Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi
Barrack’ın aktardığına göre İsrail, saldırıdan yaklaşık altı gün önce Washington’a Türkiye’nin hedef alınan üsse asker ya da askeri ekipman sevk etmeye hazırlandığına ilişkin istihbarat bulunduğunu iletti.
İsrail'in 'Ebu Zuhur' saldırısı ne anlama geliyor?
Ancak Barrack'ın anlattığına göre ABD, kendi istihbarat kaynakları üzerinden yaptığı kontrollerde bölgede böyle bir Türk askeri hareketliliğine rastlamadı.
Üç ayrı ihtimal
PBS NewsHour ve Mario Nawfal’a verdiği röportajda Barrack, krizin en tehlikeli tarafı, İsrail’in Türkiye’ye önceden haber vermeden saldırıyı gerçekleştirmesi ve İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına yaklaşık 80 kilometre kadar yaklaşmasıydı.
Barrack, İsrail’in elindeki istihbaratın neye dayanmış olabileceğine ilişkin üç ayrı ihtimal üzerinde durdu.
İlk senaryo, Türkiye’ye ait askerlerin veya askeri unsurların bölgede bulunduğuna yönelik bilgiydi. Ancak Barrack, ABD’nin yaptığı incelemelerin bunu doğrulamadığını söyledi. İkinci olasılık, İsrail’in saldırının hemen öncesinde diğer ülkelerin fark etmediği ani bir askeri hareketlilik tespit etmiş olmasıydı.
Barrack’ın daha güçlü bulduğu üçüncü ihtimal ise Türkiye’nin ilerleyen dönemde bölgede askeri eğitim faaliyetlerini genişletmesine ilişkin bazı görüşmelerin İsrail istihbaratının radarına girmiş olmasıydı.
"Arkadaşlar daha iyi bir yol var"
Barrack, Türkiye’nin İsrail uçaklarını tespit ettiğini ve Ankara’da savaş uçaklarının havalandırılmasının değerlendirildiğini söyledi.
“Türk ordusu bu jetlerin sınırlarına doğru geldiğini görüyorlar ve amacı, yönü ya da niyeti nedir bilmiyorlarsa, ‘Kendi jetlerimizi havalandırmak zorunda kalacağız’ demeye başlıyorlar. Şükür ki daha sakin kafalar o günün kritik anına hâkim oldu ve meseleyi çözdük. Ama çoğumuz için hayatımızın tamamının gözümüzün önünden geçtiği anlardan biriydi. ‘Arkadaşlar, daha iyi bir yol olmalı’ dedirten.”
“Türkiye benzer koşullarda bir Rus jetini düşürmüştü”
Barrack, “Hatırlarsanız, Türkler benzer koşullar altında bir Rus jetini düşürmüştü, değil mi? Bildirim yapılmadan, bir anlaşma olmadan sınırda jetler konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyun.”
"Diplomatik temas devam ediyordu"
Barrack’ın anlattıklarına göre saldırı öncesinde diplomatik temaslar devam ediyordu. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Mossad’ın yeni başkanı arasında yaklaşık iki saat süren bir görüşme yapıldığını belirten Barrack, bu görüşmede taraflar arasındaki sorunların ayrıntılı biçimde ele alındığını söyledi.
Barrack’a göre krizin en tehlikeli aşaması, İsrail’in saldırı öncesinde Washington’a da Ankara’ya da bilgi vermemesiyle başladı. Tarafların iletişim kanalları üzerinden sorunun kontrol altına alındığını düşündüğü sırada İsrail, pistleri vurma kararı aldı.
Ne olmuştu?
İsrail savaş uçakları, 18 Ağustos sabahı Suriye’nin kuzeybatısında, İdlib’in doğu kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı.
Suriye devlet televizyonunun askerî bir kaynağa dayandırdığı bilgilere göre üssün pisti ve depoları sekiz hava saldırısıyla vuruldu. Yerel ve askerî kaynaklar can kaybı bildirmezken tesiste maddi hasar meydana geldi.
İsrail Başbakanlık Ofisi, Şam yönetimiyle güvenlik alanında “statükonun korunması” konusunda daha önce bir mutabakata varıldığını ileri sürdü. Ancak Suriye yönetimini, Türkiye’nin Halep çevresindeki bir hava üssüne konuşlanmasına izin vererek bu düzenlemeyi bozmanın eşiğine gelmekle suçladı.
Londra merkezli Arapça yayın yapan El-Arabi el-Cedid, sahadaki kaynaklarına dayanarak saldırıdan önceki gün Türkiyeli bir askerî heyetin Ebu Zuhur’u ziyaret ettiğini aktardı.
Habere göre heyet, pistin yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik ilk çalışmaları inceledi. Kaynaklar, çalışmaların henüz başlangıç aşamasında olduğunu, üs içinde bazı haberleşme araçlarının bulunduğunu ve bölgede Bayraktar tipi bir keşif İHA’sının uçtuğunu öne sürdü. Heyetin bölgeden ayrılmasının ardından İsrail’e ait bir keşif uçağının üs çevresinde uçtuğu, saldırının ise birkaç saat sonra gerçekleştiği belirtildi.
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de benzer bir iddiayı dile getirdi.
Buna karşılık ABD merkezli Axios’a konuşan bir Türkiyeli yetkili, Ebu Zuhur’da Türkiye’ye ait askerî varlık bulunduğu iddiasını reddetti.
Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur’a yönelik hava saldırılarını “güçlü şekilde” kınadı. Bakanlık, saldırıları Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik ihlallerin devamı olarak nitelendirdi.
Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre doğusunda bulunan Ebu Zuhur, uzun süredir faal bir askerî havaalanı olarak kullanılmıyordu. Ancak Hama ve Halep vilayetleri arasındaki geçiş güzergâhında yer alması ve Suriye çölüne yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor.
(FY)