"Colombia in My Arms" başlıklı belgeselin yönetmenleri Jenni Kivistö ve Jussi Eastas. 91 dakikalık film dünyanın muhtelif festivallerinde ödüller almış.
Sert kutuplara ayrılmış bir dünyada insanlar barış için ortak bir zemin bulabilirler mi? Ünlü barış anlaşması Kolombiya'yı kaosa sürükler.
FARC gerillası Ernesto, aşırı yoksul koka çiftçileri, gizemli bir aristokrat ve tutkulu bir sağ siyasetçi daha iyi bir Kolombiya yolunda birbirlerine ters düşen hayallerine ulaşmak için ahlaki sınırlarını zorlayarak mücadele ederler.
Eğer "yanlış" olanı yapmak tek mümkün mücadele yolu olarak kolaylıkla gerekçelendirilebiliyorsa, eşitliğin olmadığı bir ülkede çok kırılgan bir barışa ne olur?
"Maids for Sale" başlıklı belgeselin yönetmeni Jess Kelly. 51 dakikalık film dünyanın birçok ülkesinde genel gösterime girmiş.
Google, Apple ve Facebook-sahipliğinde Instagram, Körfez'de ev hizmetlileri alıp satmak için kullanılan uygulamaları bünyesinde bulundurarak ve onaylayarak yasa dışı çevrimiçi bir köle pazarını olanaklı kılıyor.
BBC Arapça'nın gizli araştırması, aralarında bir çocuğu satılığa çıkaran bir kadının da bulunduğu Kuveyt'teki uygulama kullanıcılarının, modern kölelikle ilgili yerel ve uluslararası yasaları çiğnediklerini ortaya çıkarıyor.
Fatou'nun Kuveyt'te bulunuşu, kurtuluşu ve Batı Afrika'ya, Gine'deki evine yolculuğu Silikon Vadisi'nin çevrimiçi köle pazarı içindeki bu güçlü ve şok edici soruşturmanın kalbinde yer alıyor.
"Police Killing" başlıklı belgeselin yönetmenleri Natasha Neri ve Lula Carvalho. 105 dakikalık film IDFA'nın programında da yer almıştı.
Türkçe adı "Polis Öldürüyor" olan yapım Rio de Janeiro'da görev başındaki polis memurları tarafından işlenen ve başlangıçta meşru müdafaa olarak değerlendirilen cinayetler üzerine bir belgesel. Ölen kişiler uyuşturucu satıcısı olmakla ve polise ateş etmekle suçlanırlar.
Ne var ki memurların beyanı, videoların ortaya çıkması ve oğullarının masum olduğunu kanıtlamaya çalışan annelerin mücadelesi ile karşı karşıya gelir.
Film, mahkeme kayıtlarındaki anlatımların çatışmasını, polis soruşturmalarının perde arkasını ve polis operasyonları sırasındaki yüksek cinayet oranlarını araştırmak üzere kurulan Parlamento Tahkikat Komitesi'ni resmediyor.
"Rebellion: On the Frontline of Hong Kong's Uprising" başlıklı belgeselin yönetmeni Sophie McNeill. 50 dakikalık film Çin'in Hong Kong'a has ayrıcalıklarından kentlileri men etmeye girişmesine karşı süren protestolara odaklanıyor.
Hong Kong'daki 'tek ülke iki sistem' politikası yavaş yavaş aşınırken, bölge vatandaşları arasındaki hınç istikrarlı olarak büyüyor. Mart 2019'da suçluların iadesi yasasına karşı bir dizi ani protesto şeklinde başlayan şey herhangi bir yatışma işareti vermeyen tam teşekküllü bir halk ayaklanmasına dönüştü.
ABC Four Corners, büyüyen gerilim ve şiddetin olağandışı kamera görüntülerini yakalayarak, eylemin cephe hattından bildiriyor.
"Biz Hong Kongluyuz. Anakaralı değiliz. Çin Komünist Partisi ülkemizin veya şehrimizin yönetimini ele geçirmeye çalışırken, onlara her şeyimizle karşı duracağız. Hayatımız da dahil" diyor bir protestocu.
On dört hafta önce, protestocular şüphelilerin anakara Çin'e sınırdışı edilmesine izin veren suçluların iadesi yasasına karşı seslerini yükselttiler.
"Daha ziyade özgürlüğümüzü kaybetmekten korkuyorum. Bu yüzden, Çin'e karşı özgürlüğümüzü kaybetmekle karşılaştırıldığında, tutuklanmak o kadar da korkutucu değil" diyor Tom isimli bir protestocu.
Temmuz'da protestocular Hong Kong parlamentosunu işgal ettiler, hareket için bir dönüm noktasıydı bu.
"Sprey boyayla parlamento binasına Çince yazılanlar şöyleydi: 'Bize barışçıl eylemlerin etkili olmadığını öğrettiniz. Ve pek çok insanın buna inandığını düşünüyorum" diyor yazar ve gazeteci Louisa Lim.
"Sıddık and The Panther" başlıklı belgeselin yönetmeni Reber Dosky. 82 dakikalık film IDFA'dan ödüllü.
Pers leoparı, Kuzey Irak Kürt Bölgesi'nin sarp dağlık tabiatında yaşamaktadır. En azından, Sıddık yaşadığına inanmaktadır. Tepelerde, bu kedi türüne dair bir iz peşinde dürbünü ve asasıyla gezinmektedir. 25 yıldır nafile biçimde araştırmaktadır.
Burada bir leopar bulması halinde, tüm arazi doğal koruma alanı olarak sınıflandırılacaktır. Sıddık, bunun bölgeyi bezdiren bombalama ve cinayetlere de bir son vereceğini ummaktadır.Dış seste, Sıddık, evine düşmanca saldırıları ve bir çocuk olarak köyünden nasıl kaçmak zorunda kaldığını anlatmaktadır.
Yol boyunca ortak bir belleği paylaştığı avcılar, kaçak avcılar ve gezginlerle karşılaşır. Avrupa'ya gitmek isteyen kendisinden genç bir adamla ettiği sohbet, herkesin Sıddık kadar köklerine bağlı olmadığını göstererek ilginç bir görüş farklılığını ortaya çıkarır.
Yaban hayatın atmosferik çekimleri Sıddık'ın bölge sevgisini canlı olarak yansıtıyor. Sebat ve barışçıl yurtseverliğe dair güzel ve ilham verici bir görsel methiye.
"The Blessing" başlıklı belgeselin yönetmeni Hunter Baker ve Jordan Fein. 74 dakikalık film dünyanın birçok festivaline katılıp ödüller almış.
Bir Navajo kömür madencisi olan Lawrence, kendi kabilesinin kutsal saydığı dağın Amerika'daki en büyük kömür üreticisi tarafından kalıcı olarak tahrip edilmesindeki payıyla baş etmeye çalışırken, bir yandan da pek konuşkan olmayan kızını tek başına yetiştirmektedir.
"Kutsanma", Emmy ödüllü film yapım ekibi Hunter Robert Baker ve Jordan Fein'in birlikte yönettiği bir uzun-metrajlı belgesel film.
Uluslararası Belgesel Birliği'nin desteğiyle yapılan filmin çekildiği beş yıl boyunca film yapımcıları, karakterlerin yaşamlarındaki en derin kişisel ve önemli anlardan bazıları için bir Navajo ailesine katılmıştır.
Hikâye Lawrence'ı, hayatını tehdit eden bir yaraya katlanırken ve ailesi için yaptığı derin ruhani fedakarlığa göğüs gererken gösterir.
Genç bir Navajo kadını olan kızı Caitlin, bir yandan erkek futbol takımında oynar ve mezuniyet kraliçesi olurken içsel kimliğini keşfeder ve geleneklerine bağlı babasının beklentilerini yönetir.
Her şeyden önce bir karakter filmi olan Kutsanma, toplum ve çevre sorunlarına dair şiirsel bir hikâye üzerinden Navajo ulusunun kabul arayışını ortaya koyuyor.
"Trust Who" başlıklı belgeselin yönetmeni Lilian Franck ve Thomas Schlottmann. 85 dakikalık film dünyanın muhtelif ülkelerinde genel gösterime girmişti.
Domuz gribi "pandemisi" ilaç şirketleri tarafından mı yaratılmıştı? Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tütün lobicilerine neden maaş bağlıyor?
Fukushima nükleer felaketinin serpintileri önemsiz mi gösteriliyor? DSÖ, bu endüstrilerin çıkarlarını korumak için on yıllardır açıkça onlarla birlikte hareket ediyor.
Lilian Franck DSÖ'den üst düzey yetkililerle, eski DSÖ çalışanlarıyla ve bakanlarla yaptığı mülakatlar aracılığıyla bu kadar büyük ölçekli bir yolsuzluğun kontrol edilmeden bu kadar uzun süre nasıl devam edebildiğini araştırıyor ve özel aktörler tarafından fonlanan bir kamu politikası örgütüne sahip olmanın etkilerini açığa çıkarıyor.
WHO, DSÖ'nün İngilizce kısaltması, ayrıca İngilizce "kim" anlamına geliyor. Filmin adında hem "DSÖ'ye güven" hem de "kime güvenilecek?" anlamına gelecek biçimde bir söz oyunu bulunuyor.
"Ultras of Egypt"in yönetmeni Frederick Mansell ile Laurens Samson. 55 dakikalık film internet üzerinden dünyanın çeşitli ülkelerinde gösterime çıkmıştı.
Futbol taraftarları demokrasi yanlısı protestolara destek verdiklerinde kayda değer bir güç olabilirler.
Mısır'ın Arap Baharı sırasında rakip futbol taraftarları kabiliyetlerini sivil protestolara uygulayarak tek bir zorlayıcı harekette birleştiler. Ve bugün onlar kaçarken, otoriteler intikam peşindeler.
Az kişinin erişebildiği bu belgesel, Arap Baharı'nın görülmeyen bir manzarasını ve bunun Mısır'ın en tutkulu spor taraftarları için kaçınılmaz sonuçlarını sunuyor.
"Yasuni Man" başlıklı belgeselin yönetmeni Ryan Killackey. Film 90 dakikalık bir eser.
Yasuni Man Ekvador Amazonu'nda şiddetle derinleşen bir çatışmayı konu alan ödüllü bir belgesel. Gerçek bir Avatar hikâyesi.
Bir zamanlar onları medenileştirmek niyetindeki misyonerlerin kuşatması altında olan Waorani halkının savaş endüstrisi işçileri ile hükümetleri, bir hayatta kalma mücadelesi içinde.
Film yapımcısı Ryan Patrick Killackey ve Waorani arkadaşı Otobo dünya üzerinde biyoçeşitliliği en fazla olan ormanda bir keşfe atılırken onlara katılın.
Yasuni'nin altında yatan petrol uğruna, petrol şirketlerinin gaspıyla yok olabileceklere, kontrolden çıkan insan hakları ihlallerine ve bir orman cennetinin tahrip edilmesine tanık olun.
National Geographic Radyo ve TV, BBC Radyo, PBS ve The Guardian'da yayımlanan Killackey'in Yasuni'si 35 resmi seçmeden geçip 23 adaylık elde ederek dünyayı dolaştı ve 15 ödül kazandı.
Film dünya çapında 16 ülkede gösterildi ve Birleşmiş Milletler CINE-ONU programına dahil oldu. İlk gösterimi için 7 dile çevrilen Yasuni, Amazonlardaki yerli halkların sömürülmesi, biyoçeşitlilik ve habitatın kaybı, yenilenemeyen doğal kaynakların sürdürülemez sömürüsüne ilişkin farkındalığı artırmak için çabalarını sürdürüyor.
NGO'ların ve güçlü bir ünlüler grubunun kapsamlı işbirliği tarafından desteklenen filmin gelirinin bir kısmı Amazon yerli topluluklarında Covid-19 salgınıyla mücadele etmek amacıyla oluşturulan bir fon olan Amazon Acil Durum Fonu'na aktarılacaktır.
Etkinlik hakkında ayrıntılı malumata buradan ulaşablirsiniz.
Özgür Özel X'i erişim engelleri için uyardı: "Bu millet size ne yapar düşünün"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, X'i iktidarın kullanıcı hesaplarını erişime engelleme taleplerine ayak uydurmaması konusunda uyardı: ''Siz antidemokratik uygulamalara alet olursanız [...] bu millet size ne yapar iyi düşünün!'' dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına giden süreçte ve sonrasında devam ede gelen protestolar kapsamında X'in muhalif hesaplara yönelik sosyal medya erişimi engellemelerine tepki gösterdi.
Bir darbe girişiminin en önemli ayağı halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlamaktır.
19 Mart cuntacıları da RTÜK’ün muhalif kanallara yönelik baskılarıyla yetinmiyorlar.
BTK üzerinden sosyal medyada milletin sesini duyuran muhalif hesaplara, bağımsız haber platformlarına ve…
Özel, X'e, "cuntacı" olarak nitelediği iktidar organlarının "BTK üzerinden sosyal medyada milletin sesini duyuran muhalif hesaplara, bağımsız haber platformlarına ve yurttaş gazeteciliği yapan profillere erişim engeli getirmeye çalış[tıklarını]" hatırlattı.
@xturkiye ve @GlobalAffairs departmanlarını etiketleyerek "Bu millet cuntacıların medya düzenini yıktı geçti" diye özellikle uyaran CHP Genel Başkanı "Bu güne kadar yüzlerce sayfayı 'nasıl olsa anlaşılmaz' diyerek kapattığınızı biliyoruz. Siz bugün antidemokratik uygulamalara alet olursanız, erişim engeli taleplerini uygularsanız bu millet size ne yapar iyi düşünün!" dedi.
X'in erişim engelleri
X'in dünya genelinde kaç hesabı erişime engellediğine dair kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte Türkiye'ye özgü bazı veriler kapsamında "2022'de Türkiye'de 487 hesap ve 3 bin 940 tweet erişime engellenmişti."
Mart 2025'te de X, Türkiye'de 700'ü aşkın hesabın engellenmesine yönelik mahkeme kararlarına itiraz ettiğini açıklamıştı.
Cem Yiğit Üzümoğlu ve 10 kişi adli kontrolle serbest
2 Nisan'daki kitlesel boykot gerekçesiyle gözaltına alınarak mahkemeye sevk edilen aralarında oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu' nun da bulunduğu 11 kişi adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan protestların tüketim boykotuna dönüşmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın re'sen başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu'nun da aralarında bulunduğu 11 kişi adli kontrol koşuluyla serbest kaldı.
"Ya hep beraber..."
Üzümoğlu Adliye'den çıkarken “Anayasal hakları hatırlatmak dışında yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Mücadele etmeye devam edeceğiz." dedi.
"Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.”
Boykota sosyal medyadaki paylaşımlarıyla destek vermesi gerekçe gösterilerek gözaltına alınan Üzümoğlu'nun dosyasına suç kanıtı olarak Saraçhane ve Maltepe mitingi paylaşımları da eklendi.
Oyuncular Sendikası Başkanı Zuhal Olcay ve birçok oyuncunun desteklerini göstermek üzere geldikleri adliyede Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Üzümoğlu ve diğer 10 kişiye, savcılığın talebine uyularak yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartı getirildi ve serbest bırakıldılar.
Ne olmuştu?
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla sonuçlanan İBB operasyonuna İstanbul'da ve Türkiye'nin bütün büyük kentlerinde sokaklara çıkarak ve dersleri boykot ederek tepki gösteren üniversite öğrencileri protestoların 2 Nisan'da tüketim boykotuna dönüşerek sürmesi için çağrı yapmışlardı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, sosyal medya hesabından, üniversite öğrencilerinin çağrısını yaptığı #2nisantüketimboykotu'na destek verdiğini açıklamıştı.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik Özel'in destek açıklamasını "Türkiye’yi topyekun tehdit etmek" olarak tanımlarken Ticaret Bakanı Ömer Bolat "boykottan kaynaklı maddi kaybı olanları boykot çağrısı yapanlara karşı tazminat davası açmaya" çağırmış, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da boykotu "milli ekonomimize suikast [...] Ekonomimize bir darbe girişimi" olarak karalamıştı.
İstanbul Cummhuriyet Başsavcılığı da kendi kararıyla "boykot çağrısı yapanlar ve bu söylemleri yayan şahıslara nefret ve ayrımcılık ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
Oyuncu Üzümoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında sosyal medyada paylaşımları gerekçe gösterilerek diğer 10 kişiyle birlikte gözaltına alındı.
31 yaşındaki oyuncunun gözaltına alınması üzerine Yönetim Kurulu üyesi olduğu Oyuncular Sendikası Başkanı Zuhal Olcay yaptığı açıklamada "Meslektaşlarımızın işten çıkarıldığı, gözaltına alındığı bugünlerde dayanışmanın çok önemli olduğunu ve dayanışmanın gücü olduğuna inanıyoruz. Cem yalnız değildir.” dedi.
Üzümoğlu'nun gözaltına alınmasına CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır'dan da tepki geldi. Başarır, “Sindiremeyeceksiniz, susturamayacaksınız! Boykot, Erdoğan yapınca hak, sanatçı yapınca suç, öyle mi? Siz insanları işinden eden, ekmeğiyle oynayan zavallılarsınız! İşte sizin adaletiniz, işte çürümüş düzeniniz! Sanatı da sesimizi de direnişi de susturamayacaksınız.” dedi.