Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi Hasan Basri Usta, 15 Ekim’de Ankara’nın Dikimevi semtinde, evine dönerken polis olduğunu belirttiği kişiler tarafından zorla bir araca bindirildiğini, yaklaşık üç saat boyunca işkenceye ve tehditlere maruz bırakıldığını söyledi.

YURTTAŞA DEVLET TUZAĞI
Batman'da gözaltındaki gençlere ajanlık ve sabotajcılık dayatılıyor
Usta, kendisini kaçıran kişilerin siyasi faaliyetlerini sonlandırmasını, birlikte mücadele yürüttüğü arkadaşları hakkında bilgi vermesini ve onlar aleyhinde gerçeğe aykırı ifadelerde bulunmasını istediğini belirtti.
Yaşadıklarını bianet’e anlatan Usta, olayın ardından hastaneye giderek darp raporu aldığını, İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) başvurduğunu ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığını söyledi.
“Evimin sokağında önümü kestiler”
15 Ekim akşamı işten çıktıktan sonra evine döndüğünü belirten Usta, saat 20.00 sıralarında Dikimevi'ndeki evinin bulunduğu sokağa girdiğinde iki kişinin önünü kestiğini anlattı.
Bu kişilerin kendisiyle konuşmak istediğini, ancak görüşmeyi reddetmesi üzerine kalabalık bir grubun araçtan indiğini söyleyen Usta, yaşadıklarını şöyle aktardı:
“Konuşmak istemediğimi söyleyip yoluma devam etmek isteyince bir anda daha kalabalık bir şekilde bir araçtan indiler. Kaba dayakla, işkenceyle siyah bir jipe bindirildim. Aracın içinde gözlerimi bağladılar. Tam ismimle seslenip beni tanıdıklarını söylediler.”
Usta, araç içerisinde de şiddetin devam ettiğini, kendisine sürekli sorular yöneltildiğini ve telefonunun zorla açılmaya çalışıldığını belirtti.
“Telefonumu aldılar ve açmak için işkenceyle parmak izimi almaya çalıştılar. Bu, yarım saati aşkın bir süre boyunca devam etti. Bir polis uzun süre diziyle boğazıma bastırdı.”

Boğaziçili öğrenciler: Polis takip ediyor, ajanlık dayatıyor
“Ölümle tehdit ettiler”
NATO zirvesi öncesinde tutuklandığını ve üç ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildiğini hatırlatan Usta, kendisini kaçıran kişilerin önceki tutukluluğunu da tehdit amacıyla kullandığını söyledi.
“Beni yeniden tutuklanmakla, bir sonraki tutsaklığımın daha uzun olmasıyla, okulumu bitirememekle tehdit ettiler. Mücadeleyi bırakmam, onlara ‘bilgi’ vermem için para teklif ettiler. İtirafçı olmam için zorladılar.”
Arkadaşları hakkında gerçeğe aykırı ifadeler vermesinin istendiğini anlatan Usta, talepleri reddetmesi üzerine şiddetin arttığını belirtti.
“Arkadaşlarım üzerine yalan beyanlarda bulunmamı, bu şekilde kurtulacağımı söylediler. Konuşmadığım sürece beni bırakmayacaklarını, sürenin uzayacağını söylediler.”
Usta, yaklaşık üç saat boyunca araçta tutulduğunu, başına ve yüzüne darbeler aldığını, boğazının sıkıldığını ve defalarca ölümle tehdit edildiğini ifade etti.

“Gözlerimi açtığımda ıssız bir yerdeydim”
Usta'nın anlatımına göre kendisini kaçıran kişiler, yaklaşık üç saat sonra aracı Ankara'nın Mamak ilçesindeki dağlık bir alana götürdü.
Burada gözleri bağlı şekilde araçtan indirildiğini söyleyen Usta, çantasının kendisinden uzak bir noktaya bırakıldığını ve kişilerin olay yerinden ayrıldığını anlattı.
“Gözlerimi açtığımda etrafımda hiçbir şey yoktu. Mamak’ta ulaşımın olmadığı, insanın dahi geçmediği bir alanda olduğumu anladım. Arkadaşlarıma konum attım, beni almaları için.”
Usta, kendisini kaçıran kişilerin ayrılmadan önce yeniden geleceklerini ve kendisini arayacaklarını söyleyerek tehditlerini sürdürdüklerini belirtti.
“Arkadaşlarım hakkında yalan ifade vermemi istediler”
Kaçırılma sırasında kendisine yöneltilen soruların siyasi faaliyetleri ve birlikte mücadele ettiği kişiler üzerinde yoğunlaştığını belirten Usta, yaşadıklarını “ajanlık ve itirafçılık dayatması” olarak nitelendirdi.
“Arkadaşlarımın neler yaptığını, nasıl yaşadığını, ne konuştuğunu onlara anlatmamı, kişilere dair ‘bilgi’ vermemi söylediler. Birlikte mücadele içinde olduğum arkadaşlarımın üzerine yalan ifadeler vermem konusunda zorladılar.”
Bu talepleri kabul etmediğini söyleyen Usta, her reddedişinde daha fazla şiddete maruz bırakıldığını ifade etti.
“Ben bunu her reddettiğimde daha çok işkence ettiler. Seni değerlerinden, çevrenden ve inandıklarından uzaklaştırıyorlar. Yabancılaştırıyorlar. Kişiliğini ve insanlığını çürütüyorlar.”
“Bu saldırı siyasi mücadeleden bağımsız değil”
Yaşadıklarının SGDF üyeliği ve siyasi faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu düşündüğünü belirten Usta, kendisine yönelik saldırıyı yalnızca kişisel bir tehdit olarak değerlendirmediğini söyledi.
“Ben bir SGDF üyesiyim. Özgür ve onurlu bir yaşam için mücadele eden sosyalist bir gencim. Yalnızca böyle bir yaşamda ısrarcı olduğumuz için pek çok yıldırma politikasıyla karşı karşıya kalıyoruz.”

Avukat Ergül: "Gazetecilere İşkence Yapıldı; Ajanlık Teklif Edildi"
Usta, Ankara'da sosyalist gençlere yönelik benzer kaçırma ve tehdit iddialarının daha önce de gündeme geldiğini belirterek, bu yöntemlerin siyasi faaliyetleri engellemeyi amaçladığını savundu.
“Yaşadığım olayın örgütlü bir mücadelenin içinde yer almamdan bağımsız ele alınamayacağını düşünüyorum. Bu yüzden kaçırılmam, aldığım tehditler yürüttüğüm mücadeleden bağımsız değildir. Zaten bu mücadeleyi bırakmam için yapıldığı da gösteriyor bunu.”
Söz konusu uygulamaların yalnızca sosyalistleri hedef almadığını savunan Usta, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskıların toplumun farklı kesimlerini etkilediğini söyledi.
“Gazeteciler, sanatçılar, aydınlar tutuklanıyor. İnsanlar verdikleri sokak röportajlarından ifadeye çağrılıyor. Adalet arayanlar sürekli baskıya uğruyor. Bütün bir toplumu bu tip saldırılarla sindirmek, iktidarın politikaları karşısında suskun hale getirmek istiyorlar.”
Suç duyurusunda bulunacak
Olaydan birkaç saat sonra hastaneye başvurduğunu ve darp raporu aldığını söyleyen Usta, yaşadıklarına ilişkin hukuki süreci başlattıklarını belirtti.
Olayın gerçekleştiği noktada güvenlik kamerası bulunmadığını ifade eden Usta, sokağın giriş ve çıkışlarındaki kamera kayıtlarının incelenmesi halinde kullanılan aracın tespit edilebileceğini söyledi.
“Evimin sokağında işkenceyle araca bindirildiğim noktada kameralar yok. Bilerek böyle bir noktanın seçildiğini düşünüyorum. Ancak sokak başlarındaki kameralardan aracın sokağa giriş çıkışları görünebilir, bunlar incelenebilir.”
İHD üyesi olduğunu belirten Usta, darp raporuyla birlikte derneğe başvurduğunu, savcılığa ve emniyete suç duyurusunda bulunacaklarını, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na da başvurmayı planladıklarını aktardı.
Milletvekilleriyle de iletişime geçtiğini söyleyen Usta, henüz somut bir sonuç alamadıklarını belirtti.
“Hem hukuki hem toplumsal olarak bir duyarlılık oluşması gerekiyor. Başkaları da bu işkenceye maruz kalmasın diye her yola başvuracağız.”
Teşhir ediyorum! Ankara’da polisler tarafından sokak ortasında gözlerim bağlanıp zorla bir araca bindirilerek kaçırıldım!
— Hasan Basri Usta (@hasanbasriusta) October 21, 2026
“Mücadele eden herkese bir gözdağı”
Yaşadıklarının ardından kişisel güvenliğine ilişkin kaygılarının arttığını söyleyen Usta, benzer saldırılara başka gençlerin de maruz kalabileceğinden endişe duyduğunu belirtti.
“Geçtiğimiz hafta kendi evimin sokağından kaçırıldım, işkenceye uğradım. Mücadelesini baskılara, yıldırma politikalarına rağmen devam ettiren, özgür bir yaşamda ısrarcı olan başka genç arkadaşların da bunu yaşamayacağını söyleyemeyiz.”
Olayı kamuoyuyla paylaşmasının nedeninin yalnızca kendi yaşadıklarını duyurmak olmadığını ifade eden Usta, benzer hak ihlallerinin önlenmesi için dayanışma çağrısında bulundu.
“Bu benim şahsımda mücadele eden herkese bir gözdağı. O yüzden bireysel görmüyorum bu saldırıyı. Hep birlikte buna karşı çıkmalı, bir daha başka bir gencin başına gelmemesi için ses çıkarmalıyız.”

"30 yıl sonra tahliye olan yazar Menaf Osman, Edirne'ye kaçırıldı"
Usta, siyasi faaliyetlerini sürdüreceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Gözaltı-tutuklama saldırıları, baskılar bizi yıldıramayacak. Ben sosyalist bir genç olarak mücadele etmeye devam edeceğim. Buradan da bu saldırılara uğrayan, ailesi aranan, kaçırılan, tehdit edilen, ajanlık ve itirafçılık dayatılan tüm arkadaşlarıma korkmadan seslerini çıkarmalarını, bu suçları açıkça teşhir etmelerini çağrısını yapıyorum.”
(FY)







