İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW), Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) ortak görüş sundu.

AİHM, Ekrem İmamoğlu davasında Türkiye’den savunma istedi
Üç kuruluş, 3 Kasım'da yayımladıkları açıklamada, Türkiye'de muhalif siyasetçilere yönelik tutuklama ve ceza kovuşturmalarının siyasi katılımı engellemek amacıyla kullanıldığına yer verdi.
Kuruluşların AİHM'ye sunduğu üçüncü taraf görüşünde (amicus brief), Türkiye'deki yargı bağımsızlığı sorunları, ceza hukukunun siyasi amaçlarla kullanıldığı iddiaları ve seçilmiş siyasetçilere yönelik tutuklamalar ele alındı.
The Turkish authorities are misusing powers of detention and prosecution to prevent opposition politicians from participating effectively in politics. Ekrem İmamoğlu’s detention is part of a larger wave of arrests, detention, and prosecutions carried out since 2025 targeting the CHP. #Türkiye https://t.co/jIdUpzLdqk
— Human Rights Watch (@hrw) November 3, 2026
AİHM üç ayrı hak ihlali iddiasını inceleyecek
İmamoğlu'nun AİHM'ye yaptığı başvuruda, tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin üç ayrı hükmünü ihlal ettiği belirtildi.
AİHM, 13 Nisan 2026'da İmamoğlu'nun başvurusunu Türkiye'ye bildirmiş ve hükümetten görüş istemişti.

Ekrem İmamoğlu, hastaneye sevk edildi
"Siyasi rakiplerin tutuklanması alışıldık bir yöntem"
Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi Direktörü Ayşe Bingöl Demir, İmamoğlu'nun başvurusunun Türkiye'de daha önce görülen siyasi tutukluluk davalarıyla benzer sorunları gündeme getirdiğini söyledi.
Bingöl Demir, siyasi rakiplerin ve muhalif görülen kişilerin siyasi yaşamdan uzaklaştırılmak amacıyla tutuklanmasının Türkiye'de tekrarlanan bir uygulamaya dönüştüğünü söyledi.
Üç kuruluş, ceza hukukunun muhalif siyasetçiler hakkında kullanılmasının yalnızca tutuklanan kişilerin haklarını değil, seçmenlerin siyasi temsil hakkını da etkilediğini vurguladı. Açıklamada, tutuklama kararları ve ağır suçlamaların siyasi çoğulculuk üzerinde caydırıcı etki yaratabileceğine dikkat çekildi.

Ekrem İmamoğlu hakkında açılan dava ve soruşturmalar
Demirtaş ve Yüksekdağ kararları hatırlatıldı
Üç kuruluş, İmamoğlu'nun tutukluluğunu 2016 ve 2017 yıllarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticileri ve milletvekillerine yönelik gözaltı ve tutuklamalarla karşılaştırdı.
Açıklamada, AİHM'nin eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile diğer 15 siyasetçinin tutukluluklarına ilişkin değerlendirmeleri hatırlatıldı.
Mahkemenin bu davalarda tutuklamaların siyasi çoğulculuğu ve demokratik tartışma özgürlüğünü sınırlandıran amaçlar taşıdığı yönünde tespitlerde bulunduğu belirtildi.
HRW Kıdemli Hukuk Danışmanı Aisling Reidy, İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin başvurunun Demirtaş ve diğer Kürt siyasetçilerin davalarıyla benzerlikler taşıdığını söyledi.
Reidy, AİHM'nin önceki kararlarında siyasi saikli tutuklamaların hem seçilmiş siyasetçilerin hem de seçmenlerin haklarını ihlal ettiğini tespit ettiğini hatırlattı.

Ekrem İmamoğlu: Türkiye, operasyon cumhuriyetine döndü
AİHM'nin kararları gündemde
Üç kuruluşun AİHM'ye sunduğu görüşün önemli başlıklarından birini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 18. maddesi oluşturuyor. Bu madde, sözleşmede tanınan haklara getirilen sınırlamaların öngörülen amaçlar dışında kullanılmasını yasaklıyor.
HRW'nin açıklamasına göre AİHM, 2019'dan bu yana HDP'li siyasetçiler ve insan hakları savunucusu Osman Kavala hakkında verdiği sekiz kararda Türkiye'nin 18. maddeyi ihlal ettiğine hükmetti.
Kuruluşlar, İmamoğlu'nun tutukluluğunun da siyasi amaç taşıyıp taşımadığının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamada, AİHM'nin Gürcistan, Azerbaycan ve Ukrayna hakkında verdiği kararlarda da ceza soruşturmalarının siyasi muhalefeti sınırlandırmak amacıyla kullanılmasını incelediği hatırlatıldı.

İmamoğlu: İki cumhurbaşkanı adayı biri Edirne'de biri Silivri'de
Yargı bağımsızlığına ilişkin eleştiriler
Üçüncü taraf görüşünde, Türkiye'de yargı bağımsızlığının zayıfladığı ve bazı alt derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına uymadığı yönündeki değerlendirmelere de yer verildi. Kuruluşlar, bu durumun muhalif siyasetçilerin iç hukukta etkili bir hukuki korumaya erişmesini güçleştirdiğini belirtti.
Uluslararası Hukukçular Komisyonu Avrupa ve Orta Asya Programı Direktörü Temur Shakirov, Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı alanında yaşanan sorunların demokratik çoğulculuğu ve serbest seçim hakkını etkilediğini söyledi.
Shakirov, AİHM'nin muhalif siyasetçilere yönelik tutuklama ve kovuşturmaları sıkı biçimde incelemesi gerektiğini ifade etti.

İmamoğlu’na yeni YouTube ve X hesabına erişim engeli talebi
Ne olmuştu?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 19 Mart 2025'te gözaltına alındı.
İmamoğlu, 23 Mart 2025'te “suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “rüşvet almak” ve “kamu ihalelerine fesat karıştırmak” gibi suçlamalarla tutuklandı. Belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
İmamoğlu, tutukluluğunun siyasi amaç taşıdığını ve temel haklarını ihlal ettiğini savunarak AİHM'ye başvurdu.
AİHM, 13 Nisan 2026'da başvuruyu Türkiye hükümetine bildirdi.
Son olarak üç insan hakları ve hukuk kuruluşu, 3 Kasım 2026'da İmamoğlu'nun başvurusuna ilişkin ortak üçüncü taraf görüşünü mahkemeye sundu.
AİHM'nin İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin esas incelemesi devam ediyor. Mahkeme henüz başvurunun sonucuna ilişkin karar vermedi.
(FY)









