“Ölenler için yas tut, kalanlar için mücadele et…”
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, “Maden İşkolu İş Cinayetleri” raporunu yayımladı. Rapora göre 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda en az 1267 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Ölümlerin yüzde 70’i iki başlıkta yoğunlaşıyor: Göçük/ezilme ve zehirlenme/boğulma. Hayatını kaybedenlerin yüzde 68,2’si sendikasız.
Rapor, 28 Nisan Dünya İş Cinayetlerinde Ölen ve Yaralananları Anma/Yas Günü’nün Türkiye’deki ilk etkinliklerinden birini de hatırlatarak başlıyor. 28 Nisan 2012’de Petrol-İş Genel Merkezi’nde işçi aileleriyle yapılan anmada, Karadon’daki grizu patlamasında oğlunu kaybeden Satılmış Kocakaya’nın, kürsüde yalnızca “Oğlum elektrik teknikeriydi” diyebildiği aktarılıyor. İSİG Meclisi, bu tanıklığı “madenciliğin ölümle iç içe geçmiş çalışma rejimi”ne dair bir simge olarak okuyor.
“İş cinayetleri rejimi” ve neoliberal dönüşüm vurgusu
Rapor, maden işçiliğinin tarihsel olarak Zonguldak merkezli yapısına, 1980 sonrası güvencesizleştirmeye ve sendikal harekete dönük baskılara işaret ediyor; Kozlu, Armutçuk, Yeni Çeltek ve Sorgun’daki toplu ölümleri hatırlatıyor. AKP döneminde ise Soma, Ermenek, Amasra, İliç gibi “toplu iş cinayetleri”nin yakın geçmişe damga vurduğunu belirtiyor.
Rapor, madencilikte büyüme-özelleştirme-ruhsatlandırma hattının “daha agresif ve talancı” bir birikim stratejisine dönüştüğünü savunuyor; Maden Kanunu’nda çok sayıda değişiklik yapıldığını, rödövans uygulamalarıyla kamusal alanların özel sektöre açıldığını vurguluyor.
13 yılda 1.267 ölüm: En yüksek yıl 2014
İSİG Meclisi, tespitlerinin yüzde 91’ini ulusal basın, yüzde 9’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, aileler, sendikalar ve yerel kaynaklardan derlediğini belirtiyor.
SGK iş kazası istatistikleriyle karşılaştırıldığında (2025 hariç, çünkü SGK verileri açıklanmamış), İSİG’in tespitinin resmi kayıtlardan 13 ölüm daha düşük kaldığı; buna rağmen tablonun “saklanabilir” olmadığının altı çiziliyor.
Yıllara göre iş cinayeti sayıları şöyle:
- 2013: 93
- 2014: 386
- 2015: 67
- 2016: 74
- 2017: 93
- 2018: 67
- 2019: 64
- 2020: 61
- 2021: 70
- 2022: 105
- 2023: 51
- 2024: 75
- 2025: 61

Ölümlerin yüzde 70’i: Göçük/ezilme ve zehirlenme/boğulma
Rapora göre ölüm nedenleri içinde ilk sırayı göçük/ezilme alıyor: 507 işçi. İkinci sırada zehirlenme/boğulma var: 363 işçi. Diğer başlıklar ise şöyle:
- Patlama/yanma: 97
- Trafik/servis kazası: 86
- Yüksekten düşme: 48
- Kalp krizi/beyin kanaması: 46
- Nesne çarpması/düşmesi: 45
- Elektrik çarpması: 29
Ayrıca raporda silikozis (6), Covid-19 (3), kesilme/kopma (6), intihar (5) ve şiddet (5) gibi başlıklar da yer aldı. Listede yer almayan diğer nedenlerle de 21 kişi hayatını kaybetti.

Kömür, mermer, taş: Ölümlerin büyük kısmı bu üç alanda
İSİG Meclisi’nin tasnifine göre madenlerdeki ölümlerin yarıdan fazlası linyit ve taş kömürü ocaklarında.
Rapor, 1267 ölümün 682’sinin linyit ve taş kömürü üretiminde gerçekleştiğini; mermerde 178, taş ocaklarında 132 ölüm olduğunu kaydediyor. Bu üç alan, toplamın “beşte dördüne yakın” bölümünü oluşturuyor.

En çok ölüm Manisa ve Zonguldak’ta
İllere göre dağılımda ilk iki sırada kömür üretiminin yoğunlaştığı merkezler var. Manisa 350 ölüm, Zonguldak 140 ölüm.
Ardından Muğla (55), Bartın (54), Şırnak (36), Karaman (34), Isparta (31), Denizli (29) geliyor. Rapor, çok sayıda ilde farklı maden türlerinde ölümlerin sürdüğünü; “Anadolu coğrafyasının küresel maden ocağına dönüştürülmesi” eleştirisini bu harita üzerinden kuruyor.

Ölenlerin yüzde 68’i sendikasız
Rapora göre 13 yılda yaşamını yitiren madencilerin 403’ü (yüzde 31,8) sendikalı, 864’ü ise (yüzde 68,2) sendikasız.
Sendikalı ölümlerde en yüksek sayı Türk Maden-İş (313) ve Genel Maden-İş (84) üyelerinde. İSİG Meclisi, “sendika olmasa daha fazla ölüm olacağı” değerlendirmesini yaparken, diğer yandan taşeronlaşma ve güvencesizliğin önüne geçilememesini, Soma’da ölen 301 işçinin sendikalı olmasını da hatırlatarak “yeni bir sendikal hareket ihtiyacı” vurgusunu öne çıkarıyor.
Çocuk işçiler, kadınlar, göçmenler
Rapor, bu dönemde iki çocuk işçinin ölümünü tespit ediyor:
- 2013’te Kayseri Yahyalı’da 16 yaşındaki Ferhat İridağ (taş ocağında kamyon altında ezilme),
- 2025’te Kayseri Sarıoğlan’da 17 yaşındaki Mehmet Özarslan (kum ocağında bakım sırasında nehre düşme).
Ayrıca raporda, Ayşe Uygun ve Saniye Demir adlı iki kadın işçinin (manganez ve mermer işletmeleri) trafik kazası ve şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Göçmen işçilerde ise 7 Afganistanlı, 7 Suriyeli, 5 Çinli ve Irak, İran, Türkmenistan uyruklu birer işçinin ölümü kaydediliyor; Vezir Mohammad Nourtani’nin ölümü göçmen işçilerin koşulları açısından “sembol” olarak anılıyor.
İSİG Meclisi’nin talebi: Kamulaştırma, işçi denetimi, güvenli çalışma
Rapor, madenlerde düşük ücret, uzun mesai, güvencesizlik ve denetimsizliği “sermaye düzeninin cana kastı” olarak tarif ediyor. İSİG Meclisi’nin öne çıkardığı talepler arasında şunlar var:
- İnsan onuruna yakışır ücret ve çalışma saatleri
- İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması
- Madenlerin kamulaştırılması
- Sendikal iradeye müdahalenin son bulması
- İşçi denetiminin sağlanması
- Madencilik sahalarının çevresinde yaşayanların su, hava ve yaşam alanlarının korunması
(HA)







