Savaşa Hayır İnisiyatifi, Türkiye’nin Yemen’e asker gönderilmesini içeren bir tezkere hazırlığında olduğu iddiasına karşı açıklama yaptı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığı belirtilen “Mekke İttifakı” kapsamında gündeme geldiği öne sürülen tezkerenin bölgesel barışı tehdit ettiğini savunan inisiyatif, Türkiye’nin yeni bir savaşa sürüklenmesine karşı çıktı.
“Yemen Tezkeresine Hayır! Bölgesel Bir Bataklığa Sürüklenmeyi Reddediyoruz!” başlıklı açıklamada, Türkiye’nin Yemen’e asker göndermesinin tarihsel, askerî ve stratejik açıdan ciddi riskler taşıdığı belirtildi.
İnisiyatif, iktidarın olası askerî müdahaleyi kamuoyuna “din, iman ve beka” meselesi olarak sunduğunu savunarak, tezkereye karşı çıkanların “milli iradeye karşı çıkmakla” suçlanmasının toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini kaydetti.
“Yemen’de öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz”
Yemen’in Osmanlı İmparatorluğu döneminde uzun yıllar süren savaşların ve acıların yaşandığı bir coğrafya olduğunu hatırlatan inisiyatif, Türkiye’nin başka ülkelerin sınırlarına müdahale planlarının ve askerî ittifakların parçası olmaması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Her müdahale acılar, kayıplar, yaralılar ve gözyaşı demektir. Ölüm demektir. Yemen’de de öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz” denildi.
İnisiyatif, Türkiye’nin yalnızca eğitim ve hava savunma desteği vereceği yönündeki olası açıklamaların da askerî müdahalenin risklerini ortadan kaldırmayacağını savundu. 2011’deki Libya müdahalesini örnek gösteren açıklamada, hava savunma sistemlerini yönetmenin, insansız hava araçları uçurmanın ve istihbarat sağlamanın da savaşın doğrudan parçası olmak anlamına geldiği ifade edildi.
“Türkiye başka ülkelerin krizlerine kalkan yapılmamalı”
Mekke İttifakı’nda yer aldığı belirtilen ortak savunma ilkesinin Türkiye’yi başka ülkelerin çatışmalarına taraf haline getirebileceği uyarısında bulunan inisiyatif, Suudi Arabistan’ın Yemen’le, Pakistan’ın ise Hindistan veya Afganistan’la yaşayabileceği krizlere dikkat çekti.
Açıklamada, “Türkiye’nin, başka ülkelerin ulusal güvenlik krizlerine kalkan yapılması kabul edilemez” denildi.
İnisiyatif, ittifakın İsrail’e karşı oluşturulduğu yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı. İttifakın İran’ı çevreleme ve mezhep temelli kutuplaşmayı derinleştirme sonucunu doğuracağını savunan inisiyatif, bu adımın ABD’nin bölgesel politikalarıyla uyumlu olduğunu ileri sürdü.
“Yemen’in ihtiyacı insani yardım ve barış”
Yemen’de milyonlarca çocuğun açlık, kolera ve abluka koşullarıyla karşı karşıya olduğunu belirten inisiyatif, Türkiye’nin askerî müdahaleye katılmak yerine insani yardıma ve diplomatik çözümlere öncelik vermesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, “Barışı savunan bir ülkenin yapması gereken çatışmalara taraf olup kan dökmek, silah sevkiyatı yapmak veya bir bloğun askeri olmak değil, taraflar arasında barışı inşa edecek politikaları şekillendirmektir” ifadeleri kullanıldı.
İnisiyatif, TBMM’deki milletvekillerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına, aydınlara ve yurttaşlara da çağrıda bulundu.
Açıklama, “Hiç kimsenin canı, dar vizyonlu siyasi hesapların ve emperyalist güçlere şirin görünme çabalarının bedeli olarak ödenemez” sözleriyle sona erdi. İnisiyatif, “Yemen bataklığına sürüklenmeyeceğiz! Yemen Tezkeresine hayır!” diyerek tezkereye karşı tutumunu yineledi.
(EMK)

