Sinema sektöründe çalışan kadınların büyük çoğunluğu, çalışma hayatlarını güvencesizlik, ayrımcılık ve şiddet sarmalı içinde sürdürüyor.
DİSK’e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası (SİNE-SEN) tarafından hazırlanan “Kadın İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Raporu”, sektördeki cinsiyet temelli ihlallerin yapısal ve yaygın olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Rapora göre, sektörde çalışan kadınların yüzde 87,2’si taciz, şiddet, mobbing veya sınır ihlali gibi ağır hak ihlallerinden en az birine maruz kaldığını belirtiyor.
Bu oran, sinema sektöründe çalışan her 10 kadından yaklaşık 9’unun güvenli bir çalışma ortamına sahip olmadığını gösteriyor.
Araştırma, ihlallerin yalnızca açık şiddet biçimleriyle sınırlı kalmadığını da ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 81,3’ü küçümseyici ve dışlayıcı davranışlara maruz kaldığını ifade ederken, yüzde 59,6’sı doğrudan cinsiyeti nedeniyle ayrımcılığa uğradığını söylüyor.
Kadınların yaptığı işin değil, dış görünüşlerinin ya da özel hayatlarının merkeze alınması ise yüzde 79,2 gibi yüksek bir orana ulaşıyor

Deneyim artıyor, ihlaller azalmıyor
Rapor, cinsiyet temelli ihlallerin mesleki kıdemle azalmadığını da ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 44,9’u sinema sektöründe 10 yıl ve üzeri deneyime sahip olmasına rağmen, hak ihlallerinin devam etmesi, sorunun sektörel bir kültürle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri ise kadınların, maruz kaldıkları ihlaller karşısında başvurabilecekleri mekanizmaların yokluğu. Katılımcıların yüzde 66’sı, kendilerini koruyacak bir dayanışma ağına ya da hukuki başvuru yoluna erişemediğini söylüyor.
Bu tabloya, çalışma alanlarındaki fiziksel güvensizlik de ekleniyor. Kadınların yüzde 68,8’i, soyunma alanları, hijyen koşulları ve ulaşım gibi temel konularda kendilerini güvende hissetmediklerini belirtiyor.

Rapor için yapılan araştırmaya katılan kadınların talepleri arasında denetimlerin artırılması, kadın kotası uygulanması ve sendikal faaliyetlerin güçlendirilmesi öne çıkıyor.
Talepler, mevcut durumun bireysel çabalarla değil, yapısal ve bağlayıcı düzenlemelerle değişebileceğine işaret ediyor.
Sendikanın araştırması, güvenli, eşit ve onurlu bir çalışma hayatı için acil adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. (TY)








