Sırbistan'da siyasal mücadelenin ağırlık merkezi, 25 Ekim seçimlerinin sona ermesiyle birlikte Aleksandar Vučić'in iktidarda kalıp kalmayacağı sorusundan, öğrenci hareketinin seçimlerle elde ettiği çoğunluğu nasıl bir yönetime dönüştüreceğine kaydı.
Üniversite meclislerinde belirlenen bağımsız adaylarla seçime giren Öğrenci Listesi, geleneksel muhalefet partilerinin başaramadığını gerçekleştirerek parlamentoda tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaştı.
Cumhuriyet Seçim Komisyonunun 26 Ekim'de açıkladığı geçici verilere göre Öğrenci Listesi yüzde 52,65, Vučić'in ittifakı yüzde 39,22 oy aldı. Reuters'ın aktardığı sandalye dağılımı tablosunda öğrenci hareketinin 139, Vučić'in ittifakının 97 milletvekilliği bulunuyor.
Ancak hareketin ilk sınavı hükümet kurmaktan ibaret değil. Sırbistan'da siyasetin örgütlenme biçimi de değişti: Partilerin ve liderlerin çevresinde şekillenen siyasal rekabette, öğrencilerin kurduğu meclisler aracılığıyla aday gösterilmiş, farklı toplumsal kesimlerden gelen bağımsız şahsiyetler ülkenin en büyük parlamento grubunu oluşturacak.
Yeni çoğunluk, yeni siyasal örgütlenme
Öğrencilerin oluşturduğu liste, yalnızca iktidar ittifakını değil, geleneksel muhalefeti de geride bıraktı. Sırbistan Sosyalist Partisi (SPS) ve yıllardır muhalefette yer alan diğer partiler yüzde 3'lük seçim barajını aşamadı. “Sırbistan merkezli bağımsız seçim izleme kuruluşu Özgür Seçimler ve Demokrasi Merkezi'nin (CeSID) 26 Ekim tarihli son projeksiyonuna göre 250 sandalyeli Meclis'te Öğrenci Listesi 141, Vučić'in ittifakı 103, dört azınlık listesi ise toplam 6 sandalye kazanıyor.
Bu yeni denge, hareketin örgütlenme modelini de gündeme getiriyor. Öğrenciler kendileri milletvekili adayı olmak yerine üniversite meclislerinde tartışarak belirledikleri akademisyenleri, hekimleri, sanatçıları ve diğer meslek temsilcilerini aday gösterdi. Böylece kendi bağımsız örgütlenmelerini korurken parlamentoda kendilerini temsil edecek bir kadro oluşturdular.
Bağımsız seçim izleme kuruluşu CRTA'nın program direktörü Raša Nedeljkov, seçimden çıkan sonucu şöyle değerlendirdi:
"Dün, eşitsiz koşullara rağmen Sırbistan'da iktidarın seçimle değişebildiği doğrulandı."
Nedeljkov, yüksek katılımı son iki yılda gelişen yoğun yurttaş seferberliğine bağladı.
Öğrenciler hükümeti kuracak, peki devleti kim yönetecek?
Hareket, seçimlerden önce açıkladığı hedeflerinde bir geçiş hükümeti kurmayı, kurumların bağımsızlığını sağlamayı ve 12–18 ay içinde serbest ve adil seçim koşullarını yeniden oluşturmayı öngörüyordu. Ancak henüz başbakan adayını açıklamadı.
Bu durum, sokaktaki katılımcı demokrasi deneyimi ile merkezi devlet yönetiminin gerekleri arasında yeni bir gerilim ve tartışma dinamiği yaratıyor.
İtalya Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden (IAI) Balkanlar uzmanı Matteo Bonomi, 26 Ekim'de yayımladığı Sırbistan'ın İkinci Demokratik Geçişi başlıklı değerlendirmesinde, öğrenci hareketinin toplu karar alma yönteminin toplumsal katılımı artırdığını, ancak teknokratlardan oluşacak bir hükümet modelinin bu katılımcılıkla nasıl bağdaştırılacağının henüz çözülmediğini belirtiyor.
Bonomi'ye göre bir diğer sorun, 14 yıllık yönetim boyunca güvenlik kurumlarında, bürokraside ve kamu kaynaklarının dağıtımında oluşan siyasal angajman ağlarının varlığını koruması. Dolayısıyla parlamento çoğunluğunun elde edilmesi, devlet kurumlarının aynı hızla değişeceği anlamına gelmiyor.
Değişimin toplumsal temeli
Öğrenci hareketinin başarısı, yalnızca gençlerin geleneksel siyasete tepkisiyle sınırlı değil. Üniversitelerdeki protestoların öğretmenlerden çiftçilere ve çeşitli meslek gruplarına yayılması, hareketin seçim kazanabilecek ölçekte örgütlenmesini sağladı.
26 Ekim'de açıklanan bölgesel sonuçlara göre "Öğrenci Listesi" Belgrad'da yüzde 62,96, Voyvodina'da yüzde 52,19, Şumadiya ve Batı Sırbistan'da yüzde 50,82 oy aldı. Güney ve Doğu Sırbistan'da ise Vučić ittifakı üstünlüğünü korudu.
Reuters'a konuşan 60 yaşındaki sigorta çalışanı Svetlana Karagkozidou, yeni yönetimden beklentisini hayatın her alanına yayıldığını düşündüğü yolsuzluğun ortadan kaldırılması olarak ifade etti:
"Hayatımızın her alanına işlemiş bu yolsuzluk elbette değişecek. Yavaş yavaş normal bir toplum olma yönünde ilerlemeyi umuyoruz."
Buna karşılık 60 yaşındaki kamu çalışanı Senka Radaković, ülkenin bir anda değişmesinden kaygı duyduğunu, yeni yöneticilerin kimler olacağını bilmediğini söyledi.
Bonomi, bu beklentilerin arka planını Sırbistan'ın 2000 sonrası ekonomik dönüşümüne bağlıyor. Yazara göre özelleştirmeler, sanayisizleşme, ücretlerin baskılanması ve yabancı yatırımcılara sağlanan teşvikler geniş toplumsal kesimlerin demokratik dönüşümden beklediği refahı yaratmadı. Bu nedenle öğrenci hareketinin karşısında yalnızca siyasal kurumları değiştirmek değil, geçmişteki ekonomik politikaların sonuçlarıyla da yüzleşmek gibi ağır bir sorun bulunuyor.
Brüksel ve Moskova arasında yeni denge arayışı
Öğrenci Listesi'nin seçim başarısı, Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki Balkanlar rekabetine de yeni bir boyut kazandırdı.
Avrupa Birliği yöneticileri sonucu demokratik reformlar için bir fırsat olarak karşılarken, hareketin dış politika tercihleri konusunda belirsizlik devam ediyor.
Belgrad Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Bojan Vranić, Euronews'e yaptığı değerlendirmede Öğrenci Listesi'nin önceliğinin AB ile ilişkilerden önce ülkenin kendi kurumlarını onarmak olduğunu söyledi.
Hareket, eylülde Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmama tutumunu açıklamış, Kosova'nın bağımsızlığını tanımayacağını da bildirmişti. Carnegie Europe uzmanı Dimitar Bechev, listede Rusya'nın Kosova konusundaki desteğini korumak isteyen güçlü milliyetçi çevrelerin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bu nedenle yeni yönetimin Avrupa Birliği'ne yaklaşması ile Rusya'yla ilişkilerinin tümüyle kopması birbirinden iki ayrı dinamiğin işleyişinde doğan iki ayrı olasılık.
Bonomi de Avrupa Birliği'nin yeni yönetime derhal Rusya, Çin ve Kosova konularında jeopolitik tercihler dayatmasının demokratik geçişi güçleştirebileceği uyarısında bulunuyor. AB'nin geçmişte Vučić yönetimiyle bölgesel istikrar ve ekonomik işbirliği karşılığında geliştirdiği ilişkilerin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Siyasal mücadele artık başka bir zeminde
Sırbistan'da cumhurbaşkanlığı seçiminin yıl sonuna kadar yapılması gerekiyor. Öğrenci hareketinin parlamento çoğunluğunun yanı sıra cumhurbaşkanlığı için nasıl bir aday belirleyeceği, devlet kurumları üzerindeki etkinliği açısından önem taşıyor.
Öte yandan Vučić'in seçim yenilgisini kabul etmesi, Sırp İlerleme Partisi'nin örgütsel ve toplumsal gücünün ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Sırbistan'da iktidarın değişip değişmeyeceği tartışması artık geride kaldı; bundan sonra tartışma gündeminin merkezi konusu öğrenci hareketinin açtığı siyasal alanın nasıl bir demokratik, toplumsal ve kurumsal düzene dönüşeceği olacak.
(AEK)

