Fon yolsuzluğunda yönetim kurulu başkanları ve üyeleri tutuklanan Tera, Pusula, Hedef ve Atlas Portföy’e ait 10 yatırım fonuna İslami finans ilkelerine uygunluk onayı verildiği ortaya çıktı.
Serbestiyet’ten Gökhan Korkmaz’ın haberine göre fonlar için düzenlenen icazet belgelerinde faiz, kumar ve diğer haram kabul edilen işlemler yasaklanırken, fonların yatırım yapabileceği finansal araçlar belirlendi. Bazı belgelerde danışma komitelerine fonları denetleme ve icazeti iptal etme yetkisi de tanınıyor.
Belgeler İKTİSAT İslam İktisadı Araştırmaları Vakfı Danışma Komitesi ile İSFA İslami Finans Danışma Komitesi tarafından düzenlendi.
İKTİSAT tarafından verilen bazı belgelerde Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi ve ilahiyatçı Prof. Dr. Servet Bayındır’ın da imzası da var.
Tera’nın iki fonuna İKTİSAT’tan icazet
İKTİSAT Danışma Komitesi, 1 Nisan 2024’te Tera Portföy Çatı Katılım Gayrimenkul Yatırım Fonu’na, 3 Temmuz 2024’te Atlas Portföy Katılım Hisse Senedi Serbest Fonu’na ve 1 Ocak 2026’da Tera Portföy Konut Alfa Katılım Gayrimenkul Yatırım Fonu’na fıkhi uygunluk görüşü verdi.
Tera Portföy Çatı Katılım Gayrimenkul Yatırım Fonu için hazırlanan belgede fonun gayrimenkul satın alabileceği, bunları taksitle satabileceği veya kiralayabileceği belirtiliyor.
Ayrıca fonun hisse senetleri, sukuk, kira sertifikaları ve katılım finans ilkelerine uygun diğer yatırım araçlarına da yatırım yapabileceği de yer alıyor.
Ancak fonun faaliyetleri için de “faiz, kumar ve diğer haram nitelikli işlemlerden kaçınma” şartı getiriyor.
Komite sonuç bölümünde, Tera’nın söz konusu fonu “faizli işlemlere kesinlikle başvurmadan” belirtilen kurallar çerçevesinde işletmesinin “fıkhi açıdan bir mahzur içermediği” görüşünü bildirdi.
Pusula’ya krizden 45 gün önce icazet
Tera ve Pusula’nın fonlarına dinî uygunluk görüşü veren diğer kuruluş İSFA İslami Finans Danışma Komitesi.
İSFA, 8 Ocak 2024’te Pusula Portföy Katılım Serbest (TL) Fonu’na, 6 Mayıs 2025’te Pusula Portföy İkinci Denge Katılım Serbest Fonu’na icazet verdi.
16 Aralık 2025’te Tera Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu, 22 Ocak 2026’da Hedef Portföy Katılım Hisse Senedi (TL) Fonu ve 16 Nisan 2026’da Tera Portföy Katılım Serbest (Döviz) Fonu için de belgeler düzenlendi.
1 Mayıs 2026’da Pusula Portföy Altın Katılım Fonu’na verilen onayın ardından 3 Ağustos 2026’da Pusula Portföy İkinci Katılım Hisse Senedi Serbest Fon’a da icazet verildi.
Son belge, fon krizinden 45 gün önce düzenlenmişti. Pusula’nın 3 Ağustos tarihli belgesinde şu şart yer alıyordu:
“Fon Varlıklarının hiçbir surette türev ve kaldıraçlı işlemlerde kullanılmaması.”
6 Mayıs 2025 tarihli diğer belgede ise fon varlıklarının Pusula Portföy’ün ve portföy saklayıcısının kendi mal varlıklarından ayrı tutulması şart koşuluyordu:
“Fon portföyündeki varlıkların, Pusula Portföy Yönetimi A.Ş.’nin ve portföy saklayıcısının mal varlıklarından ayrı tutulması.”
İSFA’nın belgelerinde Abdullah Köker, Dr. Mustafa Dereci, Prof. Dr. Osman Güman, Doç. Dr. A. Numan Ünver, Yaşar Yalçın ve Doç. Dr. M. Emin Durmuş’un isimleri bulunuyor.
Bayındır: Tera'dan bağış aldık ama...
Prof. Dr. Servet Bayındır ise fonlara verilen icazetin fonların fıkhi durumuyla sınırlı olduğunu söyledi:
“Bizim uzmanlık alanımız konunun fıkhi (dinî) durumudur. İktisadi yönü uzmanlık alanımız dışındadır. Ancak fıkhi karar, işlemin iktisadi yapısına bağlı olarak verileceğinden otomatik olarak iktisadi yön de gündeme gelmektedir. Bununla birlikte fonun muhtemel getiri oranı, getiri garantisi ve ileride karşılaşacağı iktisadi-finansal riskler bizim uzmanlığımız dışındadır; bu konuda görüş beyan etmemiz söz konusu değildir.
Dolayısıyla fonların hangi iş ve işlemleri yapacağına dair SPK’ya başvurulup onaylatılan ve yayımlanan içtüzük, izahname vb. belgeler esas alınarak görüş verilmektedir.”
Bayındır, İKTİSAT’ın Tera’ya verdiği icazetlerin kapsamına ilişkin şunları söyledi:
“TERA’ya Vakfımız Danışma Komitesi tarafından bugüne kadar sadece iki fon için icazet verilmiştir. Bu icazet, katılım esaslarına aykırılık teşkil eden işlemlere başvurulmaması kayıt ve şartıyla ilk defa 2024 yılında verilmiş ve dönem sonlarında sadece bu iki fon güncellenmiştir. Bunlar da Konut Alfa Katılım GYF ve Çatı Katılım GYF’den ibarettir. Bu fonlar dışında TERA’ya ait fonlar için Vakfımızın icazeti söz konusu değildir.”
Bayındır, denetim ve belge iptaline ilişkin de şu açıklamayı yaptı:
“İcazet verilen fonlarda yatırımcı, kamuoyu veya başka kanaldan bir duyum ya da bilgi gelmesi durumunda inceleme yapılıp gerekli durumda belge iptal edilmektedir.
Ancak bahse konu iki fonla ilgili günümüze kadar herhangi bir bulgu tarafımıza ulaşmamıştır. Nitekim TERA’ya ait tasfiyeye konu fonlar içinde Vakfımız tarafından icazet verilen fonlar yer almamaktadır. Aksi durumda tereddüt edilmeden belge iptaline gidilir.”
Bayındır, İKTİSAT’ın fetvalar karşılığında Tera’dan bağış aldığını da açıkladı:
“İKTİSAT için bu belgeler karşılığında TERA’dan sembolik kabul edilebilecek düzeyde vakıf hesabına bağış alınmıştır. Alınan bağışlar yaklaşık beş yıldır düzenli olarak lisans ve lisansüstü düzeyde öğrencilere burs olarak dağıtılmaktadır. Nitekim bu yıl burs verilmesi kararlaştırılan ve ilk bursları yatırılan öğrenci sayısı, lisans düzeyinde 15, lisansüstü düzeyde 8 olmak üzere toplam 23’tür.”
Cumhurbaşkanlığı’ndaki göreviyle fetvalar arasında ilişki bulunmadığını belirten Bayındır, şöyle konuştu:
“İKTİSAT Vakfı bir STK’dır. Bu kapsamda beyan edilen görüşler konunun uzmanı akademisyen kimliğiyle verilmekte, imza bu sıfatla atılmaktadır. Görüşler fıkhi içerikli olup sahip olunan başka görevlerle ilişkisi bulunmamaktadır.”
Bayındır, fon skandalının ardından bu icazetler için pişman olup olmadığı sorusuna da cevap verdi:
“Dikkat edilirse Vakfımızca şirketin tüm fonlarına icazet verilmemiştir. Sadece katılım esaslarına uygun olarak gayrimenkul ticareti ile iştigal etmek üzere kurulduğu SPK onaylı belgelere dayanılarak iki GYF için icazet verilmiştir.
‘Bir musibet bin nasihat’ atasözünden herkes gibi Vakfımız da gerekli dersi çıkaracaktır.”
Durmuş: Fiilî işlemlerin gözetimi bizim görevimiz değil
İSFA Danışma Komitesi üyesi Doç. Dr. Muhammed Emin Durmuş, icazetlerin hangi esaslara dayanılarak verildiğini anlattı:
“Danışma Komitelerinin gerek ülkemizde gerekse uluslararası uygulamalarda temel görevi, yatırım fonlarının ilgili dokümanlarını Katılım Finans İlke ve Esasları çerçevesinde değerlendirmektir.
Bu kapsamda, fonların kuruluş aşamasında izahnameleri incelenerek yatırım yapılabilecek varlık türlerine ilişkin fıkhi uygunluk kriterleri belirlenmektedir. Örneğin, pay senedi işlemlerinde Borsa İstanbul tarafından yayımlanan Katılım Endekslerinin esas alınması, kira sertifikası gibi sermaye piyasası araçlarında ise ilgili ihraççı kuruluş tarafından ihraç özelinde icazet belgesi temin edilmiş olması gerektiği belirtilmektedir.”
Durmuş, fonların gerçek yatırım işlemlerinin denetimine ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Fonların hangi şirketlere veya kıymetlere fiilen yatırım yaptığı, fon varlıklarının hareketleri ve portföy işlemlerinin mevzuata uygunluğunun gözetimi ise Danışma Komitesinin fıkhi değerlendirme görevi kapsamında olmayıp ilgili portföy yönetim şirketlerinin ve mevzuatla yetkilendirilmiş portföy saklama kuruluşlarının görev ve sorumluluk alanındadır.
Dolayısıyla tarafımızca gerçekleştirilen incelemeler, fonların ilgili dokümanlarının Katılım Finans İlke ve Esaslarına uygunluğunun değerlendirilmesiyle sınırlıdır.”
Durmuş, fon skandalının ardından danışmanlık ilişkisini sonlandırdıklarını da açıkladı:
“Bununla birlikte, kendisine icazet verilen şirketlerde İslam ahlakı ve ilkeleri ile bağdaşmayan durumların ortaya çıkması durumunda, herhangi bir ticari menfaat gözetmeksizin ve gerektiğinde mali yükümlülükleri de üstlenerek iş ilişkilerimizi sonlandırdığımız firmalar oldu. İlgili süreçte de aynı ilkesel yaklaşım doğrultusunda hareket ederek danışmanlık ilişkimizi sonlandırdık.”
Durmuş, açıklamasında hangi şirketle danışmanlık ilişkisinin sonlandırıldığını ve verilen icazet belgelerinin ayrıca iptal edilip edilmediğini belirtmedi.
İSFA’nın şirketlerden ücret alıp almadığına ilişkin soruyu Durmuş şöyle yanıtladı:
“İSFA da gerek ülkemizde gerekse uluslararası alanda faaliyet gösteren diğer Danışma Komiteleri gibi, sunduğu uzmanlık ve danışmanlık hizmetleri karşılığında hizmet sözleşmeleri kapsamında ücret almaktadır. Alınan ücret, olumlu bir dinî görüşün karşılığı değil; ilgili sözleşmelerin ve dokümanların Katılım Finans İlke ve Standartları çerçevesinde incelenmesi, değerlendirilmesi ve gerekli teknik çalışmaların yürütülmesi kapsamında sunulan uzmanlık hizmetinin karşılığıdır. Dolayısıyla icazet belgelerinin ticari bir ürün olarak alınıp satılması söz konusu değildir.”
Durmuş, İSFA’nın ticari ilişkileriyle komitenin ilmî değerlendirmelerinin birbirinden bağımsız yürütüldüğünü de belirtti.
Ayrıca fon skandalından etkilenen yatırımcıların mağduriyetlerinden üzüntü duyduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Öncelikle, yaşanan süreçten etkilenen tüm yatırımcıların mağduriyetlerini üzüntüyle karşılıyor, ilgili kurumlar tarafından yürütülen çalışmaların en kısa sürede hakkaniyetli bir sonuca ulaşmasını temenni ediyorum.”
Katılım esaslı fonların tasfiye kapsamına alınmasına ilişkin ise şunları söyledi:
“Bu noktada önemli bir hususun altını çizmek isterim. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin katılım finans sistemiyle özdeşleştirilmesini doğru bulmuyorum. Nitekim tasfiye kapsamına alınan fonların önemli bir bölümü konvansiyonel fonlardan oluşmaktadır. Katılım esaslı fonlarda ise faizli ters repo işlemleri, Katılım Finans İlke ve Esasları gereğince gerçekleştirilememektedir.
Dolayısıyla esasında tasfiye edilen katılım esaslı fonlar, fıkha aykırı işlem yaptıklarından dolayı değil, ilgili şirketlerin genel olarak yapmış olduğu uygunsuz işlemlerden ötürü dolaylı olarak tasfiye edilmişlerdir. Bir nevi kurunun yanında yaşın da yanması durumu söz konusu olmuştur. İcazet belgeleri, ilgili finansal ürün ve dokümanların Katılım Finans İlke ve Esasları yönünden değerlendirilmesinin sonucudur; yatırımın finansal güvenliğine, getirisine veya portföy yönetim şirketinin faaliyetlerine ilişkin bir garanti niteliği taşımamaktadır.”
(HA)










