İBB DAVASI 69. GÜN
Savcı, Ekrem İmamoğlu'nun babası hakkında suç duyurusu talep etti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci celsesinde 25 Ağustos'ta İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu dinlendi.
*İmamoğlu, "3,5 milyon dolar diye başladı, 380 bin avroya indi" diyerek yalanlarlaOkarşı karşıya olduklarını savundu.
*Oğlu nedeniyle yargılandığını belirten İmamoğlu'nun sorgusu sırasında savcı, 1 milyon avroluk para hareketi nedeniyle hakkında suç duyurusu talebinde bulundu. Duruşmada ayrıca sanık Baran Gönül de İmamoğlu İnşaat'ın çalışanı olmadığını, tüm işlerinin faturalı olduğunu söyledi. Ekrem İmamoğlu ise "Ailemizin bütün fertlerini itham altında bırakacak vahşi bir süreçle karşı karşıyayız" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve davanın tutuklu sanığı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci celsesi sürüyor. 17 Ağustos’ta başlayan duruşmaların 25 Ağustos’taki bölümünde Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu dinlendi.
Yaklaşık 60 yıldır ticaret yaptığını ve uzun yıllardır gayrimenkul yatırımlarıyla ilgilendiğini söyleyen Hasan İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi.
İmamoğlu, “Herkes gibi ticaret yaptık. Daire aldık, sattık. Ama demek ki benim gibi her daire satan, her daire alan burada suçlu oluyor. Maalesef Türkiye’de ticaret yapmanın bazı şartları varmış” dedi.
Davanın farklı kuşaklardan aile bireylerini aynı dosyada sanık konumuna getirdiğini belirten İmamoğlu, “Bu mahkeme biraz enteresan. Dede, torun, baba üçü bir arada. Suçlar aynı. Suçların aynılığı ticaret yapmak. Keşke bize zamanında ticaret yapmanın kanunsuz bir hareket olduğunu anlatsalardı, yapmazdık” diye konuştu.
“3,5 milyon dolar diye başladı, 380 bin avroya indi”
Hakkında basında çıkan para transferi iddialarına da yanıt veren Hasan İmamoğlu, bir gazetede “kaynağı belli olmayan parayı yurtdışına havale ettiği” yönünde haber yapıldığını söyledi.
İmamoğlu, “Paranın hem kaynağı belli değilmiş hem de havale yapmışım. Önce 3,5 milyon dolar diyorlar, sonra ine ine 380 bin avroya indi o para. Yani yalanların, iftiraların, itiraf adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ticari hayatı boyunca hukuka uygun hareket ettiğini savunan İmamoğlu, “Ben hiç kirli para kazanmadım ki aklanmaya ihtiyacım olsun. Her zaman düzgün çalıştık, kanunlu işler yaptık” dedi.
Şirket yönetimini yaşının ilerlemesiyle Tuncay Yılmaz’a bıraktığını belirten İmamoğlu, Yılmaz’a güvendiğini ve şirketin yönetimini başarılı biçimde sürdürdüğünü söyledi.
İmamoğlu, kendisinin esas olarak oğlu Ekrem İmamoğlu nedeniyle yargılandığını savunarak, “Ben burada yargılanmıyorum. Ben casus diye suçlanan o oğlumun, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum” dedi.
Savcıdan Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusu talebi
Hasan İmamoğlu’nun savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Duruşma savcısı, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın ifadesine atıfla elden teslim edildiği belirtilen 1 milyon avroluk para hareketini sordu.
Hasan İmamoğlu, söz konusu paranın kaynağına ilişkin muhasebe kaydının bulunması gerektiğini belirterek, “Ben incelemedim ama muhakkak muhasebe kaydı vardır” dedi.
İmamoğlu’nun sorgusu devam ederken duruşma savcısı ara mütalaa verdi. Savcı, “Kaynağı belli olmayan parayla ilgili Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum” dedi.
Mahkeme Başkanı, savcının talebinin değerlendirileceğini söyledi. Hasan İmamoğlu’nun avukatları ise müvekkillerinin sorgusu tamamlanmadan ve savunma makamının beyanları alınmadan suç duyurusu talebinde bulunulmasına itiraz etti.
“Haram yememek, çoluk çocuğa haram yedirmemek”
Ticaret hayatındaki ilkelerinden söz eden Hasan İmamoğlu, “Ticaret hayatımda dikkat ettiğim iki üç şey var. Bir tanesi haram yememek, birisi de çoluk çocuğa haram yedirmemektir” dedi.
Hakkındaki tedbirlere de tepki gösteren İmamoğlu, yurt dışı çıkış yasağının yanı sıra emekli maaşına dahi tedbir konulduğunu, söz konusu tedbirin daha sonra kaldırıldığını anlattı.
İmamoğlu, torununa yönelik yurt dışı çıkış yasağının da kaldırılmasını istedi. “Ortak konferansları var, katılacak, gidemiyor. Bunlar eziyetten başka nedir?” diye konuştu.
Gayrimenkul alım satımının suç gibi değerlendirilmesine tepki gösteren İmamoğlu, hayatı boyunca çok sayıda taşınmaz alıp sattığını belirterek, “Ben daire alıp satmanın yasak olduğunu bilmezdim. Bilseydim öyle bir şeyi almazdık hayat boyu. Kendim de üretiyorum” dedi.
“60 yıllık ticaret hayatının bu kadar ayağa düşürülmesine üzülüyorum”
Şirketlerine kayyum atanmasına da tepki gösteren Hasan İmamoğlu, “60 yıllık bir ticaret hayatının bu kadar ayağa düşürülmesine üzülüyorum” ifadelerini kullandı.
Duruşmada daha önce dinlenen bir sanığın beyanlarına da tepki gösteren İmamoğlu, “Bu kadar rahat yalan konuşabilen bir insana ben ilk defa rastlıyorum” dedi.
FETÖ iddialarına da yanıt veren İmamoğlu, geçmişte bir okul projesiyle ilgili kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, “Ben okul yapmadım FETÖ’yle. Tek başıma yaptım. Başaramadım. Türkiye Milli Kültür Vakfı’na bunu sattım. Onlar da başaramadı, FETÖ’ye sattı. Sonunda devlete kaldı” diye konuştu.
Savunmasının sonunda mahkemeye gidip gelmekten ve oğlunu sanık olarak izlemekten duyduğu rahatsızlığı dile getiren İmamoğlu, “Oğlumu izlemek bana hoş gelmiyor. Suçlular suçsuz, suçsuzlar suçlu, itirafçılar kendilerini aklayıp aklayıp çıkıyorlar” dedi.
Baran Gönül: “Ben hiçbir zaman İmamoğlu İnşaat’ın çalışanı olmadım”
Duruşmada Hasan İmamoğlu’ndan önce tutuksuz sanık iş insanı Baran Gönül’ün savunması alındı.
İnşaat mühendisi olduğunu belirten Gönül, yaklaşık 12 yıldır şantiye şefliği, danışmanlık ve çeşitli inşaat işleri yaptığını, 2015’te MB Turkuaz Mimarlık İnşaat Şirketi’ni kurduğunu anlattı.
Gönül, ülkedeki yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybına karşı birikimlerini döviz ve altın olarak tuttuğunu, ihtiyaç duyduğunda bunları bozdurarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Gayrimenkul ve araç alım satımlarının da ticari faaliyetleri kapsamında olduğunu belirtti.
2021’den itibaren İmamoğlu İnşaat’ın bazı projelerinde taşeronluk ve şantiye şefliği yaptığını belirten Gönül, bütün işlerin sözleşmeli ve faturalı olduğunu söyledi.
Sarıyer’deki bir projede şantiye şefliği yapabilmek için SGK kaydının İmamoğlu İnşaat üzerinden gerçekleştirildiğini belirten Gönül, bunun çalışan olduğu anlamına gelmediğini savundu.
“Ben hiçbir zaman İmamoğlu İnşaat’ın çalışanı olmadım. İddianamede benim hakkımda İmamoğlu’nun çalışanı olarak yapılan değerlendirme hatalıdır” dedi.
Gönül, mal varlığına yönelik tedbirlerin, banka hesaplarındaki blokelerin ve yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatını talep etti.
Ekrem İmamoğlu: “Ailemi itham altında bırakan vahşi bir süreç”
Gönül’ün çapraz sorgusu sırasında Ekrem İmamoğlu da söz alarak sorular yöneltti.
İmamoğlu, Gönül’le yalnızca şantiye ziyaretleri sırasında birkaç kez karşılaştığını belirterek, “Benim çok birebir ilgilenmediğim dönemde benim firmamla, ortak olduğum firmamla gayriresmi bir ticaretiniz oldu mu?” diye sordu.
Gönül, bütün işlerinin resmi ve faturalı olduğunu belirterek, “Hayır Başkanım” yanıtını verdi.
İmamoğlu, Gönül’ün eşi Dilek İmamoğlu’ndan satın aldığı taşınmazlarla ilgili de soru yöneltti.
“Ailemizin bütün fertlerini ciddi anlamda itham altında bırakacak vahşi bir süreçle karşı karşıyayız” diyen İmamoğlu, söz konusu satışların dışında herhangi bir menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığını sordu.
Gönül ise Dilek İmamoğlu’nu tanımadığını, satışların vekalet yoluyla gerçekleştirildiğini ve taşınmazların ticari amaçla satın alındığını söyledi.
İmamoğlu İnşaat’tan satın aldığı ve halen yaşadığı daire hakkında da konuşan Gönül, söz konusu taşınmazı ticari ve kişisel ihtiyaçları doğrultusunda aldığını belirtti.
Davanın ikinci celsesinde neler yaşandı?
17 Ağustos’ta başlayan ikinci celsede şu ana kadar çok sayıda sanığın savunması ve çapraz sorgusu yapıldı.
Duruşmanın ilk gününde bazı avukatlar, tutuklu sanıkların bekletildiği bölümdeki koşullara ve duruşma salonundaki mikrofonlara ilişkin itirazlarda bulundu. Tutuksuz sanık Baki Aydöner, 30 milyon dolar aldığı yönündeki suçlamayı reddederken, müzisyen Ercan Saatçi de gözaltı sürecine ilişkin yaşadıklarını anlattı.
İkinci gün etkin pişmanlıktan yararlanan sanık Muzaffer Beyaz’ın beyanları tartışıldı. Savcının tutuklama talebi mahkeme heyetince oy çokluğuyla reddedildi. Etkin pişmanlıktan yararlanan Veysel Erçevik ise ifadesini okumadan imzaladığını söyledi.
Üçüncü günde Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, kendisine yöneltilen “rüşvet pazarlığı” suçlamasını reddetti. İstanbul Senin uygulamasına ilişkin suçlanan İsmet Koyun ise uygulamada casusluk amacıyla bir yazılım kullanıldığı iddiasını kabul etmedi.
Dördüncü günde ise sanıklardan Erdoğan Göğen, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’ya bir çöp tesisi devri sırasında 1 milyon 250 bin dolar rüşvet sağladığı iddiasını reddetti. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, suç tarihi olarak gösterilen dönemde deprem nedeniyle Hatay’da bulunduğunu söyledi.
İPA’nın eski çalışanı Şehide Zehra Keleş de hakkındaki örgüt üyeliği suçlamasını reddederken, avukatı Büşra Çakır, Keleş’in İPA’dan maaşının yoksulluk sınırının altında kalması nedeniyle istifa ettiğini belirterek, “Suç örgütü üyesi bu sebeple işten ayrılır mı?” diye sordu.
Duruşmaların Eylül ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.
İBB Davası: "Savunmam kısa ama haklılığım 4 bin sayfa eder"
(EMK)