Suriye’nin batısındaki Lazkiye vilayeti, 8 Aralık 2024’ten bu yana derinleşen toplumsal gerilim ile ekonomik kriz, güvencesizlik ve yoksullaşmanın gölgesinde, son günlerde “haksız ve keyfî” olarak nitelendirilen idari kararların tetiklediği kitlesel protestolara sahne oluyor.
Londra merkezli muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) aktivistleri, 1 Şubat’ta Lazkiye’deki iki hayati kurumun önünde protesto ve oturma eylemi düzenlendiğini bildirdi.
Lazkiye Limanı’nda çalışan onlarca işçi, keyfî işten çıkarma kararlarını protesto ederken, yüzlerce öğretmen de zorunlu görev yeri değişikliği kararına karşı Lazkiye İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylemdeydi.

HEYSEM MENNA YAZDI
Suriye’de sivil direnişten neden korkuyorlar?
“Geçimimiz limana bağlı”
Şam merkezli Suriye 24 Facebook sayfasının aktardığına göre, Lazkiye Limanı’ndaki konteyner terminalinde çalışan işçiler, Pazar günü liman önünde kitlesel bir protesto düzenledi.
Limana girişleri engellenen işçiler, yaptıkları açıklamada şunları söyledi:
“Bizler on yıllardır bu limanda yevmiyeli çalışan işçileriz; memur ya da sözleşmeli değiliz. Sünni, Alevi ve Hristiyan… Biz bu şehrin insanlarıyız. Geçimimiz limana bağlı. Her gün huzur içinde girer, huzur içinde çıkarız; kimseye bir zararımız dokunmaz.”
Limana “torpil ve tanıdıklar aracılığıyla” deneyimsiz yeni işçilerin alındığını öne süren işçiler, “Bizim sorunumuz devletle değil, ekmeğimizi tehdit eden bu kararladır” diyerek karardan geri dönülmesi çağrısında bulundu.

SOHR, Lazkiye’deki liman işçilerinin eylemlerine devam ettiğini belirterek, bugün kentte yapılan protesto yürüyüşünden görüntüler paylaştı:
لليوم الثاني على التوالي عمال محطة الحاويات في مرفأ #اللاذقية ينظمون احتجاجاً على قرار إيقافهم عن العمل pic.twitter.com/APYdxH6ny4
— المرصد السوري لحقوق الإنسان (@syriahr) February 3, 2026
Öğretmenlerden oturma eylemi
Suriye Milli Eğitim Bakanlığı, 23 Ocak’ta yayımladığı genelgeyle, bağlı oldukları il müdürlükleri dışında bir ilde görev yapan tüm sözleşmeli çalışanların ikinci dönemin başlangıcından itibaren kendi il müdürlüklerine dönmesini zorunlu kıldı.
Ülkede 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi 1 Şubat Pazar günü başladı.
Aynı gün Lazkiye’de yüzlerce öğretmen, İl Millî Eğitim Müdürlüğü önünde kitlesel bir oturma eylemi düzenledi.
“Haksız ve keyfî kararlara hayır” sloganları atan öğretmenler, zorunlu görev yeri değişikliği kararından vazgeçilmesini istedi ve yerleşik kadro talebinde bulundu.
نظم معلمون وقفة احتجاجية أمام #مديرية_التربية في #اللاذقية رفضًا لقرار إعادتهم إلى مناطقهم وإنهاء عدد من العقود.#سوريا_أفق24 pic.twitter.com/IoJzzCwAqH
— افق 24 (@FFvd0nTLJP36452) February 1, 2026
Londra merkezli haber sitesi El-Arabi el-Cedid’e konuşan Lazkiye’deki protestocu öğretmenlerden Fatıma Musa, görev yaptıkları okullarda personel açığı bulunduğunu belirterek, “Resmî makamların işaret ettiği gibi ‘fazla’ değiliz. Bu karardan geri dönülmeli” dedi.
Öğretmenler, kararın eğitim yılının ortasında gelmesine tepki gösterdi. Mevcut ekonomik koşullarda taşınmanın zorluğuna dikkat çeken öğretmen Abdülmünim Hayrbek, pek çok çalışanın geçmişte hastalık, evlilik ya da ailevi zorunluluklar gibi nedenlerle, bakanlığın resmî onayıyla tayin edildiğini anlattı.
“Kasıtlı ve sistematik politikalara karşı tepki büyüyor”
SOHR, Lazkiye’deki eylemleri, keyfî işten çıkarmalara ve çalışanların haklarını “hileli” yollarla budayan uygulamalara karşı yükselen bir tepki olarak görüyor. Ayrıca idareler, hukuki dayanağı zayıf kararlarla iş güvencesini aşındırıyor; bunu da “kasıtlı ve sistematik politikalar” olarak sürdürüyor.
Denetimsizlik ve kayırmacılığın yaygınlaştığı bir ortamda bu tür “haksız” kararların kolayca alınmasının yarattığı tehlikeye dikkat çeken SOHR’un değerlendirmesi şöyle:
“Devlet kurumlarından geriye kalan yapının daha da çözülmesi riskini artarken, binlerce aile de iki acı seçenekle karşı karşıya bırakılıyor: Ya zorunlu görevlendirmelere razı olacak ya da işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya kalacaklar. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, işçilerin ve öğretmenlerin meşru talepleriyle dayanışmasını yineliyor. Uygulanan baskı politikalarının temel insan haklarının açık bir ihlali olduğunu vurguluyor. Gözlemevi, yetkililere ve ilgili kurumlara çağrı yapıyor: Bu keyfî kararlardan derhâl vazgeçin; çalışanlara hukuki ve sosyal koruma sağlayın. Lazkiye’de sokağın sesini görmezden gelmek, geçim sıkıntısını ve toplumsal krizi daha da büyütecek.”
(VC)





