Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.
Dokuz maddelik teklif, fon varlıklarının tasfiye edilmesini, hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri alınmasını, zararların sorumlulardan tahsil edilmesini ve elde edilen kaynakların fon pay sahiplerine ödenmesini düzenliyor.
Düzenleme, yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsayacak. Diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk düzeni oluşturmayacak.
Ara ödeme nasıl yapılacak?
Teklife göre, fon varlıklarının bütün hak sahiplerine ödeme yapılmasına yetecek ölçüde nakde dönüşmemesi halinde özel hesaplama ve ara ödeme kuralları uygulanacak.
SPK’nin belirleyeceği fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutar kadar, 1 milyon lira ve üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Ancak ödeme, endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak.
Para piyasası niteliğindeki fonlar dışında, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabındaki fon paylarının, hesaplama tarihinden bir önceki gün sonundaki toplam değerini de geçemeyecek.
Net yatırım tutarı, fona fiilen yatırılan ve fondan çekilen paralar esas alınarak Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından hesaplanacak. Nakit giriş ve çıkışları, tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden güncellenecek. Fondan çekilen tutarlar, “ilk giren ilk çıkar” yöntemiyle mahsup edilecek.
Bu hesaplama, yatırımcının nihai alacağını belirleyen ayrı bir tazminat hesabı değil, nakdin yetersiz kaldığı aşamada yapılacak ödemeler için bir sınır ve dağıtım ölçütü olacak.
Mevcut nakdin ara ödemelere de yetmemesi halinde SPK, net yatırım tutarı en düşük yatırımcıdan başlayarak ödeme yapılmasına veya bütün yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.
Ara ödeme karşılığında fon payları hemen iade edilmeyecek; bu işlem nihai tasfiye ödemeleri sırasında yapılacak. Yatırımcıya daha önce tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollarla yapılan ödemeler, nihai ödemeden düşülecek.
Kimlere ödeme yapılmayacak?
Teklif, bazı kişi ve kurumları ödeme kapsamı dışında bırakıyor.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun “piyasa bozucu eylemler”, “bilgi suistimali” ve “piyasa dolandırıcılığı” başlıklı hükümlerindeki fiilleri, kapsam dahilindeki fonlarla birlikte veya bu fonların iştirakiyle işlediği ya da bu fiiller bakımından fonlarla birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara, söz konusu fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Gönüllü iadelerde hesaplama yöntemi değiştirildi
Teklifle iki ayrı gönüllü iade mekanizması da oluşturuluyor. İlki, tasfiye öncesinde fon paylarını iade ederek ödeme alan kişileri; ikincisi ise fonların portföylerinde bulunan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı oluştuğu SPK tarafından belirlenen paylardan kazanç sağlayanları kapsıyor.
Komisyonda kabul edilen önergeyle, iade edilebilecek tutarların hesabında emsal fon ve endeks getirilerine dayalı yöntem yerine TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasının gün hesabıyla esas alınması benimsendi. Bu hesaplamaya göre belirlenen tutarı aşan getiriler, SPK’nin ilan edeceği hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek. Hesaplama dönemi ve uygulama esaslarını SPK belirleyecek.
Zarardan önce portföy yönetim şirketi sorumlu olacak
Fon malvarlığından mevzuata aykırı işlemlerle çıkarılan değerlerin geri alınması da düzenleniyor. Mevzuata şeklen uygun olsa bile fonun yararına gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle aktarılan para, mal, hak ve alacaklar da bu kapsamda değerlendirilecek.
Zarar veya kayıptan öncelikle fonu kuran veya yöneten portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile onlarla birlikte hareket edenlerin şahsi sorumluluğuna başvurulacak.
Görevden ayrılmak, görev yapılan veya yönetim ve kontrolün elde bulundurulduğu dönemdeki işlemlerden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmayacak.
Elkoyma ve müsadereye ilişkin hükümlerin kapsamı dışında kalan durumlarda SPK, fonların zararlarını, sorumluları ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) bildirecek. TMSF, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin hükümler uyarınca takip ve tahsil işlemlerini yürütecek. Bu kapsamda açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
TMSF, dava sonucunu beklemeden satış yapabilecek
Ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında elkonulan para ve sermaye piyasası araçları, hukuken doğrudan iadenin mümkün olduğu durumlarda savcı, hâkim veya mahkeme kararıyla ilgili fona ya da geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Doğrudan fona devredilemeyen, sorumlulara ait gayrimenkul gibi varlıklar için TMSF’nin kayyım atanabilmesi öngörülüyor. TMSF, kayyım atanması halinde Bankacılık Kanunu’ndaki yetkilerini kullanarak dava sonucunu beklemeden bu varlıkları satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen bir değerin fon malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenirse, bu değer Hazine’ye gelir kaydedilmeyecek. İlgili yatırım fonuna, tasfiye tamamlanmışsa geri kazanım hesabına aktarılacak.
Toplanan paralar ayrı hesaplarda tutulacak
Tahsil ve iade edilen tutarlar, TMSF bünyesinde her fon için ayrı hesaplarda tutulacak ve kurumun kendi malvarlığından ayrı izlenecek.
Bu kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları dahil hacze konu edilemeyecek.
Zorunlu masraflar düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye sürüyorsa tasfiyeyle görevli kuruluşa aktarılacak. Tasfiye tamamlanmışsa ödemeler, SPK’nin bildirdiği hak sahiplerine Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) aracılığıyla, fon payı sahipliği oranında yapılacak.
SPK’ye borsa dışında satış yetkisi
Tasfiye süreci, SPK’nin gözetim ve denetiminde görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülecek. SPK, varlıkların değerlemesini, nakde çevrilmesini, ara ve nihai ödemeleri ve dağıtım sırasını belirleyecek.
Kurul, fon varlıklarının borsa dışında satışına da onay verebilecek. Bu satışlarda SPK’nin yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerindeki kısıtlamalar uygulanmayacak. Varlıkları satın alan yatırımcıların bunları belirli bir süre borsada satması ise sınırlandırılabilecek.
Teklifin, gelecek hafta TBMM Genel Kurulu’nda ilk sıraya alınarak görüşülmesi bekleniyor.
(HA)











