Fransız yönetmen, senarist, besteci, oyuncu ve yapımcı.
Asıl adı Michel Boualem Dahmani. 2008’de İstanbul’da Roll dergisine verdiği söyleşide, “Gatlif” soyadını çocukluğunda Cezayir’de geceleri banklarında uyuduğu bir parkın adından aldığını anlattı.

Yönetmen Tony Gatlif 77 yaşında hayatını kaybetti
Roman kültürü, göç ve müzik
Yaklaşık 50 yıllık sinema kariyeri boyunca Romanların yaşamlarını, göçü, sürgünü, aidiyeti ve sınırları filmlerinin başlıca konuları hâline getirdi. Müziği ise yalnızca filmlere eşlik eden bir unsur olarak değil, anlatının ve karakterlerin dünyasının temel parçalarından biri olarak kullandı.
Roman müziğinden flamenkoya, rebétikodan Arap müziğine uzanan farklı müzik geleneklerini sinemasına taşıdı. Yolculuk, yer değiştirme ve farklı kültürlerin karşılaşması da filmlerinde tekrar tekrar ele aldığı temalar arasında yer aldı.

YÖNETMEN İZMİRLİ İZLEYİCİLERLE BULUŞTU
Tony Gatlif: Dijital platformlar tektipleşmeye doğru gidiyor
Les Princes (1982), Latcho Drom (1993), Gadjo Dilo (1997), Vengo (2000), Exils (2004), Transylvania (2006), Liberté (2010) ve Djam (2017) öne çıkan filmleri arasında yer aldı.
1982 tarihli Les Princes, Roman bir ailenin yaşamına odaklandı. Latcho Drom, Romanların Hindistan’dan İspanya’ya uzanan göç güzergâhını müzik ve dans üzerinden izledi ve 1993’te Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü’nü aldı. Gadjo Dilo ise Romanya’ya giden genç bir Fransız ile karşılaştığı Roman topluluğunun hikâyesini anlattı.
Vengo’da flamenko, Djam’da ise Türkiye ve Yunanistan arasındaki rebétiko kültürü anlatının temel unsurları arasındaydı. Djam’ın bir bölümü İstanbul’da geçiyordu.

Exils ile Cannes ödülü
2004 yapımı Exils ile Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldı.
Romain Duris ve Lubna Azabal’ın başrollerini paylaştığı film, Fransa’da yaşayan Zano ve Naïma’nın ailelerinin geçmişinin izini sürmek üzere İspanya üzerinden Cezayir’e doğru çıktıkları yolculuğu konu aldı. Filmin senaryosunu yazdı, müziklerini Delphine Mantoulet ile birlikte hazırladı.

Sulukule ziyaretleri
İstanbul ve Sulukule’yle ilişkisi 1990’lara uzanıyordu.
2008’de Roll dergisine verdiği söyleşide, Latcho Drom için mekân ve görüntü ararken 1990’da Sulukule’ye geldiğini ve mahallede yaklaşık 15 gün kaldığını anlattı. Burada çektiği görüntülerin bir bölümünü Latcho Drom’da kullandı.
2008’de 27. İstanbul Film Festivali kapsamında yeniden İstanbul’a geldi. Avrupa Konseyi’nin insan hakları temalı filmlere verdiği FACE Ödülü’nün jürisinde Abderrahmane Sissako, Nurdan Arca, Philippe Boillat ve Jan Vandierendonck ile birlikte yer aldı.
Bu ziyaretinde kentsel dönüşüm ve yıkım tartışmalarının sürdüğü Sulukule’ye de gitti. Roll’a verdiği söyleşide mahallenin geçmişteki hâliyle dönüşüm sürecindeki durumunu karşılaştırdı.

Sokaklardan tiyatro ve sinemaya
10 Eylül 1948’de Cezayir’in başkenti Cezayir’de doğdu. Babası Cezayir’in Kabiliye bölgesinde yaşayan Berberi (Amazigh) halkındandı, annesi ise Endülüs kökenli Romandı. Çocukluğunu, 14 çocuklu bir ailede ve yoksulluk içinde geçirdi.
Çocukluk yıllarında Cezayir’de sinemayla okulda tanıştı.
Cannes Film Festivali’nde yer alan biyografisine göre öğretmeni, okula aldığı 16 milimetrelik projektörle Jean Vigo, John Ford ve Charlie Chaplin gibi yönetmenlerin filmlerini gösteriyordu.
1960’ların başında Cezayir’den Fransa’ya gitti. Bir süre sokakta yaşadı ve ıslahevine gönderildi.
1966’da tiyatro oyuncusu Michel Simon’ı sahnede izledikten sonra kulisine gitti. Simon’ın menajerine yazdığı tavsiye mektubu, tiyatroya ve ardından sinemaya yönelmesinde etkili oldu. Önce oyunculuk yaptı, daha sonra kendi senaryolarını yazmaya başladı.
1975’te ilk uzun metrajı La Tête en ruines’i çekti. Sonraki yaklaşık 50 yıl boyunca yönetmenliğin yanı sıra senarist, yapımcı ve film müziği bestecisi olarak çalıştı.

Son filmi Ange
Son uzun metrajı Ange, 2025’te Cannes Film Festivali’nin Cinéma de la Plage bölümünde dünya prömiyerini yaptı.
Arthur H, Suzanne Aubert, Mathieu Amalric ve Maria de Medeiros’un rol aldığı film, müzisyen Ange’ın eski bir arkadaşıyla barışmak üzere çıktığı yolculuğu anlatıyordu. Filmin hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlendi.
Ailesi, yönetmenin ölümünü 4 Eylül 2026 tarihinde AFP’ye yaptığı açıklamayla duyurdu. Ailenin verdiği bilgiye göre, 2 Eylül’de Fransa’nın güneyindeki Arles kentinde tarihi bir film projesi üzerinde çalışırken yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybetti.

Ödülleri
Uluslararası festivallerde çok sayıda ödül aldı. Latcho Drom, 1993’te Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde ödüle değer görüldü. Gadjo Dilo ise 1997’de Locarno Film Festivali’nde Gümüş Leopar’ın da aralarında bulunduğu çeşitli ödüller kazandı.
Besteci kimliğiyle de ödüllendirildi. Gadjo Dilo’nun müzikleriyle 1999’da En İyi Film Müziği César Ödülü’nü aldı. 2001’de Vengo için hazırlanan müziklerle Seihk Ahmad Al Tuni, La Caita ve Tomatito ile birlikte aynı dalda ikinci César’ını kazandı. César Akademisi kayıtlarına göre toplam beş kez aday gösterildi ve iki kez ödül aldı.
2004’te Exils ile Cannes Film Festivali’nin En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldı. Film, festivalin ana yarışmasında gösterilmişti.
Liberté, 2009’da Montreal Dünya Filmleri Festivali’nde Büyük Amerika Ödülü’nü (Grand Prix des Amériques) kazandı. Sinemasının bütünü de sonraki yıllarda çeşitli onur ödülleriyle değerlendirildi. 2011’de insanlık ve toplumsal bağlılık temalarını sinemasına taşıması nedeniyle Henri-Langlois Ödülü’ne, 2016’da ise San Sebastián İnsan Hakları Film Festivali Ödülü’ne değer görüldü.

Filmografisi
La Tête en ruines (1975), La Terre au ventre (1978), Canta Gitano (1981, kısa film), Corre Gitano (1982), Les Princes (1982), Rue du départ (1985), Pleure pas my love (1988), Gaspard et Robinson (1990), Latcho Drom (1993), Mondo (1994), Gadjo Dilo (1997), Je suis né d'une cigogne (1998), Vengo (2000), Swing (2002), Exils (2004), Transylvania (2006), Liberté (2010), Indignados (2012), Geronimo (2014), Djam (2017), Tom Medina (2021), Ange (2025).
Kaynaklar: AFP, Cannes Film Festivali, Académie des César, Unifrance, İstanbul Kültür Sanat Vakfı.
(VC)


