan hakları krizini gündeme taşımak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Türkiye’de temel özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün sistematik biçimde aşındığını vurgulayan Akşener, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltıları, muhalefet üzerindeki yargı baskısını ve gazeteciler ile aktivistlerin karşı karşıya kaldığı soruşturma ve davaları hatırlattı.
Akşener, insanların haber yaptıkları, haklarını savundukları veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakılmasının, toplumda ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir baskı yarattığını ifade etti.
Uluslararası toplumun Türkiye ile ilişkilerinde insan haklarını öncelikli bir mesele olarak ele alması gerektiğini belirten Akşener, Kanada’nın da insan haklarını müzakerelerde ikincil bir konu olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Akşener, sürdürülebilir ortaklıkların hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğüne saygı temelinde kurulabileceğini vurguladı.
Carney’ye Osman Kavala için harekete geçme çağrısı
Uluslararası Af Örgütü Kanada İngilizce Bölümü Genel Sekreteri Ketty Nivyabandi de Başbakan Carney’ye, Türkiye’de insan hakları savunucularına ve LGBTİ+ örgütlerine yönelik baskıları gündeme getirme çağrısında bulundu.
Nivyabandi, Carney’nin Türkiye yetkililerinden, haklarını kullandıkları için tutuklanan kişilerin serbest bırakılmasını, bağımsız medya ve internet özgürlüğü üzerindeki hukuka aykırı kısıtlamaların kaldırılmasını ve barışçıl toplanma hakkına yönelik müdahalelerin sona erdirilmesini istemesi gerektiğini belirtti.
İnsan hakları savunucusu Osman Kavala’nın durumuna özellikle dikkat çeken Nivyabandi, Kasım 2017’den bu yana cezaevinde tutulan Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının önemini vurgulayan Nivyabandi, Kanada’nın insan hakları ihlalleri karşısında risk altındaki kişilerle güçlü bir dayanışma sergilemesi gerektiğini ifade etti.
Nivyabandi, hesap verebilirlik mekanizmalarının dünya genelinde zayıfladığı ve insan hakları kuruluşlarının giderek artan baskılarla karşılaştığı bir dönemde, Kanada’nın insan haklarının korunması konusunda kararlı bir tutum almasının önemine işaret etti.
“Kanada, Türkiye’deki insan hakları krizini görmezden gelemez”
Uluslararası Af Örgütü Kanada Fransızca Bölümü Direktörü France-Isabelle Langlois ise Türkiye’de son on yılda giderek derinleşen otoriterleşme sürecinin toplumun tüm kesimlerini etkilediğini belirtti. Langlois, bu sürecin muhalefetin susturulmasına, toplumsal ayrışmaların derinleşmesine ve korku ortamının yayılmasına yol açtığını söyledi.
Türkiye genelinde protestoların güç kazandığı ve uluslararası tepkilerin arttığı bir dönemde yetkililerin baskıyı yoğunlaştırmaya devam ettiğini belirten Langlois, yaşananların yalnızca Türkiye’yi değil, uluslararası ilişkileri ve bölgesel istikrarı da etkilediğini kaydetti.
Türkiye’nin bir NATO üyesi ve Kanada’nın müttefiki olduğuna dikkat çeken Langlois, ülkedeki insan hakları krizinin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.
Langlois, Kanada hükümetinin Türkiye ziyaretini somut taleplerini dile getirmek için değerlendirmesi gerektiğini belirterek, tutuklu insan hakları savunucularının ve gazetecilerin serbest bırakılmasını, insan haklarının korunmasına yönelik taahhütlerin yerine getirilmesini ve LGBTİ+ aktivistleri de hedef alan baskıların sona erdirilmesini istedi.
Uluslararası Af Örgütü, Kanada’nın Türkiye ile ilişkilerinde insan haklarını geri plana atmaması gerektiğini vurgulayarak, Başbakan Carney’yi ziyaret sırasında temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda açık ve kararlı bir tutum almaya çağırdı.
(EMK)

