Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raporu taslağı parlamentonun Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) görüşmeye açıldı. AP Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor'un hazırladığı taslakta, onay vermiş olmasına karşın Türkiye'nin AB üyeliği için zorunlu 72 kriterden 6'sını 13 yıldır yerine getirmemiş olduğu vurgulandı.
Taslakta Türkiye'nin beklentileri arasında başta gelen vize muafiyetiyle ilgili bir çağrıya da yer verildi. Bu konuda atılacak adımların Türkiye'nin sorumluluğunda olduğundan hareketle metinde "AP, Türk hükümetini vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasını önleyen diğer engelleri gidermeye çağırır" ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin yerine getirmediği 6 kriter
Türkiye'nin AB üyeliğine giden yoldatüm üyelerin yerine getirmesi gereken ve Türkiye'nin de taahhüt ettiği 72 kriterden 6'sını 13 yıldır yerine getirmiyor.
Türkiye ve Avrupa Birliği arasında 16 Aralık 2013'te imzalanan "Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni"ne göre, vize serbestisi için başlangıçta belirlenen 72 kriterin tamamının gerçekleştirilmesi gerekirken kalan son 6 kriter her iki taraf için de "kırmızı çizgi" haline gelmiş durumda .
Vize muafiyeti için karşılanmayan kriterler hangileri?
Türkiye'nin vize muafiyeti için karşılaması gereken 72 kriterden henüz yerine getirmediği son altı kriter şunlar:
▶ Terörle mücadele yasasında değişiklik
▶ AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması
▶ Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması
▶ Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
▶ Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi
▶ Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması.
Üyelik süreci: Söz yerine eylem beklentisi
AFET görüşmelerinde ele alınan taslakta "AP, Türk hükümetini, söylemlerden eyleme geçmeye ve hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler alanlarında süregelen eksiklikleri gidermeye davet e[tti]".
Türkiye raportörü Sanchez Amor, oturumda, "Meslektaşlarıma ülkenin katılım sürecinde ilerlediğini söylemek isterdim, ancak durum öyle değil" dedi.
Metinde, "Türkiye'de hukukun üstünlüğü alanındaki erozyon karşısında diğer AB kurumlarının ve birçok AB üye devletinin sessiz kalmasından [duyulan] derin endişe[ye]" de yer verildi.
Bu bağlamda, AB kurumlarına ve üye ülkelere, "Türkiye'deki demokratik gerilemeye karşı seslerini yükseltme" çağrısı yapıldı.
Sanchez Amor, AB Komisyonu'nun ve AB Konseyi'nin sessiz kalarak AB'nin imajına büyük ölçüde zarar verdiğini savunarak, "Türkiye'deki Avrupa ve demokrasi yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz" diye konuştu.
Üyelik sürecinden çok stratejik ittifaka vurgu
Türkiye'nin ve AB'nin 2018'den bu yana fiilen üyelik görüşmelerini askıya almış durumda.
Türkiye Raporu taslağı da üyelikten çok,Türkiye'nin stratejik önemi ve karşılıklı stratejik çıkar alanlarında yapıcı diyaloğun sürdürülmesinin ve işbirliğinin derinleştirilmesi üzerinde yoğunlaşıyor.
AP, Türkiye'yle ilişkilerde "daha yakın, daha dinamik ve stratejik bir ortaklık için çalışmaya devam"ı dillendiriyor.
Gümrük Birliğinin güncellenmesi
Halen Türkiye ve AB arasındaki en dinamik alan gümrük birliğinin güncellenmesi. AB güncellemeyi önemsiyor. Bu durum rapor taslağına da yansıyor. Ancak AP, bu sürecin de insan hakları ve temel özgürlükler, uluslararası hukuka saygı ve iyi komşuluk ilişkilerine çıpalanmasını vurguluyor.
Hukukun üstünlüğünde erozyon
Rapor, Gümnrük Birliği'nin güncellenmesi açısından merkezi öneme sahip konularda ilerlemenin değil gerilemenin izlerini sürüyor.
Yargının bağımsızlığı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına uyulmaması, Ekrem İmamoğlu ve muhalefet üyelerinin tutuklanması raporda yoğun olarak işleniyor.
"Gazetecilere ve bağımsız medyaya yönelik devam eden kovuşturma, sansür ve taciz", kadınlara yönelik şiddet, LGBTİ+ bireylerin temel haklarının korunmasındaki eksikler eleştirilerin odağında.
Kıbrıs sorununda Ankara "iki devletli çözüm"e yönelirken AB iki toplumlu, iki bölgeli federasyona dayalı çözüme desteğini vurguluyor.
Çözüme onay
Raporda olumlu gelişmeler arasında "Terörsüz Türkiye" süreci anılıyor ve AB'nin desteği yineleniyor. Öte yandan makroekonomik istikrar ve reforma yönelik Orta Vadeli Program'dan duyulan memnuniyet açıkça ifade ediliyor.
Türkiye'nin 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapması ve Yunanistan'la diyaloğun sürmesi de memnuniyet ifade edilen diğer konular arasında.
Rapor Komisyondan geçtikten sonra nihai şeklini alacağı Genel Kurula gönderilecek.
(AEK)

