TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis'te kurulan 'çözüm komisyonu'nun ortak raporu için hazırlanan taslak metnin Meclis'te grubu bulunan beş partiye gönderildiğini, müzakere ve oylamanın ardından raporun TBMM Başkanlığına sunulacağını açıklamıştı. Komisyon, taslak raporun kamuoyuna paylaşılmaması konusunda mutabakata vardı.
Ancak iktidara yakın medya, ortak rapor taslağına ulaştıklarını da belirterek metinde 'umut hakkı' olmadığını iddia etti ve silah bırakma için geçici kanun ile demokratikleşme önerilerinin yer aldığını yazdı.

KOMİSYON NASIL ORTAKLAŞACAK?
Cengiz Çiçek: Raporlarda 'Kürtsüz demokrasi' eğilimi öne çıkıyor
İddialara ilişkin bianet'e konuşan komisyon üyesi ve DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, söz konusu taslağın nihai rapora en yakın metin olduğunu söyledi. Ekmen, bütün siyasi partilerin bu metin üzerine düşünme, görüş bildirme ve değişiklik talep etme hakkının devam ettiğini hatırlatarak, "Bu taslak hakkında kimsenin, en azından sorumluluk sahibi kişilerin içeriğinde kesin olarak şu var ya da bu yok demesi doğru değil" dedi.

'Umut hakkı yok' iddiası
Cezası ömür boyu cezaevinde infaz edilecek mahpusların, belli bir süre sonra serbest bırakılması Türkiye'de 'umut hakkı' olarak ifade ediliyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) işkence yasağını düzenleyen 3. maddesinde 'hükümlünün serbest kalma umudu olmadan ömür boyu cezaevinde tutulması'nın işkence kapsamına alınması ise bunun hukuki dayanığını oluşturuyor.
Ekmen, ortak raporda 'umut hakkı'nın doğrudan yazılmasa bile; bu hakkın dayanağı olan AİHM kararlarına verilecek referansla geçme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Avrupa Konseyi 'Öcalan' dosyasını görüşüyor: Gündem umut hakkı
Ekmen ayrıca, umut hakkının kapsamına ilişkin ise şu yorumu yaptı:
"AİHM kapsamında olan bu hakkın Türkçe çevirisi 'umut hakkı' olarak yapılıyor, ki bu yanlış bir çeviri gibi de gözükmüyor. Sonuçta, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası dahi olsa ceza almış birisinin belirli şartlar yerine geldiğinde bir gün çıkabileceğini düşünmesi, kişinin ıslahı açısından da insan hakları açısından daha doğru olacağına dair bir çerçeveye dayanıyor bu hak. O yüzden umut hakkı aslında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası dahi olsa bir kimsenin cezaevinde ölmek yerine, bir gün çıkabileceğine dair umudu taşıyor olmasıdır. Böyle anlamak lazım."
"Anayasa kırmızı çizgi"
Ekmen, raporun kapsamının hiçbir şekilde 'anayasa düzenlemesi' anlamına gelmediği konusunda kamuoyunun zihnen kendini hazırlaması gerektiğine vurgu yaptı:
"Cumhuriyet Halk Partisi de bu çalışma kapsamında herhangi bir anayasal düzenlemeye kapı açmayacağını bunun bir kırmızı çizgi olacağını ifade etmişti. Dolayısıyla bir çerçeve yasaya ihtiyaç var. İnfaz yasasında bir düzenlemeye, demokratikleşme alanında da anayasaya taalluk etmeyen bazı iyileştirmelere ihtiyaç var. Yüksek mahkeme kararlarının uygulanması, siyasi partiler yasası, seçim yasası, etik siyasi etik yasasına uyum gibi mevzular. Bunları raporda görmek şaşırtıcı olmaz. Bunlar zaten bugüne kadar tartışılan konular.
"Anayasayı işaret edecek anadil ve vatandaşlık gibi konular bu raporda yer almayabilir. Bu da süreç yönetiminin bir esnekliği olarak görmek gerekir. Bu tabii, Kürtler açısından tepkiye neden olabilir. Ama bu anayasa konusuna girmemeye dair bir ön mutabakatın zorunlu sonucu. Süreç bir ilerleme katederse, bir mutabakat sağlanırsa tekrar bu konulara dönebilme olasılığı da bulunuyor."
"Eve dönüş yasası yer alır"
Ekmen, sürgünde olan siyasetçiler ve silah bırakanların durumunun ise 'eve dönüş' yasasıyla ilgili olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
"Bunlar infaz düzenlemeleriyle ilgili değil. Örgüte katılmış olan ya da örgütle ilişkili olan kişiler Türkiye'ye döndüğünde ne olacak? Bunun bir çerçevesinin olması gerekir. Bu 'eve dönüş' yasası çerçevesinde değerlendirilecektir. Bunun da raporda detaylı değil ama temel ilkelere referansla yer bulması bekleniyor."
Umut hakkı nedir?
Umut hakkı, ömür boyu cezaevinde infaz edilecek bir hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin serbest bırakılıp bırakılmayacağının belli bir süre sonra idari veya yargısal bir makam tarafından değerlendirilmesini öngören bir hak.
Umut hakkı, hükümlünün ömür boyu cezaevinde kalmayacağını bilmesini ve belli koşullar gerçekleştiğinde serbest kalabileceği umuduyla cezasını infaz etmesini ifade etmekte.
Umut hakkı kavramı, AİHM kararlarıyla ortaya çıktı. Hükümlünün serbest kalma umudu olmadan ömür boyu cezaevinde tutulması AİHM tarafından AİHS madde 3’te düzenlenen işkence yasağının ihlali olarak kabul edilmekte.
AİHS işkence yasağını düzenleyen 3. maddesi şu şekilde: "Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz."
(AB)







