Sanatçılar Girişimi ile Türkiye Yazarlar Sendikası Cumhuriyet’i ziyaret etti.
Cumhuriyet Gazetesi bahçesinde kurulan kürsüde Sanatçılar Girişimi’nden Orhan Aydın, Edip Akbayram, Orhan Kurtuldu, Ragıp Yavuz, Onur Akın, Suavi, Belkıs Akkale, Orhan Aydın, Bedir Bayram ve Melike Demirağ yer aldı; TYS Başkanı Mustafa Köz de açıklama yaptı.
Aydın: Saltanatın kaldırıldığı gün bugün
"Sanatçılar Girişimi" adına gazeteyi ziyaret ettiklerini söyleyen Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, 1 Kasım'ın saltanatın kaldırıldığı tarih olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:
"Tam da bugün, kendini bu ülkede herşeyin sorumlusu sayan ülkeyi kurum ve kuruluşlarıyla ele geçirip, kendi geleceğini kurmaya çalışan bir çeteleşmenin başındaki insanın aklına karşı, yan yana gelişimizin, birlikte demokratik özgür bir ülke yaratmak için ortaya kurduğumuz çabalarımızı yükseltmenin zamanıdır."
Kurtuldu: İsyan ediyoruz
Ataol Behramoğlu'nun "Dörtlükler" şiirinden bölümler okuyan tiyatro sanatçısı Orhan Kurtuldu ise, "Demokrasiyi çiğneyenlere isyan ediyoruz. Cumhuriyetin kurallarını uymayanlara isyan ediyoruz" şeklinde konuştu.
Suavi: Demokratik haklarımızı yeniden kullanmalıyız
Suavi ise "Fidel Castro'nun şu söylemi, süreci net olarak tanımlıyor; Bizler mücadelede yenik düşebiliriz, Ancak yeniden ayağa kalkarak deneme hakkımızı kullanırız. Ancak bir diktatör yenik düşerse, bir daha kesinlikle ayağa kalkamayacaktır. Farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek yan yana gelmemizin, bu gidişe dur dememizin yolu, demokratik haklarımızı yeniden kullanma kültüründen geçmektedir" diye konuştu.
Demirağ: Bir gün gelecek
Melike Demirağ da “Bir Gün Gelecek” şarkısını söyleyerek, "Dünyanın Türkiye'nin barışta, huzurda kardeşlikte yaşama umuduyla buradayız "dedi.
Köz: Karanlığı parçayalacağız
Köz ise “Karanlığa küfredeceğine bir mum yak” sözünü hatırlatarak şöyle devam etti:
“OHAL KHK yeni değil ki. 14 yıldır yerli ve milli iktidar, millet tavrı bugün kültür dergileir, gazeteler, sendiklar ve tüm birlikleri yok etmek için uğraşıyor. Oysa biz biliyoruz ki kültür evrenseldir. Yeryüzünde yazarların düşü barış düşüdür, kan görmek istemez. Ama iktidar sürekli bir kan güdüsüyle ülkeyi yönetmek istiyor. Biz tutsak olmayacağız. Bir yazar bile özgür değilse bu yeryüzünün tüm yazarları tutsaktır. Bu karanlığı parçalayacağız.”
Yavuz: Onurumuzla üretim yapıyoruz
Bugün Şehir Tiyatrolarındaki görevinden uzaklaştırmasının resmi belgesinin kendisine verileceğini söyleyen Tiyatro Yönetmeni Ragıp Yavuz da, Biz bunları yaşarken, bazı muhabbetler oluyor. Duyuyoruz, 'Yahu o arkadaşın birşeyi var mıydı'.Arkadaşlar, hiçbirimizin hiç birşeyi yok. Onurumuzla üretim yapmaya çalışıyoruz. Laikliğe, Cumhuriyete, Demokrasiye, Barışa sahip çıkmaya çalışıyoruz. Hiçbirimizin birşeyi yok. Mikroskopla arasalar da birşey bulamazlar" diye konuştu.
Ne olmuştu?
31 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Vakfı yöneticileri hakkında “PKK/KCK ve FETÖ/PYD terör örgütlerine müzahir olduklarına, yönetim kurulu toplantısında alınana vakıf üyeliğine seçim kararının usulsüz olduğuna 15 Temmuz darbe girişiminden kısa bir süre öncesinde darbeyi meşrulaştırıcı yayınlar yapıldığına dair iddia ve tespitler üzerine PKK/KCK ve FETÖ/PYD terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından” soruşturma başladığını açıkladı.
Cumhuriyet gazetesinden 16 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı, 13’ü aynı gün içinde gözaltına alındı.
Gözaltına alınan isimler: Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, yazar Hakan Kara, yazar Hikmet Çetinkaya, karikatürist Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi avukat Bülent Utku, yazar Güray Öz, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi avukat Mustafa Kemal Güngör, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kuruul Üyesi Önder Çelik, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Yener, Cumhuriyet Kitap eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, yazar Aydın Engin, yazar Kadri Gürsel ve muhasebe müdürü Günseli Özaltay.
Yurtdışında olan Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı avukat Akın Atalay, gazeteci Nebil Özgentürk ve gazeteci Can Dündar hakkında da gözaltı kararı var. (EA)
Gazeteci. Aralık 2012-Haziran 2018 dönemi bianet İfade Özgürlüğü editörü. Öncesinde IMC TV'de muhabirlik yaptı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü mezunu.
İsveç'te yayınlanan Dagens ETC gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Andreas Gustavsson, İBB operasyonu sonrası yaşanan gelişmeleri takip etmek için İstanbul'a gelen İsveçli gazeteci Joakim Medin'den haber alınamadığını söyledi.
Gustavsson, en son perşembe günü görüştüğü Medin'in gözaltına alındığını ve sorguya götürüldüğünü söylediğini ifade etti.
ETC gazetesinin yöneticileri, Dışişleri Bakanlığı ile temasa geçtiklerini ama bir sonuç alamadıklarını öne sürdü.
Joakim Medin kimdir?
Joakim Medin, İsveç'te yaşayan bir gazeteci, yazar, eğitmen ve fotoğrafçıdır. Aslen bir lise öğretmeni olan Medin, gazetecilik kariyerine 2009 yılında Honduras’taki darbe sırasında başladı. Araştırmacı gazetecilik ve dış haberler konusunda derin bir ilgisi vardır; çoğunlukla sahadan, demokrasi gelişimi, siyaset, popülizm ve aşırılık, insan hakları, silahlı çatışmalar, mülteci krizi ve yoksullukla ilgili konular üzerine yazılar kaleme aldı.
Yayımlanmış altı kitabı bulunan Medin, ayrıca birçok ortak kitap çalışmasında ve çeşitli raporlarda da yer aldı. Mesleği, çalışma alanı ve keşifleri üzerine sıkça konferanslar vermektedir.
Türkiye’deki dokuz bağımsız medya kuruluşu —Artı Gerçek, BirGün, Diken, Ekonomim, Gazete Pencere, Kısa Dalga, Medyascope, T24 ve ilketv.com.tr— Google’ın haber sitelerine karşı uygulamaya koyduğu algoritma değişikliğine karşı açıklama yaptı.
Açıklama Gazete Duvar’ın kapanışının ardından geldi. Google’ın bağımsız medyaya "yıkıcı bir ambargo" uyguladığını belirten medya kuruluşları okur erişiminin ciddi şekilde engellediğini kaydetti.
‘Keşfet’ ve ‘Haberler’ araçları üzerinden yönlendirilen okur trafiklerinin yüzde 98 düştüğünü aktardı.
Google’ın bu değişikliğe dair herhangi bir gerekçe sunmadığını ekleyen medya kuruluşları karşılarında muhatap bulamadığını ifade etti.
Okurlara da bir çağrı yapan medya kuruluşları Google yerine doğrudan haber sitelerini ziyaret etmeleri ve bağımsız medyayı abonelik ve bağışlarla desteklemeleri çağrısı yaptı:
"Kurumların mali yapılarına geri dönülmez zararlar veriyor"
"Türkiye’de yayın yapan bağımsız medya kuruluşları olarak bir kez daha Google’ın okur trafiğimize uyguladığı ambargo ve bu ambargonun yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Tüm kamuoyunun, özellikle de okurlarımızın, durumun ciddiyetinin farkına varmasının hayati önemde olduğunu vurgulamak istiyoruz.
Haber sitelerine yönlendirilen trafik akışı, ilk kez Ekim 2024’te ortaya çıkan ve yaklaşık 1 ay süren ambargonun ardından Ocak sonundan itibaren yeniden yok edildi. Google’ın ‘Keşfet’ ve ‘Haberler’ araçları üzerinden yönlendirilen okur trafiklerinin yüzde 98’i, bağımsız medya kurumlarının ağırlığını oluşturduğu çok sayıda haber sitesi için bir günde ortadan kaldırıldı.
Algoritma değişikliği dâhil hiçbir makul açıklaması olmayan bu ani ve büyük trafik kayıplarına karşılık tüm girişimlerimize rağmen Google ile sağlıklı ve sürekli bir muhataplık ilişkisi de kurabilmiş değiliz.
Önemle belirtmek isteriz ki Google’ın hiçbir denetime uğramadan, salt kendi ihtiyaçları doğrultusunda yaptığı trafik akışı değişiklikleri yalnızca medya kurumlarının görünürlüklerini etkilemekle kalmıyor. Google tarafından görmezden gelinenlerin ağırlığını bağımsız medya kurumlarının oluşturduğu bu ‘yeni’ internet haber ekosistemi, kamuoyunun habere erişimini de zorlaştırıyor. Uzun vadede ise bu durum, zaten birçok baskı ile mücadele eden medya kurumlarının mali yapılarına geri dönülmez zararlar verme riski taşıyor.
Okuduğunuz açıklamayı hazırladığımız günlerde, metnin altında imzası bulunması gereken Gazete Duvar’ın kapanması, tam da dikkat çekmeye çalıştığımız tehlikenin ne denli gerçek olduğunu ortaya koyuyor.
Bu nedenlerle, Türkiye’de yayın yapan bağımsız medya kuruluşları olarak Google’ın bu tutumuyla çalınan kurumsal haklarımızın, çalışanlarımızın emeğinin, okurlarımızın desteğinin her platformda takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.
Başta Rekabet Kurumu olmak üzere hem yerel hem uluslararası hukuk mercilerinde yapılacak başvurularımızla bu mücadeleyi sürdüreceğimizi ve Google’ın bütün dünya ile birlikte ülkemizde de yarattığı bu tahribatın ısrarlı takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.
Ayrıca Türkiye’de konuyla ilgili devlet kurumlarını da gerekli önlemleri almaya, Google’ın ya da başka teknoloji tekellerinin kamuoyunun haber alma hakkı ve bağımsız gazetecilik çabasını hedef almasına izin vermeyerek yerel medyayı güçlendirecek düzenlemeleri hayata geçirmeye, bu çalışmaları sırasında da medya kurumları arasında herhangi bir ayrım gözetmeksizin fikir alışverişi kanallarını açık tutmaya davet ediyoruz.
Reklam verenlere çağrı
Türkiye’de üretip Türkiye’de kazanan reklam verenlere de bir çağrımız var:
Gelirinizin önemli bir kısmını tüketiciye ulaşmak ve görünür olmak için internet reklamlarına aktarıyorsunuz. Ancak tüketiciyle en önemli buluşma noktalarından olan haber siteleri Google ambargosu yüzünden yüzde 90'a varan okur kayıpları yaşadığı için bu yatırım da hedefine ulaşmıyor. Sizleri, Google ve diğer teknoloji şirketleri bu tutumlarından vazgeçip, şeffaf bir şekilde ve yasal düzenlemelerle garanti altına alınmış̧ bir düzen kurulana kadar reklamlarınızı doğrudan ülkemizde yayın yapan medya kuruluşlarına yönlendirmeye davet ediyoruz.
Okura çağrı
Son çağrımız da okurlarımıza:
Bağımsız medyanın yaşadığı kriz, özgürce haber almak isteyen tüm yurttaşların krizidir. Daha da ötesi bu bir demokrasi krizidir.
İnternette haberleri Google üzerinden değil doğrudan okuru olduğunuz internet sitelerine girerek okuyun, bu gizli ambargoyu delerek bağımsız medyaya destek olun!
Eğer imkânınız varsa, takip ettiğiniz medya kuruluşlarına abone olarak, bağış yaparak katkı verin.
Bugünleri ancak siz okurlarımızın desteği ve dayanışmasıyla aşabiliriz.