İstanbul Beylikdüzü’ndeki Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde 22 Ekim 2024’te yaşamını yitiren 21 yaşındaki otizmli Uğur Yıldırım’ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü duruşması, bugün (21 Ekim) Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Otizm derneklerinin temsilcilerinin de izlediği duruşmada, mahkeme heyetinin değiştiği öğrenildi.
Mahkeme, dokuz sanığın tutuksuz yargılanmasına devam edilmesine karar vererek duruşmayı 17 Şubat'a erteledi.

Otizmli Uğur Yıldırım'ın öldüğü bakım merkezinde 100'den fazla ihmal ve istismar
"Uğur Yıldırım için adalet"
Türkiye Otizm Meclisi, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, Yıldırım’ın ölümüne ilişkin sorumluların belirlenmesini ve yargılanmasını istedi.
Meclis, Adli Tıp Kurumu raporunda tespit edilen yüksek doz ilaç bulgusuna dikkat çekerek bakım merkezindeki ihmal ve istismar iddialarının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve başka Uğur’ların canının yanmaması için davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Uğur Yıldırım için adalet, hepsi için adalet” denildi.
Türkiye Otizm Meclisi, yargılama sürecinde bütün delillerin eksiksiz değerlendirilmesini ve sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesini talep etti.
Bakım merkezleri için bağımsız denetim çağrısı
Meclis, bakım merkezlerinde engellilere yönelik ihmal, istismar ve kötü muamelenin önlenmesi için etkili denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini vurguladı.
Bakım merkezlerindeki ilaç uygulamalarının, personelin yeterliliğinin ve kötü muamele iddialarının bağımsız uzmanlar tarafından incelenmesini istedi.
Açıklamada, ihmal ve şiddet bildirimlerine hızlı müdahale edilmesini sağlayacak, ailelerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımına açık denetim mekanizmaları oluşturulması çağrısı yapıldı.
Türkiye Otizm Meclisi ayrıca engellileri kurum bakımına bağımlı kılmayan, aile ve toplum temelli destek hizmetlerine öncelik veren politikaların geliştirilmesini istedi.

Otizmli Uğur Yıldırım'ın ölümüne ilişkin yanıt bekleyen 11 soru
Adli Tıp raporunda yüksek doz ilaç bulgusu
Yıldırım’ın ölümüne ilişkin hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda, ölüm nedeninin aşırı dozda ilaç verilmesi olduğu belirlendi.
Raporda, Yıldırım’a verilen ilaç miktarının üst sınır olarak kabul edilen 400 miligramın yaklaşık 30 katına, 11 bin 958 miligrama ulaştığı belirtildi.
Bakım merkezi çalışanları S.T., A.L., A.İ., B.G., Ç.K., M.Ö.T., T.Ö., Y.E. ve Y.E.E. hakkında hazırlanan iddianamede, sanıklara farklı suçlamalar yöneltildi.
Bu suçlamalar arasında “suçu bildirmeme”, “kasten yaralama”, “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürme” yer aldı.
Ne olmuştu?
Otizmli Uğur Yıldırım, kaldığı İstanbul Beylikdüzü’ndeki Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde 22 Ekim 2024’te şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Yıldırım’ın ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunda, ölüm nedeni “ilaç intoksikasyonu” olarak tespit edildi. Rapora göre Yıldırım’a kullandığı ilacın normal dozunun yaklaşık 30 katı verildi.
Annesi Dilek Barut’un avukatı Selma Yıldız, bianet’e yaptığı açıklamada, Yıldırım’ın vücudunda darp ve bağlama izleri bulunduğunu belirtti.
İddianameye giren kamera inceleme raporunda, Yıldırım’ın ölmeden önce odadan çıkmaya çalıştığı, ancak sürüklenerek geri götürüldüğü ve bazı anlarda personelle arbede yaşadığı görüldü. Personelin ifadeleri ile kamera görüntüleri arasında çelişkiler bulunduğu da rapora yansıdı.
Kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda, merkezde kalan 62 engelliye yönelik 100’den fazla ihmal ve istismar davranışı tespit edildi.
Raporda, engellilerin boğazlarının sıkılması, yerde sürüklenmesi, odalara kilitlenmesi, darbedilmesi, epilepsi nöbeti geçirenlere müdahale edilmemesi ve engelliler arasındaki şiddetin önlenmemesi gibi çok sayıda olay belgelendi.
Yıldırım’ın ölümünden iki gün sonra aynı bakım merkezinde kalan Furkan Satıcı da yaşamını yitirdi.
Bakım merkezinin dokuz çalışanı hakkında dava açıldı. Sanıkların hiçbiri tutuklanmadı.
(NÖ)







