Tutuklu Dr. Barış Kaya: Örgüt üyesi dedikleri halksa, ben onları tedavi ederim
Marmara 2 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan Dr. Barış Kaya, bianet’e gönderdiği mektupla, 26 Haziran’dan bu yana süren tutukluluğunu, gözaltı sürecinde karşılaştığı ağır hak ihlallerini ve mesleki faaliyetlerinin nasıl suçlama konusu yapıldığını aktardı.
Kaya, 23 Haziran Salı günü İstanbul Tabip Odası’na gittiği sırada aracının 10-15 polis tarafından kesildiğini ve zorla ifadeye götürüldüğünü söyledi.
İfade vermeye kendisinin gidebileceğini söylemesine rağmen zorla araçtan indirildiğini belirten Kaya, gözaltına alındığı anlarda şiddete uğradığını vurguladı. Polislerin kendisini zorla yere yatırıp alnını yere vurduğunu aktaran Kaya, bileklerini sıkıştıran ters kelepçe uygulaması nedeniyle ellerinde morluk, şişlik ve his kaybı meydana geldiğini, vücudunun çeşitli yerlerinde yara ve sıyrıklar oluştuğunu söyledi.
“Görevliler hakaret etti”
Mektubunda gözaltı süresince yaşananların yalnızca kendisiyle sınırlı kalmadığına dikkat çeken Dr. Kaya, beraberindeki diğer kişilerin de parmak izi verme bahanesiyle ters kelepçeli halde yerlerde sürüklendiğini, kıyafetlerinin parçalandığını ve Emir Karakum’un burnuna yumruk atılarak darp edildiğini aktardı.
Dr. Kaya ayrıca, 24 Haziran Çarşamba günü gözaltı muayenesi için götürüldükleri Cemil Taşçıoğlu (Okmeydanı) Şehir Hastanesi acil servisinde polisin bu tutumunu teşhir ettiği için görevlilerin hakaretine uğradıklarını ve duruma tepki gösteren yurttaşlara da polisin müdahale ettiğini belirtti.
“Ben bir hekimim”
Gözaltının ikinci gününde henüz 24 saatlik avukat kısıtlılığı kalkmamışken "avukat görüşü" denilerek nezarethaneden çıkarıldığını kaydeden Kaya, MİT mensubu olduğunu belirttiği bir kişi tarafından kendisine iş birliği teklif edildiğini açıkladı. "İfade Odası" önünde gerçekleşen bu görüşmeyi derhal reddederek arkasını dönüp gittiğini belirten Kaya, teklife "İşbirlikçilik teklif ediyorsunuz, işbirlikçilik şerefsizliktir" diyerek tepki gösterdiğini ve nezarethaneye dönünce durumu protesto ettiğini dile getirdi.
Soruşturma dosyasında yer alan "örgüt üyelerini tedavi etme" suçlamasına da yanıt veren Dr. Barış Kaya, mektubunda hekimlik ant ve ilkelerine bağlı kalacağını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
"Ben bir hekimim ve her hekim gibi mesleğe başlarken dil, din, ırk, siyasi görüş ayırt etmeksizin mesleki bilgimi halkın yararı için kullanacağıma ve halka zarar verecek herhangi bir girişimin ortağı olmayacağıma yemin ettim. Örgüt üyesi dedikleri, Covid pandemisinde maskeyi parayla sattıkları için kendi elimle maske dikip ücretsiz olarak dağıttığım halk ise, ben bu 'örgüt üyelerini' tedavi ederim. Örgüt üyesi dedikleri, Hataylı depremzede halk ise, taksi parası olmadığı için hastaneye gidemeyen kanser hastası ise, iş kazası denilen cinayetlerde sakat bıraktıkları işçi ise, evine ekmek götüremediği için yürümeye dermanı olmayan emekli ise, geleceksizleştirdikleri gençler ise, ben bu 'örgüt üyelerini' tedavi ederim. Mesleğimi icra ederken de kimseden icazet alacak değilim."
Gördüğü baskılara ve tutukluluğuna rağmen geri adım atmayacağını belirten Dr. Kaya, son olarak şöyle seslendi:
"Bizler, hangi koşulda olursak olalım, halkımız için çıktığımız bu yolda faşizme teslim olmayacağız. Ben adalet istiyorum, özgürlük istiyorum, hakkım olanı istiyorum. Bunu da kendi ellerimle, halkımızın dayanışması ile alacağım."
(EMK)
Yargıtay serbest bıraktı, cinsel saldırı faili koruma kararını 2. kez ihlal etti
Rojin Kabaiş soruşturması: İki kişinin gözaltına alınması talep edildi
Rize sokakları ezber yıktı: Dert dinleyen Özel, yeni dertlerin sahibi oldu
‘Ha Leylim’ soruşturması: Mabel Matiz’e yurt dışı çıkış yasağı kararı
“HAKSIZLIĞA KARŞI DURMA FİKRİ İLE AYAKTA KALIYORUZ”
Mahpus şehir plancısı Gürkan Akgün: Gitarım ve kitaplar en sadık yoldaşlarım, özgürlüğü özlüyorum