Norveç Nobel Komitesinin Barış Ödülü'nü Navi (Navathem) Pillay'a verdiğini açıklamasından birkaç saat sonra ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Pillay'ın 2003-2008 arasında yargıcı olduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) kapsamlı yaptırımlar açıkladı.

2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı hukukçu Navanethem Pillay'a verildi
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'ın mahkemeyle yapılacak mali işlemleri yasaklayacağını ve böylece kurumun faaliyetlerini sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu kaynaklara erişimini engelleyeceğini duyurdu.
Rubio, yaptırım kararını açıklarken, “Başkan Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Amerikalıları yargılamasına asla izin vermeyecek” dedi.
Washington'ın yaptırımları, mahkemeye hizmet sağlayan bankaları, teknoloji şirketlerini ve diğer kuruluşları da etkileyebilir.
ABD yönetimi, yaptırımların gerekçesi olarak UCM'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkındaki tutuklama kararını ve Amerikan askerlerinin Afganistan'daki eylemlerine ilişkin geçmiş soruşturmaları gösterdi.
Trump'ın yaptırımları neleri kapsıyor?
▶︎ Mali işlemler: UCM'nin ABD finans sistemiyle işlemleri kısıtlanıyor. ABD bağlantılı mal varlıkları ve mali kaynakları bloke edilebiliyor.
▶︎ Dolar kullanımı: Mahkemenin dolar üzerinden ödeme yapması ve uluslararası bankacılık hizmetlerinden yararlanması ciddi biçimde zorlaşabilir.
▶︎ Teknoloji hizmetleri: Amerikan yazılım ve teknoloji şirketlerinin UCM'ye hizmet sağlaması yaptırımların kapsamına giriyor.
▶︎ Sigorta ve diğer hizmetler: Amerikan şirketlerinin mahkemeyle ticari ilişkilerini sürdürmesi kısıtlanıyor.
▶︎ Üçüncü taraflar: Mahkemeyle çalışan şirketler de ABD yaptırımlarına maruz kalma riskiyle karşı karşıya.
Nobel Komitesi: "Hukuk kurumları saldırı altında"
Norveç Nobel Komitesi, "Barış Ödülü"nü 85 yaşındaki Güney Afrikalı hukukçu Pillay'a, barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine katkıları nedeniyle verdiğini açıkladı.
Komite, uluslararası hukuk sisteminin ağır baskı altında olduğunu belirterek, güç siyasetinin hukukun önüne geçtiği koşullarda barışın korunamayacağını vurguladı.
Açıklamada uluslararası mahkemelerin siyasi saldırılara uğraması ve yargıçların yaptırımlarla hedef alınması özellikle eleştirildi.
Pillay, apartheid döneminde aralarında Nelson Mandela'nın da bulunduğu siyasi tutukluların savunmasında rol almış; Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde cinsel şiddetin soykırım suçu kapsamında değerlendirilmesinde etkili olmuştu. Daha sonra UCM yargıçlığı ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevlerinde bulundu.
2021-2025 arasında başkanlık ettiği BM soruşturma komisyonu, Eylül 2025'te İsrail'in Gazze'de soykırım suçunu işlediği sonucuna vardı. İsrail hükümeti bu bulguları reddetti.
İsrail'den Villay'ın ödüllendirilmesine tepki
İsrail'in BM Cenevre Temsilcisi Daniel Meron, Nobel kararını kınayarak Pillay'ı İsrail karşıtı önyargıyla suçladı.
Pillay ise ödülünü uluslararası suçlardan sağ kurtulanlara ve adalet için mücadele edenlere adadı.
Ödül haberini Nürnberg'de alan Pillay, Trump'a gönderme yaptı. Alkışlar uzun sürünce alkışlayanlara, “Biraz daha alkışlarsanız belki ödülü Trump'la paylaşırım” dedi.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ödülü insan hakları ve hesap verebilirlik mücadelesinin bir ortak kazanımı olarak değerlendirdi. Uluslararası Ceza Mahkemesi Başkanı Tomoko Akane de kararın uluslararası hukuk düzeninin karşı karşıya bulunduğu güçlükler nedeniyle özel önem taşıdığını belirtti.
Alınan ve alınacak ödüller
Nobel haftasında verilecek altı ödülden beşi, aralarında Villay'ın da olduğu sahiplerini buldu. Pazartesi günü Ekonomi Ödülü'nün açıklanmasıyla 2026 Nobel Ödülleri'nin tamamı dağıtılmış olacak.
Tıp Nobel'i: Beyindeki sinir hücrelerinin ışıkla kontrolüne
2026 Nobel Tıp veya Fizyoloji Ödülü, 5 Ekim'de Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel arasında paylaştırıldı.
Üç bilim insanı, sinir hücrelerinin ışık yardımıyla etkinleştirilmesini veya susturulmasını sağlayan optogenetik yöntemin geliştirilmesine katkıları nedeniyle ödüllendirildi.
Araştırmanın temeli, bazı alglerde bulunan ışığa duyarlı proteinlerin keşfine dayanıyor. Bu proteinlerin sinir hücrelerine yerleştirilmesi, bilim insanlarının beyindeki belirli hücre gruplarının faaliyetlerini ışıkla kontrol etmesini sağladı.
Optogenetik, hafıza, davranış ve duyguların beyindeki karşılıklarının araştırılmasında yeni olanaklar yarattı. Epilepsi, demans ve bazı görme kayıplarının tedavisine yönelik araştırmalarda da kullanılıyor.
Ancak ödül, bilimsel emeğin paylaşılması tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Yöntemin geliştirilmesinde önemli katkıları bulunan Ed Boyden'in ödül dışında kalması eleştirilere yol açtı. Fakat Nobel kuralları, bir ödülün en fazla üç kişi arasında paylaşılmasına izin veriyor.
Fizik Nobel'i: Evrenin görünmeyen habercileri
6 Ekim'de açıklanan Fizik Nobel'i, Belçika kökenli Amerikalı fizikçi Francis Halzen'in oldu.
Halzen, Antarktika'daki IceCube Nötrino Gözlemevi'nin kurulmasına öncülük etmesi ve uzay kaynaklı yüksek enerjili nötrinoların keşfine katkıları nedeniyle ödüllendirildi.
Nötrinolar, elektrik yükü taşımayan ve maddeyle çok seyrek etkileşime giren atomaltı parçacıklar; dünyanın içinden bile neredeyse hiçbir engelle karşılaşmadan geçebiliyorlar.
IceCube, Güney Kutbu'ndaki yaklaşık bir kilometreküplük buz kütlesine yerleştirilmiş binlerce algılayıcıyla bu parçacıkların izlerini tespit ediyor.
Bu yöntemle, kara delikler ve patlayan yıldızlar gibi evrenin en yüksek enerjili olaylarının incelenmesine yeni bir gözlem kanalı açıldı.
Halzen, ödülün yalnızca kendi başarısı olmadığını vurguladı. IceCube, yüzlerce araştırmacının katıldığı uluslararası bir bilimsel işbirliğiyle geliştirildi.
Kimya Nobel'i: Moleküllerin sağını solunu ayırmak
7 Ekim'de açıklanan Kimya Nobel'i, Fransa'dan Henri B. Kagan ve Japonya'dan Kensō Soai'ye verildi.
İki bilim insanı, aynı atomlardan oluşmalarına rağmen üç boyutlu yapıları birbirlerinin aynadaki görüntüsü olan moleküllerin istendikleri biçimde üretilmesini sağlayan yöntemlere katkıları nedeniyle ödüllendirildi. Bu gelişme, özellikle ilaçların etkili ve güvenli biçimde üretilmesi açısından önem taşıyor.
Kagan ve Soai'nin çalışmaları, ilaç kimyasında daha seçici üretim yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağladı. Araştırmaları, yaşamın moleküler düzeyde neden belirli yönelimleri seçtiği sorusuna da ışık tutuyor.
Ödül, kimya çevrelerinde genel olarak olumlu karşılandı.
Edebiyat Nobel'i: Antikçağ ile günümüz arasında Anne Carson
İsveç Akademisi, 8 Ekim'de 2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nü Kanadalı şair, denemeci ve çevirmen Anne Carson'a verdi.
Akademi, ödülün gerekçesi olarak Carson'ın klasik edebiyat geleneğiyle yaratıcı bir ilişki kurarak çağdaş edebiyat için yeni biçimler geliştirmesini açıkladı.
76 yaşındaki Carson, şiir, düzyazı, tiyatro ve çeviri arasındaki geleneksel sınırları aşan eserleriyle tanınıyor.
Carson'ın başlıca eserleri arasında Kırmızının Otobiyografisi, Acı Tatlı Eros ve Gece bulunuyor. Yazarın Kırmızının Otobiyografisi ve Kocanın Güzelliği adlı eserleri Aslı Biçen'in çevirisiyle Metis Yayınları tarafından Türkçede yayımlandı.
Antik Yunan edebiyatını çağdaş insan ilişkileri, aşk, kayıp ve hafıza temalarıyla birleştiren Carson'ın ödüllendirilmesi edebiyat çevrelerinde olumlu karşılandı.
Ödül haberini İzlanda'da alan Carson, şaşkınlığını esprili bir yanıtla dile getirdi: “Sanırım hepsi delirmiş.”
Nobel haftasında son ödül pazartesi
2026 Nobel Haftası'nda 12 Ekim Pazartesi günü Ekonomi Bilimleri Ödülü verilecek.
Tıp, fizik ve kimya ödülleri, araştırma yöntemlerini değiştiren ve yeni bilimsel alanlar açan keşiflere verildi. Edebiyat ödülü, yerleşik anlatı biçimlerini dönüştüren bir yazarı onurlandırdı.
Barış Ödülü ise uluslararası hukuk kurumlarının siyasi ve ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, bu kurumların geliştirilmesine yaşamını adamış bir hukukçuya verildi.
"Alfred Nobel Anısına İsveç Merkez Bankası Ekonomi Bilimleri Ödülü"nün sahibini İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, Stockholm'de, Orta Avrupa yaz saatiyle 11.45'ten itibaren açıklayacak.
(AEK)




