SAMER: Çerçeve yasaya destek yüksek, katılımcılar demokratikleşme adımları istiyor
Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER), kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkındaki araştırmasının sonuçlarını yayımladı.
Araştırma, 8-20 Ağustos arasında 21 kentte yaşayan 1166 kişiyle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 30’u Diyarbakır’da, yüzde 8,3’ü İstanbul’da, yüzde 7,6’sı Van’da yaşıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60,4’ü 2023 seçimlerinde YSP/HDP’ye, yüzde 12,3’ü AKP’ye, yüzde 10’u CHP’ye oy verdiğini söyledi. Yüzde 14,7 ise oy kullanmadığını belirtti.
İMRALI HEYETİ GAZETECİLERLE BULUŞTU
Yasa çıktı, şimdi barışın sınavı başlıyor
Yüzde 77,7 yasayı destekliyor
Katılımcıların yüzde 77,7’si çerçeve yasayı desteklediğini, yüzde 4,7’si desteklemediğini söyledi. Yüzde 17,6 ise ne desteklediğini ne de karşı olduğunu belirtti.
Destek, 2023 seçimlerinde YSP/HDP’ye oy verdiğini söyleyenlerde yüzde 90,3, CHP seçmenlerinde yüzde 64,1, AKP seçmenlerinde ise yüzde 58,4 olarak ölçüldü.
Katılımcıların yüzde 71,2’si düzenlemenin süreci olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyor. Yasanın Türkiye’nin geleceğine etkisine ilişkin soruda ise olumlu görüş bildirenlerin oranı yüzde 83,9’a çıkıyor.
Yüzde 78,7: Kalıcı barış için yeterli değil
“Bu düzenleme Türkiye’de kalıcı bir barışı sağlamak için yeterli mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 78,7’si “yetersiz” yanıtını verdi. Yalnızca yüzde 6,9 düzenlemenin yeterli olduğunu düşünürken yüzde 14,4 kararsız kaldı.
Yasayı kalıcı barış açısından yetersiz bulanların oranı CHP seçmenlerinde yüzde 91,4, YSP/HDP seçmenlerinde yüzde 89,6 olarak ölçüldü. AKP seçmenlerinin yüzde 25’i yasayı yeterli bulurken yüzde 37,5’i yetersiz olduğunu söyledi.
Katılımcıların yüzde 42,3’ü yasanın Kürt meselesini çözemeyeceğini, yüzde 46,5’i ise kısmen çözebileceğini belirtti. Düzenlemenin tek başına çözüm sağlayabileceğini düşünenlerin oranı yüzde 11,1’de kaldı.
MEB genelgesi: Süreç sınıflara giriyor
Devam yasalarında ilk talep: Anadilinde eğitim
Araştırmada katılımcılara mevcut düzenlemenin ardından çıkarılmasını bekledikleri yasaların hangi alanları kapsaması gerektiği de soruldu.
En yüksek desteklerden biri anadilinde eğitim hakkına geldi.
Katılımcıların yüzde 72’si anadilde eğitim hakkının düzenlenmesine “kesinlikle katıldığını”, yüzde 17,2’si de katıldığını söyledi. Böylece bu başlığa toplam destek yüzde 89,2 oldu.
“Kürt kimliğinin Anayasa’da tanımlanacağı düzenlemeler olmalı” görüşüne toplam destek yüzde 84 olarak ölçüldü.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini isteyenlerin oranı yüzde 81,7 oldu.
Yüzde 84,2 kayyım uygulamasının kaldırılmasını istiyor
Araştırmada seçme ve seçilme hakkı ile kayyım uygulaması da devam yasalarına ilişkin beklentiler arasında yer aldı.
“Kayyım atamalarını kaldıran düzenlemelere gidilmeli” görüşüne katılımcıların yüzde 71,2’si kesinlikle katıldığını, yüzde 13’ü katıldığını belirtti. Böylece kayyım uygulamasının kaldırılmasına yönelik toplam destek yüzde 84,2’ye ulaştı.
Seçme ve seçilme hakkını koruyan düzenlemelerin güçlendirilmesini destekleyenlerin oranı ise yüzde 84,9 oldu.
Katılımcıların yüzde 84’ü düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüklerini genişletecek yasal değişikliklere destek verdi.
Terörle Mücadele Kanunu’nun değiştirilmesini isteyenlerin oranı yüzde 85,3, Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmasını destekleyenlerin oranı ise yüzde 85,4 olarak kaydedildi.
“Devam yasaları en kısa zamanda çıkarılsın”
Katılımcıların yüzde 87,1’i mevcut düzenlemenin kapsamadığı kesimleri de içine alacak yeni bir yasal düzenleme yapılmasını destekliyor.
Devam yasalarının zamanlamasına ilişkin soruda ise yüzde 66,8, düzenlemelerin ilk yasanın uygulanmaya başlamasının ardından “en kısa zamanda” çıkarılması gerektiğini belirtti. Yüzde 22,1 ise üç ila beş ay içinde yeni yasaların çıkarılmasını istedi.
Bununla birlikte katılımcıların önemli bir bölümünün sürecin devamına ilişkin kaygısı var.
Yüzde 52,6 devam yasalarının çıkarılmayacağından kaygı duyduğunu, yüzde 34,4 ise kısmen kaygılı olduğunu söyledi. Yalnızca yüzde 13 bu yönde bir kaygısı bulunmadığını belirtti.
Uygulamaya ilişkin güvensizlik öne çıkıyor
Araştırmaya katılanların yüzde 47,1’i yasanın uygulamasında sorun yaşanacağını düşünüyor. Yüzde 33,1 “kısmen” sorun beklerken, sorun yaşanmayacağını düşünenlerin oranı yüzde 11,7.
Sorun bekleyen katılımcıların yanıtlarında yasanın yeterince kapsayıcı olmaması, hükümete ve yasa uygulayıcılarına güvensizlik, toplumsal barışın henüz kurulamamış olması ve hukuki çerçevenin belirsizliği gibi başlıklar öne çıkıyor.
Katılımcıların yüzde 90,1’i ise yasanın uygulanmasının bağımsız biçimde izlenmesini ve sonuçların Meclis’e düzenli olarak raporlanmasını destekliyor.
Erdoğan’dan süreç açıklaması: "Barış ve istikrar olacak"
Sürecin merkezinde Meclis ve sivil toplum beklentisi
“Bundan sonraki süreçte en çok hangi kurum, yapı ya da kişiler etkili olmalı?” sorusunda katılımcılar birden fazla seçenek işaretleyebildi.
Yüzde 69,8 TBMM’yi, yüzde 52,4 sivil toplumu, yüzde 51 Abdullah Öcalan’ı, yüzde 39 siyasi partileri işaretledi. Hükümeti belirtenlerin oranı yüzde 18,4, PKK’yi belirtenlerin oranı yüzde 16,6, Milli Güvenlik Kurulu’nu belirtenlerin oranı ise yüzde 4,5 oldu.
SAMER, araştırmanın sonuç bölümünde çerçeve yasaya yönelik desteğin yüksek olmasına rağmen katılımcıların kalıcı çözümü yalnızca mevcut yasal düzenlemeyle sınırlı görmediği değerlendirmesini yapıyor.
(NÖ)