IPS İletişim Vakfı/bianet olarak sivil toplumun güçlendirilmesi ve düzenli iletişim kanallarının artırılması hedefiyle Temmuz 2023'ten bu yana sürdürdüğümüz Hak Örgütleriyle Buluşmalar serisinin 38'incisinde Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ile bir araya geldik.
SPoD'un ofisinde 21 Ekim'de gerçekleştirdiğimiz buluşmaya IPS İletişim Vakfı/bianet adına Vakıf Genel Koordinatörü Elif Yılmazlı ve bianet Sivil Toplum Paydaşları Muhabiri/Atölye BİA Asistanı Evrim Gündüz; SPoD adına ise İdari İşler Koordinatörü Haris Yardımcı, Ruh Sağlığı Alan Koordinatörü Doğukan Kocabaş, Mali İşler Koordinatörü Baran Gündoğdu Fatih katıldı.
Buluşmada SPoD'un kuruluşunu, LGBTİ+'lara yönelik destek ve hak savunuculuğu çalışmalarını konuştuk. Ayrıca 'Ailem Güvende' operasyonlarının derneğin faaliyetlerine ve LGBTİ+'ların destek hizmetlerine erişimine etkilerini ele aldık.

Hak Örgütleriyle Buluşmalar
Doğukan Kocabaş: Çalışmalarımızı durdurmak zorunda kaldık
SPoD Ruh Sağlığı Alan Koordinatörü Doğukan Kocabaş derneğin 2011 yılında bir grup LGBTİ+ aktivisti, akademisyen ve hak savunucusu tarafından kurulduğunu anlattı. Derneğin LGBTİ+ hakları alanında çalışmalar yürütmek amacıyla kurulduğunu belirten Kocabaş, bugün psikolojik ve hukuki destekten kültür-sanata, örgütlenmeden savunuculuğa uzanan farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini söyledi.
Kocabaş SPoD'un LGBTİ+'larla doğrudan temas kurduğu alanlardan birinin Suna Sözer Topluluk Merkezi olduğunu aktardı. Merkezde operasyonlar öncesinde psikososyal destek çalışmaları, mesleki ve sosyal buluşmalar ile akran destek grupları düzenlediklerini belirtti.
Doğukan, "Ailem Güvende" operasyonlarının ardından derneğin çalışmalarında yaşanan değişimi anlattı:
Operasyon sonrasında ne yazık ki psikolojik destek, hukuki destek ve topluluk merkezi çalışmalarımızı süresiz olarak durdurmak zorunda kaldık. Çalışmalarımızın kısıtlandığı, toplulukla bağımızın güçleştiği ve gerekli destekleri sunamadığımız bir durum söz konusu. Operasyonlardan önce ayda 300-400 kişiyle temas eden bir dernektik. Şu anda bu sayı maalesef sıfır.
Suna Sözer hakkında
SPoD'un Pazar Sohbetleri ekibinde gönüllü olarak topluluk çalışmaları yürüten bir hak savunucusu ve hemşireydi. Queer Olympix başta olmak üzere çeşitli dayanışma ve gönüllülük çalışmalarında yer aldı.
6 Şubat 2023'te meydana gelen Maraş merkezli depremlerde hayatını kaybetti.
SPoD, Sözer'in anısını yaşatmak amacıyla Eylül 2025'te açtığı topluluk merkezine onun adını verdi. Suna Sözer Topluluk Merkezi, LGBTİ+’ların bir araya gelebildiği, atölye, buluşma ve dayanışma çalışmalarının yürütüldüğü bir alan olarak faaliyet gösteriyor.
Altı ayda üç denetim, ardından operasyon
SPoD İdari İşler Koordinatörü Haris Yardımcı, 'Ailem Güvende' operasyonları öncesinde derneğin altı ay içerisinde üç kez denetlendiğini anlattı. Mart ayında İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ve mayıs ayında İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen denetimlerin ardından eylül ayında yeniden İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından denetime tabi tutulduklarını belirten Yardımcı, son denetimin derneğin fiziki koşullarına odaklandığını söyledi.
Normal koşullarda yaklaşık iki yılda bir denetlendiklerini aktardı. Eylül ayındaki denetimin yalnızca üç gün önceden bildirildiğini, hazırlık için ek süre taleplerinin ise kabul edilmediğini belirtti.
Denetimde ofisin fiziki koşullarına odaklanıldığını belirten Yardımcı, denetimi ve ardından düzenlenen baskını anlattı:
Ofisin kaç odası, kaç masası var, nerede çalışılıyor, kitaplıklar nerede, bunları not aldılar. Normalde denetimlerde faaliyetlere, bütçeye, banka dokümanlarına bakılır. Ama asıl tuttukları tutanak, buranın bir lokal gibi işletilip işletilmediğine ilişkindi. Baskın sırasında ben de buradaydım. ‘Seks oyuncağı var mı?’ diye doğrudan sordular. Dijital materyallere el koydular. Ofisin her tarafını aradılar.
SPoD'un iki kurucu üyesi tutuklu
'Ailem Güvende' operasyonları kapsamında SPoD'un iki kurucu üyesinin tutuklandığını belirten Kocabaş, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı nedeniyle hukuki sürecin belirsizliğini koruduğunu anlattı.
Tutukluluğa yönelik itirazlarının sürdüğünü söyleyen Kocabaş, henüz bir iddianame hazırlanmadığını belirtti. Tutuklanan hak savunucularının hapishanelerde yaşadığı sorunlara da değindi:
Önce Metris'e aldılar. Sonra Silivri'ye gittiler, tekrar Metris'e aldılar. Orada da zorbalığa uğradılar. Homofobik hakaretlere maruz kaldılar.
Haris Yardımcı: MASAK raporunda hiçbir finansal suç tespit edilmedi
Yardımcı, operasyonların LGBTİ+’ları örgütlerinin çalışmalarını ve destek mekanizmalarını olumsuz etkilediğini anlattı. Operasyonların ardından hak örgütleriyle işbirliği yapmanın da giderek zorlaştığını anlattı.
Derneğin finansal faaliyetlerine ilişkin iddialara değinen Yardımcı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda finansal bir suç tespit edilmediğini söyledi. SPoD'un uluslararası kuruluşlardan aldığı fonların denetime tabi olduğunu belirtti. Bu kaynaklarla yıllar boyunca binlerce kişiye danışmanlık hizmeti sunduklarını aktardı.
Kocabaş, operasyonların LGBTİ+’ların hak örgütleriyle kurduğu ilişkileri de etkileyebileceğine dikkat çekti. Danışanların derneğe başvururken çekince yaşayabileceğini ve bunun destek hizmetlerine erişimi zorlaştırabileceğini ifade etti.
SPoD'un internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının da kapatıldığını belirten Kocabaş, dijital iletişim kanallarının kaybının danışanlara ulaşmayı güçleştirdiğini anlattı.
Doğukan Kocabaş: Yasalaşmayan düzenlemeler fiilen uygulanıyor
Kocabaş, LGBTİ+'lara yönelik baskıların yalnızca derneklerle sınırlı kalmadığını, toplumun diğer kesimleri açısından da tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Görüşmede, 11. ve 12. yargı paketleri kapsamında gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelere de değinildi.
Henüz yasalaşmamış düzenlemelerin fiilen uygulanmaya başladığını söyleyen Yardımcı, bu durumun bütün yurttaşların hak ve özgürlükleri açısından tehlike oluşturduğunu belirtti:
Rusya örneğinden biliyoruz. Bu kanun uygulanmaya başladıktan sonra sokakta LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ve saldırılar da arttı. Türkiye, Rusya'dan farklı bir ülke. Belki oradaki gibi olmaz ama böyle bir tehlike söz konusu. Bu, yalnızca LGBTİ+’ları değil tüm toplumsal muhalefeti ilgilendiren bir mesele. Muhalefet partilerine düşen, toplumsal cinsiyet karşıtı bu söyleme karşı bir hat örmek. Bunu hep beraber yapabiliriz.
(EG)







