Anayasa Mahkemesi (AYM), 24 Kasım 2021’de Çanakkale’de ekonomik krizi protesto etmek amacıyla düzenlenen eylem sırasında polisin şiddet uyguladığı avukat İlayda Kocabaş Güner’in bireysel başvurusunu karara bağladı.
Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti. AYM kararı oybirliğiyle aldı.
Yüksek Mahkeme, savcılığın polis şiddeti iddialarını aydınlatabilecek delilleri toplamadığını, görgü tanığının ifadesine başvurmadığını ve şikayet edilen polislerin kimliklerini dahi belirlemediğini tespit etti.
Polis aracında tehdit ve şiddet
Olay, 24 Kasım 2021’de Çanakkale Mümtaz Pirinççiler Meydanı’nda ekonomik krizi protesto etmek amacıyla düzenlenen basın açıklaması sırasında yaşandı. Polis, eylemin ardından yürüyüşe geçmek isteyen gruba müdahale etti. Aralarında Kocabaş Güner’in de bulunduğu 14 kişi yakalandı.
Kocabaş Güner, bir müvekkilinin kendisini arayarak eylemcilere orantısız güç kullanıldığını bildirmesi üzerine olay yerine gittiğini, yaşlı yurttaşlara yönelik kötü muameleyi engellemek amacıyla avukat kimliğiyle müdahalede bulunduğunu anlattı.
Avukat olduğunu söylemesine rağmen zor kullanılarak polis aracına götürüldüğünü belirten Kocabaş Güner, sivil kıyafetli bir erkek polisin kendisine cinsel saldırı imasında bulunarak "Sen işkence görmemişsin, sana bir işkence ederim" sözleriyle tehdit ettiğini aktardı.
Kocabaş Güner, polis aracında bir kadın polisin kendisine "Gerizekalı" diyerek hakaret ettiğini, "Avukatmış, görüşeceğiz" sözleriyle tehdit ettiğini ve arkasından boğazına sarıldığını da ileri sürdü.
Olay sonrası düzenlenen adli muayene raporunda Güner’in her iki bileğinde hassasiyet tespit edildi.
Tanık, polisin avukata vurduğunu söyledi
Aynı eylemde gözaltına alınan bir yurttaş ise olay günü verdiği ifadede, polis aracında bulunan bir kadın polisin Kocabaş Güner’e vurduğunu ve başını cama çarptığını anlattı.
Ancak Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı, 22 Şubat 2022’de polisler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Savcılık, sağlık raporunda boyun bölgesinde yaralanma bulunmamasını, kamera görüntülerinde hakaret veya tehdit içerikli davranış saptanamamasını ve iddiaları destekleyen yeterli delil bulunmadığını gerekçe gösterdi.
Güner’in karara itirazı da Çanakkale 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 24 Mart 2022’de reddedildi. Bunun üzerine Güner, AYM’ye başvurdu.
AYM: Soruşturmanın bağımsızlığı zedelendi
AYM, kararında görgü tanığı yurttaşın olayın hemen ardından, başka bir soruşturma kapsamında verdiği ifadenin önemine dikkat çekti.
Mahkemeye göre tanığın anlatımı, başvurucunun iddialarından bağımsız olarak ortaya çıkmış ve bunları doğrulayan nitelikteydi. Bu nedenle kötü muamele iddiası, etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirecek ölçüde savunulabilirdi.
Buna karşın savcılığın maddi gerçeği ortaya çıkarmak için gerekli işlemleri yapmadığını belirleyen AYM, soruşturmadaki eksiklikleri sıraladı.
Görgü tanığı yurttaşın ifadesi alınmadı, şikayet edilen polislerin kimlikleri belirlenmedi ve beyanlarına başvurulmadı. Kocabaş Güner, kendisine kötü muamelede bulunan polisleri teşhis edebileceğini bildirmesine rağmen teşhis işlemi yapılmadı. Polis aracı da dahil olmak üzere olayın yaşandığı alanları kapsayan kapsamlı bir kamera araştırması da gerçekleştirilmedi.
AYM, savcılığın şikayet edilen polislerin hazırladığı tutanakları bağımsız delillerle doğrulamadan esas almasını da eleştirdi. Kararda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Başsavcılık, iddiaların odağındaki kolluk görevlilerince tanzim edilen belgelerin doğruluğunu bağımsız unsurlarca araştırmaksızın, münhasıran başvurucu hakkında yürütülen soruşturma dosyasındaki verilere dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Oysa olayın şüphelisi konumundaki kişilerce düzenlenen, doğruluğu denetlenmeyen ve başkaca bağımsız somut delillerle desteklenmeyen tutanakların tek başına karara esas alınması soruşturmanın bağımsızlığını zedeler.”
AYM ayrıca, polislerin orantılı güç kullandığı sonucuna varan savcılığın, Kocabaş Güner’in hangi somut saldırgan veya direnç içeren davranışı nedeniyle güç kullanılmasının gerekli olduğunu açıklamadığına dikkat çekti:
“Başsavcılık kararında polis memurlarının görevlerinin gerektirdiği ölçüde orantılı güç kullandıkları değerlendirilmiş ise de başvurucunun kendisine karşı güç kullanılmasını gerektirecek hangi somut, saldırgan veya direnç içeren davranışta bulunduğu açıklanmadığı gibi D.Ö.’nün aksi yöndeki önemli beyanları da tamamen değerlendirmesiz bırakılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun iddiaları hakkında yürütülen ceza soruşturmasının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının gerektirdiği etkililikte olmadığı sonucuna varılmıştır.”
Yeniden soruşturma ve 50 bin TL tazminat
AYM, bütün bu eksiklikler nedeniyle Kocabaş Güner’in kötü muamele iddiaları hakkında yürütülen ceza soruşturmasının Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği etkililikte olmadığına hükmetti.
Mahkeme, etkili soruşturma yürütülmediği için olayın nasıl gerçekleştiğinin yeterince aydınlatılamadığını, bu nedenle kötü muamele yasağının maddi boyutu hakkında ayrıca inceleme yapmadığını belirtti.
İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin yeniden soruşturma yapılmak üzere Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine hükmetti.
AYM ayrıca Kocabaş Güner’e net 50 bin TL manevi tazminat ve 40 bin TL yargılama gideri ödenmesine karar verdi.
(HA)














