Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Suriye’de kadın ve kız çocuklarına yönelik kaçırma vakalarının bağımsız mekanizmalar tarafından soruşturulması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çağrı yaptı.
AHRS, İsveç merkezli Anat for Justice and Human Rights (ANAT) ile birlikte yürüttüğü ortak çalışmaya dayanarak, Ocak 2025-Ağustos 2026 arasında 101 kadın ve kız çocuğuyla ilgili kaçırma vakası belgelediğini açıkladı.

SURİYE İNSAN HAKLARI TOPLULUĞU
“HTŞ rejiminin azınlıklara yönelik artan saldırılarını kınıyoruz”
Milletvekilleri açıklamaya katıldı
AHRS Yönetim Kurulu Üyesi Hamide Rencüs ile Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) temsilcisi Türkan Akbıyık’ın katıldığı TBMM’deki açıklamaya farklı partilerden milletvekilleri de eşlik etti.
AHRS, TBMM üyeleri, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve hükümetten Suriye’de kadın ve kız çocuklarına yönelik kaçırma vakalarına karşı harekete geçmelerini istedi.

SURİYE'DE ARTAN KAÇIRMA VAKALARI
Abonabout: Bir kesime göre Aleviler 'kâfir', kadınları 'mubah'
Uluslararası soruşturma çağrısı
AHRS, ABF’yle birlikte uluslararası kamuoyuna, Avrupa Birliği’ne, Almanya ve Türkiye’ye seslenerek şu talepleri sıraladı:
- Şartlı destek uygulansın: Suriye Geçici Hükümeti’ni siyasi ve finansal olarak destekleyen başta Almanya ve Avrupa Birliği, tüm yardımlarını dini ve etnik azınlıkların korunması, kadın haklarının güvenceye alınması ve bu kaçırma şebekelerinin derhal tasfiye edilmesi şartına bağlamalıdır.
- Uluslararası soruşturma başlatılsın: BM Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu (CoI) ve Suriye için Uluslararası, Tarafsız ve Bağımsız Mekanizma (IIIM), bu raporda sunulan sistematik kaçırma vakalarını “insanlığa karşı suç” ve “savaş suçu” kapsamında acilen incelemeye almalıdır.
- Failler cezalandırılsın: Kaçırma, işkence ve zorla evlendirme eylemlerine göz yuman veya bu suçları bizzat işleyen askeri ve idari sorumlular hakkında uluslararası yaptırımlar uygulanmalı ve evrensel yargı yetkisi kapsamında hukuki süreçler başlatılmalıdır.
- Doğrudan temas ve yaptırım: Türkiye Cumhuriyeti, mevcut diplomatik ilişkilerini kullanarak kaçırılan kadınların serbest bırakılmasını sağlamalıdır. Ayrıca insan hakları ihlallerine ve kaçırma şebekelerine dahil olan kişilerin tespiti durumunda, bu kişilerin uluslararası yaptırım listelerine alınması için küresel girişimlerde bulunmalıdır.
Uluslararası kuruluşlar da kaçırma vakalarını belgeledi
Uluslararası Af Örgütü, 28 Temmuz 2025’te yayımladığı araştırmada Şubat 2025’ten itibaren Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama’da en az 36 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına ilişkin güvenilir bildirimler aldığını açıkladı. Örgüt bunlardan sekiz vakayı ayrıntılı biçimde belgeledi. Af Örgütü, sekiz vakanın yedisinde polis ve güvenlik görevlilerinin kişilerin akıbetini etkili biçimde soruşturmadığını bildirdi.

ALEVİ KADIN VE KIZ ÇOCUKLARININ KAÇIRILMASI
Af Örgütü: Suriyeli yetkililer etkili soruşturma yürütmedi
BM uzmanları, Temmuz 2025’te yaptıkları açıklamada şubat ayından itibaren Suriye’nin farklı bölgelerinde özellikle Alevi kadın ve kız çocuklarının hedef alınarak kaçırıldığına, kaybedildiğine ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakıldığına dair vakaların arttığını bildirdi.
Uzmanlar, Lazkiye, Tartus, Hama, Humus, Şam ve Halep’te 38 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına dair rapor aldıklarını açıkladı. Bazı vakalarda ailelerin tehdit edildiğini, soruşturma başlatmamaları veya kamuoyuna konuşmamaları için baskı gördüklerini belirtti.

BM UZMANLARI UYARDI
Suriye’de Alevi kadın ve kız çocuklarına hedefli saldırı kampanyası
Uzmanlar, bazı vakalarda faillerin Geçici Hükümet’e bağlı güvenlik görevlileri olduğunu belirterek kayıpların bulunması, vakaların bağımsız biçimde soruşturulması ve sorumluların yargılanması çağrısı yaptı.
Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın (EUAA) Temmuz 2026 tarihli Suriye değerlendirmesi de kadınların ve kız çocuklarının çatışma, yerinden edilme, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcı uygulamalar karşısındaki risklerine yer verdi.
(VC)




