ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Freedom House, dünya genelinde internet özgürlüklerini değerlendirdiği yıllık Freedom on the Net 2026 raporunu yayımladı.
1 Haziran 2025 ile 31 Mayıs 2026 arasındaki gelişmeleri kapsayan rapor, bu yıl 38 ülkedeki internet ortamını inceledi. Freedom House’a göre küresel internet özgürlüğü üst üste 16. kez geriledi.
Değerlendirilen ülkelerin 16’sında koşullar kötüleşirken, sekizinde ise iyileşme görüldü.
Freedom House raporda ülkeleri belirli bir metodolojide 0 ile 100 arasında puanlıyor. 70-100 puan arasındaki ülkeleri “özgür”, 40-69 arasındakileri “kısmen özgür”, 0-39 arasındakileri ise “özgür değil” olarak sınıflandırıyor.
En özgür Estonya, en düşük puan İran, Çin ve Myanmar’ın
2026 değerlendirmesinde Estonya 91 puanla rapor kapsamındaki ülkeler arasında en yüksek puanı aldı. Estonya’yı Kosta Rika 86 ve Tayvan 78 puanla izledi. Freedom House, Estonya’da kullanıcıların geniş bir çevrimiçi içerik yelpazesine erişmeye devam ettiğini ve internet özgürlüğünün güçlü kaldığını belirtti.
Listenin diğer ucunda ise İran, Çin ve Myanmar 9’ar puanla yer aldı. Freedom House, İran’ın 2026’da Çin ve Myanmar’la birlikte internet özgürlüğü bakımından değerlendirdiği en baskıcı ortamlar arasına girdiğini bildirdi. İran aynı zamanda raporlama döneminde internet özgürlüğünde en büyük gerilemenin yaşandığı ülke oldu.
İran’da Şubat 2026’da başlayan ülke çapındaki internet kesintisi yaklaşık 88 gün sürdü. Freedom House bunu raporun 16 yıllık tarihinde kaydedilen en uzun ülke çapındaki internet kesintisi olarak tanımladı.
Türkiye, 31 puanda ve interneti özgür değil
Türkiye ise 100 üzerinden 31 puan aldı ve interneti özgür olmayan ülkeler kategorisinde kaldı. Toplam puanı geçen yıla göre değişmedi. Puanlaması ise şöyle oldu:
- İnternete erişimin önündeki engeller: 14/25
- İçeriğe yönelik sınırlamalar: 10/35
- Kullanıcı haklarının ihlalleri: 7/40
Rapordaki Avrupa sıralamasında Estonya haricinde Fransa ve Birleşik Krallık 75, Macaristan 69 ve Sırbistan 66 puan aldı. Böylece Türkiye, Freedom House’un bu yıl değerlendirdiği Avrupa ülkeleri içinde en düşük puana sahip ülke oldu.
Freedom House, Türkiye’de internet özgürlüğünün raporlama dönemi boyunca “ağır biçimde kısıtlı” kalmaya devam ettiğini ve çevrimiçi ifadeyi sınırlayan yasaların uygulanmayı sürdürdüğünü belirtti.
Türkiye’nin çevrimiçi ifadeyi sınırlandırmak için yasaları suiistimal ettiğini sürdürdüğünü kaydetti.
Muhalefet eylemleri sırasında sosyal medya yavaşlatıldı
Rapora göre muhalefetin düzenlediği gösteriler sırasında sosyal medya platformlarına erişim yavaşlatıldı. Yetkililer aynı dönemde internet sitelerinin engellenmesi ve çevrimiçi içeriklerin kaldırılması için çok sayıda karar verdi.
Freedom House ayrıca hükümet yanlısı dezenformasyonu yaygınlaştıran çevrimiçi ağların faaliyetlerini sürdürdüğünü, gazeteciler, aktivistler ve sosyal medya kullanıcılarının paylaşımları nedeniyle cezai soruşturma ve davalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
İçerik sınırlamaları başlığında Türkiye, olası 35 puanın yalnızca 10’unu alabildi. İçeriğin devlet tarafından engellenmesi veya filtrelenmesini ölçen alt başlıkta 6 üzerinden 1, yayıncıların veya platformların içerik kaldırmaya zorlanmasını değerlendiren başlıkta ise 4 üzerinden 0 puan verildi.
Freedom House metodolojisi; siyasi, toplumsal, kültürel ve sanatsal ifadelerin engellenmesinin yanı sıra sosyal medya platformlarının ve sansürü aşmaya yarayan VPN gibi araçların engellenmesini de içerik özgürlüğünün göstergeleri arasında değerlendiriyor.
Gazetecilere yönelik saldırılar
Türkiye, “kullanıcı haklarının ihlalleri” başlığında ise 40 üzerinden 7 puan aldı.
Bu bölüm; çevrimiçi ifade özgürlüğüne yönelik cezai yaptırımları, internet kullanıcılarının paylaşımları nedeniyle cezalandırılmasını, anonim iletişime getirilen kısıtlamaları, devlet gözetimini, kullanıcı verilerinin korunmasını ve çevrimiçi faaliyetler nedeniyle maruz kalınan tehdit veya fiziksel şiddeti değerlendiriyor.
Freedom House’un Türkiye değerlendirmesinde bu yıl dikkat çektiği değişikliklerden biri de çevrimiçi gazetecilere yönelik taciz ve fiziksel saldırılardaki artış oldu.
Kuruluş, bu başlıktaki koşulların geçen yıla kıyasla kötüleştiğini belirterek gazeteci Hakkı Sağlam’ın Ocak 2026’da Eskişehir’de fiziksel saldırıya uğramasını ve yerel yayıncı Nafiz Koca’nın Ekim 2025’te Elazığ’da vurulmasını örnek gösterdi.
Buna karşılık erişim altyapısına ilişkin değerlendirmede sınırlı bir iyileşme kaydedildi. Freedom House, Şubat 2023 depremlerinden etkilenen Türkiye’nin güneyindeki bölgelerde altyapı onarımlarının yapılması ve bağlantının büyük ölçüde yeniden sağlanması nedeniyle bu başlıktaki değerlendirmesini olumlu yönde değiştirdi.
Bu iki değişiklik birbirini dengelerken Türkiye’ye ilişkin genel değerlendirme geçen yıla kıyasla değişmedi.
15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi
Freedom House’un hem Türkiye değerlendirmesinde hem de küresel raporunda özel olarak ele aldığı konulardan biri çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yaş doğrulama düzenlemeleri oldu.
Nisan 2026’da kabul edilen düzenleme, 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı amaçlıyor. Düzenleme raporlama döneminin sonunda henüz tamamen yürürlüğe girmemişti.
Freedom House, yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmesini öngören modelin, sosyal medya hesaplarını kişilerin gerçek kimlikleriyle ilişkilendirebileceğine dikkat çekti.
Kuruluş, Türkiye’de kişilerin çevrimiçi ifadeleri nedeniyle gözaltına alınması ve hapsedilmesi vakalarının bulunduğunu belirterek, e-Devlet temelli yaş doğrulamasının ülkedeki çevrimiçi tartışmalara katılan kişiler açısından risk yaratabileceği değerlendirmesini yaptı.
Düzenleme, sosyal medya şirketlerine yaş doğrulama sistemi kurma yükümlülüğü getiriyor; yükümlülüklere uyulmaması halinde ağır para cezaları ve bant genişliğinin daraltılması gibi yaptırımlar öngörüyor.
Yaş doğrulama sistemlerine mahremiyet uyarısı
Yaş doğrulama sistemleri, Freedom on the Net 2026’nın küresel ölçekte öne çıkardığı başlıklardan da biri.
Raporda incelenen 38 ülkenin 10’unda Haziran 2026 itibarıyla sosyal medya veya pornografik olmayan diğer çevrimiçi içerikler için yaş doğrulama düzenlemeleri önerildi, kabul edildi ya da uygulanmaya başladı.
Kuruluş, yüz taraması ve resmi kimlik fotoğrafları gibi hassas kişisel verilerin kullanılabildiği yaş doğrulama yöntemlerinin mahremiyet ve güvenlik açısından yeni riskler yarattığını ve çevrimiçi anonimliği tehdit edebileceğini belirtti.
Freedom House, Türkiye örneğini de yaş doğrulama uygulamalarının baskıcı yönetimler tarafından çevrimiçi faaliyetleri kişilerin kimlikleriyle ilişkilendirmek amacıyla kullanılabileceğine ilişkin riskler kapsamında ele aldı.
İnternet özgürlüğü 16 yıldır geriliyor
Freedom House’a göre dünyada internet özgürlüğünün gerilemesi 2026’da da devam etti.
Raporda internet kesintıları, bağlantının yavaşlatılması, sosyal medya ve platform engellemeleri, VPN ve sansürü aşma araçlarına yönelik kısıtlamalar ile çevrimiçi gözetim, dijital haklara yönelik başlıca tehditler arasında sıralandı.
Kuruluş, internet servis sağlayıcılarının kendilerine iletilen internet kesme kararlarını kamuoyuna açıklamalarını ve orantısız ya da hukuka aykırı gördükleri emirleri yargıya taşımalarını önerdi. Kuruluş ayrıca sansürü aşmaya yarayan araçların ve uydu internet teknolojilerinin desteklenmesi çağrısında bulundu.
(HA)
