Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son yıllarda belediye başkanlarına yönelik görevden alma, kayyım atama, tutuklama ve göreve iade edilmemesi uygulamalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na kapsamlı bir yazılı soru önergesi sundu.
Tanrıkulu, önergesinde Türkiye’de yerel yönetimler üzerinde artan idari ve yargısal müdahalelere dikkat çekti. Çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturma açıldığını, bir kısmının görevden alındığını, tutuklandığını ya da yargılama sürecinin ardından tahliye edildiğini belirten Tanrıkulu, bu süreçlerin kamuoyunda ciddi hukuk tartışmalarına yol açtığını vurguladı.

SERAF ÖZER: BABAMDAN TERÖRİST ÇIKARAMAZSIN
Ahmet Özer’e “Kent Uzlaşısı”ndan 6 yıl 3 ay hapis cezası:

Cengiz Çandar: Türkiye’deki sürecin önceki haftalara oranla hız kazanacağını öngörebiliriz
Önergede, masumiyet karinesi, seçilme hakkı, yerel yönetimlerin özerkliği, orantılılık ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği yönündeki eleştirilerin giderek arttığına işaret edildi.
Tanrıkulu, özellikle Ahmet Türk, Ahmet Özer, Zeydan Karalar ve diğer bazı belediye başkanlarının, halkın sandık iradesiyle seçilmesine rağmen görevlerinden fiilen uzaklaştırıldığını ifade etti.
Tanrıkulu, yargılamaların sonuçlanmaması ya da tahliye kararlarının verilmesine karşın birçok belediye başkanının görevine iade edilmediğini belirterek, bu durumun seçme ve seçilme hakkını fiilen ortadan kaldırdığını söyledi.
Anayasa’nın hukuk devleti, adil yargılanma, masumiyet karinesi, seçme ve seçilme hakkı ile yerel yönetimlerin demokratik niteliğini düzenleyen maddelerine dikkat çeken Tanrıkulu, görevden alma ve görevden uzaklaştırma işlemlerinin istisnai, geçici, ölçülü ve yargı denetimine açık olması gerektiğini vurguladı.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını da hatırlatan Tanrıkulu, seçilmiş kişilerin görevden alınmasına yönelik müdahalelerin ancak zorunlu toplumsal ihtiyaç, orantılılık ve demokratik toplum düzeni kriterleri çerçevesinde mümkün olabileceğini ifade etti.
Tanrıkulu, yazılı soru önergesinde Adalet Bakanı Tunç’a şu soruları yöneltti:
Görevden alınan, tutuklanan ve tahliye edilen belediye başkanlarının isim isim listesini isteyen Tanrıkulu, bu kişiler hakkında açılan soruşturma ve dava dosyalarının sayısını, dosya numaralarını, suç isnatlarının hukuki niteliklerini ve tutuklama ile tahliye kararlarının tarihlerini sordu.
"Standart bir idari prosedür bulunmakta mıdır?"
Tanrıkulu, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan ya da tahliye edilen belediye başkanlarının görevlerine neden iade edilmediğini ve bu uygulamanın hangi hukuki gerekçelere dayandığını da Bakan Tunç’a yöneltti.
1. Görevden alınan, tutuklanan ve/veya tahliye edilen belediye başkanlarının (Ahmet Türk, Ahmet Özer, Zeydan Karalar ve diğerleri) isim isim listesi nedir?
2. Bu kişilerin her biri hakkında;
o Açılan soruşturma ve dava dosyalarının sayısı,
o Dosya numaraları,
o Suç isnatlarının hukuki nitelikleri,
o Tutuklama, tahliye ve adli kontrol kararlarının tarihleri nelerdir?
3. Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan ve/veya tahliye edilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmemesinin hukuki gerekçesi nedir?
4. Görevden alma ve kayyım atama işlemleri hangi mevzuat hükümlerine dayandırılmaktadır? Bu işlemler tesis edilirken orantılılık, ölçülülük ve geçicilik ilkeleri nasıl gözetilmektedir?
5. Tahliye kararına rağmen görevine iade edilmeyen belediye başkanları açısından, idarenin bu tutumunun Anayasa’nın 67’nci ve 127’nci maddelerine, AİHS 3 No’lu Protokol 1’inci maddesine aykırılık teşkil ettiği yönündeki değerlendirmelere ilişkin Bakanlığınızın görüşü nedir?
6. Görevden alınan belediye başkanlarının yerine atanan kayyımların;
o Yetki kapsamları,
o Aldıkları idari kararlar,
o Belediyelerin mali yapısı üzerindeki etkileri,
o Yerel halkın seçme-seçilme hakkına etkileri konusunda herhangi bir hukuki denetim mekanizması mevcut mudur?
7. Görevden alma ve göreve iade süreçlerine ilişkin olarak;
o Standart bir idari prosedür bulunmakta mıdır?
o Bu süreçler tüm belediye başkanları için eşitlik ilkesi çerçevesinde mi uygulanmaktadır?
8. Tahliye edilen belediye başkanlarının görevlerine iadesine ilişkin idari işlemlerin tesis edilmemesi, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri açısından nasıl değerlendirilmektedir?
9. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda, seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmasına ilişkin uygulamaların gözden geçirilmesine yönelik Bakanlığınızca yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
10. Demokratik hukuk devleti ilkesi gereği, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan ve/veya tahliye edilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesini sağlayacak yasal veya idari düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
(EMK)











