Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, 6 Şubat 2023 depremlerinde yaşamını yitiren gazeteciler ile yurttaşları anan ve deprem bölgesinde görev yapan gazetecilerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken bir açıklama yayımladı.
TGC, açıklamasında 11 ili etkileyen depremlerde 50 bini aşkın yurttaşla birlikte 33 gazetecinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Cemiyet, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölgede altyapı, barınma, su, elektrik, ısınma, iletişim ve internet erişimi gibi temel sorunların büyük ölçüde sürdüğünü vurguladı. Bu sorunlar, depremzedelerin yaşam koşullarını zorlaştırırken bölgede görev yapan gazetecilerin mesleklerini sağlıklı biçimde yürütmesini de engelliyor.
Gazeteciler güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışıyor
TGC, deprem bölgelerinde çalışan gazetecilerin önemli bir bölümünün sosyal güvenceden yoksun, düşük ücretlerle ve ağır çalışma koşulları altında görev yaptığını belirtti. Cemiyet, gazetecilerin güvenceli ve insana yakışır koşullarda çalışmasının, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgiye ulaşması açısından zorunlu olduğunu ifade etti.
Habere erişimde ciddi engeller sürüyor
Bölgede görev yapan gazeteciler, habere erişimde ciddi güçlükler yaşadıklarını aktarıyor. TGC, kamu kurumlarının şeffaf ve düzenli bilgilendirme mekanizmalarını yeterince işletmediğine dikkat çekti. Cemiyet, basın toplantılarının sınırlı tutulmasının ve bilgi akışının çoğu zaman resmi bültenlerle sınırlı kalmasının, kamu yararını gözeten bağımsız haberciliği zorlaştırdığını vurguladı. Yerel basının ekonomik olarak resmi ilanlara bağımlı hale gelmesi, basın özgürlüğü açısından kaygı verici bir tablo ortaya koyuyor.
Eleştirel habercilik baskı altında
TGC, deprem bölgelerinde yaşanan hak kayıplarının, açılan davaların ve kamu kurumlarına yönelik usulsüzlük iddialarının kamuoyuna sağlıklı biçimde yansımasının demokratik denetimin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Ancak gazeteciler, eleştirel haberleri nedeniyle idari ve hukuki süreçlerle karşı karşıya kalıyor. Cemiyet, bu durumun gazetecilik faaliyetleri üzerinde baskı yarattığını vurguladı ve basın ile ifade özgürlüğünün demokratik toplumun vazgeçilmez unsurları olduğunu hatırlattı. TGC, gazetecilerin görevlerini özgür ve güvenli koşullarda yerine getirebilmesi için gerekli ortamın güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Gazeteciler konteynerlerde çalışıyor
TGC, bölgede görev yapan birçok gazetecinin hâlâ konteynerlerde çalıştığını belirtti. Cemiyet, bu tablonun kalıcı ve depreme dayanıklı basın çalışma alanlarının acilen oluşturulması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, depremin üçüncü yılında yaşamını yitiren tüm yurttaşları ve görevleri sırasında hayatını kaybeden 33 gazeteciyi sevgi, saygı ve özlemle andı. TGC, Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığı gerçeğinden hareketle, afetlere karşı hazırlık ve risk azaltma politikalarının bilimsel veriler doğrultusunda, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Depremde kaybettiğimiz meslektaşlarımız
Adana: Meltem Özgen
Adıyaman: Aynur Göksu, Barış Can Tabakçı, Burak Alkuş, Fatih Bayın, İsmail Hakkı Koçak, Kemal Öner, Mehmet Ünsal, Muhammed Akan, Ruhi Akan, Yunus Emre Doğan, Yaşar Hamurcu, Zübeyir Pektaş, Hidayet Özdemir
Antakya: Berkay Akay, Gökhan Aklan
Antep: Fatma Erdoğan
Hatay: Ayhan Gümüşsoy Beyzade, Ayşe Figen Arlı, Burak Milli, Erhan Yılmaz, Haluk Arlı, Hasan Seid Okay, İsmail Karaoğlan, İzzet Nazlı, Mehmet Tekin, Neşet Alkan, Rafi Sümbültepe, Zafer İnli
Maraş: Aziz Çevlik, Fatih Nalbantbaşı, Mustafa Yüzbaşıoğlu
Malatya: İskender Korkut
(EMK)


