Diyarbakır'ın eski Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı 7 yıllık mahpusluğun ardından tahliye oldu. Mızraklı'yı dışarında ailesi ve dostları bekliyordu. Zeynep Mızraklı da eşini karşılamak için cezaevinin önüne geldi.
Mızraklı eşi Zeynep ile birlikte kendisini bekleyen kalabalığa doğru yürüdü. Zılgıtlar ve alkışlarla karşılanan Mızraklı burada bekleyenlerle sarılarak özlem giderdi.
Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye oldu. (Görüntü: Ferhat Yaşar) pic.twitter.com/xNiOG1dgzE
— bianet (@bianet_org) September 8, 2026
Yoğun ilginin ardından bir konuşma yapan Mızraklı, “Burada olması gereken benden önce, bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş’tır” dedi. Duygularını şöyle aktardı:
"Demirtaş her zamanki haliyle ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm. Mesajı her zaman bu oldu. Sadece Demirtaş için değil, Sayın Öcalan başta olmak üzere hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın mülakatları yapacağınız günlerin gelmesi temennisiyle.
Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik. Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözedilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor."
Mızraklı, 2015’ten sonra yaşananlara değindi:
“Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığı da gözetilerek, dikkatli ve özenli, hızlı yürütülmesi gerekiyor. Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde ararsınız derler. Yüzyılın muhasebesine girmiyorum, 2015 ve sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır. Bunu rahmetli Demirel, 1995-1996 yıllarındaydı. O dönemde faili meçhuller, köy baskınları, işkencelerde insanların katli söz konusuydu. O dönemde Demirel, ‘Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz’ demişti. Bunu tarihin belgelerinde, gazetelerde de bulabilirsiniz. 2015 ve sonrası hukuk dışılığın zirve yaptığı, şahikasına vardığı bir dönemdir. Kaybettiğimiz şey hukuksuzluktur. İkincisi demokrasidir. Zaten cılız olan demokrasinin bütün değerlerini aşındıran bir süreç yaşandı. Bunun yerellerden Ankara’ya, merkeze bütün merkezlere kadar ilmek ilmek örme sürecindeyiz.”
"Telafi olması gereken bir süreç var"
Mızraklı, barışın kalıcı olması gerektiğine dikkat çekti:
“Ortada bir süreçten, barış ikliminden bahsediyoruz. Barış hadi öyle dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir. Hafızası olan, geçmişi olan, telafi edilmesi gereken bir süreçten bahsediyoruz. Barışın kalıcı olabilmesi için, yüreklerde, zihinlerde hafızalarda karşılık bulabilmesi için olması gereken şey samimi olmasıdır. Bunun içinde başta İmralı’da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış, bismillahı verilmiş arkasından demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kuran’ı Kerim’in ilk ayeti olan fatihası okunmuştur. Fatiha iki türlüdür. Bir geçmişin kötülüklerine Fatiha okumadır, bir de yeni bir döneme, açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o fatihadır, yeni bir dönem. Bu anlamda hukuka dönüşün, demokratikleşme adımlarının, toplumun kaygı ve korku koridorlarının telafi edileceği, güven arttırıcı adımlara ihtiyaç var. Bunun da en önemli faslı şeffaflaşmadır. Yani bir yerlerde bir takım görüşmeler yapılıyor, ondan sonrada bir şeyler duyuyoruz. Toplumdaki duygu yükünün ne olduğunu hissediyorum. Buradan çıkmak lazım. İnsanlar bir yola çıktıklarında varacakları adresleri görmek isterler, varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklardır, ya da yavaşlatacaklardır. Dolayısıyla bizlerde siyaset, toplum, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görmek içinde sürecin şeffaflaştırılması, enformatiğin çoğaltılması gerekiyor.”
"Bu mücadeleye güç verin"
Gazetecilere seslenen Mızraklı, “Artık Türkiye’de Demirtaş başta olmak üzere, İmralı’da Sayın Öcalan başta olmak üzere hepsi ile dışarıda özgürce herhangi bir kısıtlama olmaksızın mülakatların yapılması zamanının gelmesi temennisini ben söyleyeyim ama sizlerde lütfen bu mücadeleye güç verin, destek olun” dedi.
İsmail Beşikçi ile görüştü: Hem aydınlığımız hem de iftiharımızsınız
7 yıldır tutuklu bulunan Mızraklı’nın İsmail Beşkci ile telefonda görüştü. Şunları söyledi:
“Sizler bizim hem rehberlerimiz, hem öncülerimiz, hem büyük değerlerimizsiniz. Hem aydınlığımız hem de iftiharımızsınız. Bütün arkadaşlarımızın başta Selahattin Başkan olmak üzere özgürleşeceği günler bizim asıl rahatlayacağımız günler olacak” diye konuştu.
Sırrı Süreyya Önder’in mezarını ziyaret edecek
Mızraklı daha sonra Edirne'den İstanbul'a hareket etti. Burada Zincirlikuyu mezarlığına giderek Sırrı Süreyya Önder’in mezarını ziyaret etmesi bekleniyor.
Mızraklı daha sonra Diyarbakır’a geçecek. Burada da ilk ziyareti anne ve babasının mezarlarına yapacağı sonra Mehdi Zana, Tahir Demirtaş, Tahir Elçi, Mehmed Uzun ve İlhan Diken’in mezarlarını ziyaret etmesi bekleniyor.
Ayrıca Mızraklı'yı, Diyarbakır Havalimanı'nda büyük bir kalabalığın karşılanması bekleniyor.
(FY/Mİ/HA)







