Bingöl'ün Genç ilçesi ile Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinin kesiştiği bölgede yer alan Sarım Çayı üzerinde planlanan Birsu Hidroelektrik Santrali'nin (HES) çevresel etki değerlendirmesi kararı yargıdan döndü.
Silvan Elektrik Üretim Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmek istenen projeye karşı bölge sakinleri adına avukat Barış Yıldırım'ın açtığı davada Bingöl İdare Mahkemesi, “ÇED olumlu” kararının hukuka ve kamu yararına aykırı olduğuna hükmetti.
Mahkemenin 17 Eylül'de verdiği karar, 13 Ekim'de kamuoyuna yansıdı.
Su rejimi ve biyolojik çeşitlilik yeterince incelenmedi
Yaklaşık 86 megavat elektrik üretim kapasitesi öngörülen Birsu HES projesi kapsamında regülatörler, bentler, iletim tünelleri ile idari ve teknik yapılar kurulması planlanıyordu.
Projede, çayın sularının önemli bir bölümünün tüneller aracılığıyla taşınması öngörülüyordu. Bu müdahalenin çayın doğal akışı ve çevresindeki canlı yaşam üzerindeki etkileri davanın temel konularının başında geliyordu.
Mahkeme, bilirkişi raporundaki bilimsel ve teknik değerlendirmeler doğrultusunda, ÇED dosyasının bir dizi önemli eksiklik içerdiğini belirledi.
Bunlar arasında su akışı verilerinin güvenilirliği, yaz aylarındaki kuraklık koşulları, yeraltı sularına olası etkileri, sucul yaşam, orman örtüsü ve arıcılık faaliyetleri yer alıyordu.
Mahkeme, projenin çevresel sonuçları yeterli bilimsel verilerle ortaya konulmadan verilen "olumlu" kararın hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı.
Bölge halkının mücadelesi sonuç verdi
Sarım Çayı, Dicle Havzası'nın su kaynaklarından biri olmasının yanında çevre köylerin tarımsal faaliyetleri, hayvancılığı ve doğal yaşamı bakımından da önem taşıyor.
Çayın su rejiminde meydana gelebilecek değişiklikler yalnızca elektrik üretim tesisinin kurulduğu noktayı değil, suyun aşağı havzasındaki yerleşimleri ve doğal yaşam alanlarını da etkiliyor.
Bölge sakinlerinin açtığı dava, bu etkilerin proje onayından önce bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiği talebine dayanıyordu.
Mahkeme kararıyla 2023 yılında verilen “ÇED olumlu” işlemi iptal edildi. Bu sonuç, projenin yeniden düzenlenerek başka bir idari sürecin başlatılması olasılığını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor; ancak mevcut ÇED onayına dayanan uygulamayı hukuk dışına çıkarıyor.
(AEK)

