Şam SDG'nin lağvından sonra Haseke’de yeni güvenlik aygıtını kuruyor
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yüzlerce güvenlik personeli 1 Eylül'de Haseke'ye girerek konuşlanmaya başladı. Bu, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) 25 Ağustos'ta feshedilmesinin ardından Şam ile SDG arasında 29 Ocak'ta varılan entegrasyon anlaşmasının devamı niteliğinde. Kürt İç Güvenlik Güçleri Asayiş ortadan kalkmıyor, personeli İçişleri Bakanlığı bünyesine alınıyor. Haseke'de oluşturulan üç özel görev alayından ikisi eski Asayiş personelinden kuruluyor. 20 binden fazla kamu çalışanı Suriye devlet sistemine geçirilirken, yaklaşık 4 bin eski SDG savaşçısı Şam yönetiminin maaş bordrosunda. Kürt kamuoyu, askeri entegrasyonun yanı sıra Kürtçenin kullanımı, siyasal haklar ve yerel yönetim konularında güvence bekliyor. Şam ise Haseke'yi diğer vilayetler gibi yönetme hedefinde, ancak Kürt özerk kurumlarının geleceği belirsizliğini koruyor.
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yüzlerce güvenlik personeli 1 Eylül’de Haseke’ye girerek kent ve çevresinde konuşlanmaya başladı. Şam resmî ajansı SANA, sevkiyatı Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) 25 Ağustos’ta bağımsız askeri yapı olarak feshedilmesinin ardından ortaya çıkan “güvenlik ihtiyaçlarının ve boşlukların” doldurulması olarak duyurdu.
Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali, yol güvenliği birimlerinin, turizm polisinin ve daha önce faaliyet gösteren karakolların da aşamalı olarak devreye alınacağını açıkladı.
Anadolu Ajansı'nın yorumu
Ancak sevkiyat, Anadolu Ajansı’nın aktardığı şekilde “YPG’ye karşı takviye birlik” hareketi olmaktan çok, aylardır süren SDG-Şam entegrasyon sürecinin yeni bir halkasını oluşturuyor. Şam ve SDG arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşma, Haseke ve Qamişlo/Kamışlı merkezlerinde İçişleri Bakanlığı’na bağlı güçlerin konuşlandırılmasını, SDG askeri personelinin Savunma Bakanlığı’na, Kürt İç Güvenlik Güçleri’nin —Asayiş— ise İçişleri Bakanlığı’na alınmasını öngörüyordu. Şam güçleri ilk kez 2 Şubat’ta Haseke’ye girmiş, ertesi gün Kamışlı’daki güvenlik binalarının devri süreci başlamıştı.
Şam: “Normal bir konuşlanma”
Haseke Vali Yardımcısı ve 29 Ocak Anlaşması’nı uygulamakla görevli Cumhurbaşkanlığı heyetinin sözcüsü Ahmed el-Hilali, Kuzey Suriye'den yayın yapan North Press’e yaptığı açıklamada 1 Eylül konuşlanmasını olağanüstü bir gelişme olarak tanımlamadı.
Hilali, bunun “entegrasyon sürecinde üzerinde anlaşılmış normal bir konuşlanma” olduğunu ve İçişleri Bakanlığı'nın eyaletteki personel açığını gidermek üzere yüzlerce güvenlik görevlisi gönderdiğini söyledi. Trafik polisi, turizm polisi ve karakolların önümüzdeki günlerde faaliyete geçmesi bekleniyor. Aynı gün Haseke’nin yeni yürütme ofisi de ilk toplantısını yaparak idari görev dağılımına başladı.
SANA’nın aktardığına göre yeni personel, özellikle Haseke’deki Talai kampı çevresi ve Kamışlı girişlerinde görevlendirilecek; ardından konuşlanma, ana yollar ve kent merkezlerine kadar genişletilecek. Şam yönetimi süreci, “savaş düzeninden devlet kurumlarına geçiş” olarak tanımlıyor.
Asayiş ortadan kalkmıyor, İçişleri Bakanlığı'na katılıyor
Kürt basınındaki haberler, değişimin basit bir “Şam polisi geldi, Kürt polisi çekildi” tablosu olmadığını gösteriyor.
Rûdaw’a konuşan Hilali, Haseke’de konuşlandırılan birliklerin içinde eski Asayiş personelinin de bulunduğunu açıkladı. Hilali'ye göre, Asayiş mensupları 29 Ocak Anlaşması kapsamında devlet yapısına alınarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde görevlendiriliyor.
Rûdaw’ın yerel kaynakları, Haseke’de üç özel görev alayı oluşturulduğunu; bunlardan ikisinin daha önce Asayiş personelinden kurulduğunu, yaklaşık 300 kişilik üçüncü alayın ise 1 Eylül’de kente girdiğini bildiriyor. Hilali, bu yapının yalnızca Haseke merkezinde değil, Kamışlı, Derik ve eyaletin diğer bölgelerinde de yayıldığını söyledi.
Şubat'taki ilk konuşlanmada da Şam’ın atadığı Haseke İç Güvenlik Müdürü Mervan el-Ali ile Asayiş’ten yardımcılığına getirilen Siyamend Afrin birlikte görüntülenmişti. O dönemde her iki taraf da güvenliğin geçiş döneminde ortak yürütüleceğini açıklamıştı.
Haseke’de yaşanan dönüşüm, yerel Kürt güvenlik aygıtının doğrudan tasfiyesinden çok personel ve kurumların merkezî devlet hiyerarşisi içine alınması biçiminde ilerliyor.
SDG’nin feshi devlet aygıtının devrini hızlandırdı
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi 25 Ağustos’ta Şam’da, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı açıklamayla SDG’nin bağımsız askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini duyurdu. SDG savaşçıları Suriye ordusuna bağlı birliklere katılırken, SDG’nin kontrol ettiği sivil kurumların da merkezî devlete devri hızlandı.
Rûdaw’a göre Haseke’de 20 binden fazla kamu çalışanı şimdiden Suriye devlet sistemine geçirilirken, yaklaşık 4 bin eski SDG savaşçısı da 3 aydır Şam yönetiminin maaş bordrosunda yer alıyor.
Kürtler için mesele yalnızca SDG’nin adı değil
AP’nin Kamışlı ve çevresinde yaptığı görüşmeler, Kürt kamuoyunda SDG’nin feshinin iyimserliğin yanı sıra ihtiyatla izlendiğini gösteriyor. Görüşülen Kürtlerin önemli bölümü, SDG’nin kurumsal varlığından çok Kürtçenin kullanımına, siyasal haklara, yerel yönetime ve Kürtlerin yeni Suriye’de eşit aktörler olarak tanınmasına önem verdiklerini söylüyor. Bir Qamişlo sakininin ifadesiyle mesele, “SDG ortadan kalktı, dolayısıyla Kürtler de ortadan kalktı” şeklinde görülmüyor.
Kuzey ve Doğu Suriye Kürt siyasetinin önde gelenlerinden İlham Ahmed de 31 Ağustos’ta entegrasyonun bütün ihtilafları çözmediğini ve Kürtlerin haklarının hâlâ başlı başına bir mesele olduğunu söyledi. Aynı günlerde Haseke ve Qamişlo'da Kürtçenin okullarda yalnızca seçmeli ders statüsüne indirilmesine karşı gösterilerin düzenlenmesi, askeri entegrasyon tamamlanırken siyasal ve kültürel müzakerenin sürdüğüne işaret.
Şam ise entegrasyonu “Haseke’nin diğer Suriye vilayetlerinden farklı olmayacağı” ilkesi üzerinden tanımlam çabasında. Hilali, Rûdaw’a eyaletin “diğer bütün Suriye vilayetleri gibi” yönetileceğini söyledi. Bu ifade, Şam’ın merkezî devlet egemenliğini yeniden kurma hedefini açık biçimde ortaya koyuyor. Kürt tarafının yıllar içinde oluşturduğu yerel özerklik kurumlarının ne ölçüde korunacağı sorusunun yanıtıysa açık.
Yeni dönem sınavı: Entegrasyon mu, merkezileşme mi?
Şam açısından süreç, iç savaş sırasında merkezî devletin denetiminden çıkan kuzeydoğunun yeniden ülke çapındaki devlet aygıtına bağlanması anlamına geliyor. Kürt tarafı açısındansa temel soru, SDG ve Asayiş’in kurumsal bağımsızlığından vazgeçilmesi karşılığında Kürtlerin dil, siyasal temsil, yerinden yönetim ve güvenlik alanlarında hangi kalıcı güvenceleri elde edeceği.
Mazlum Abdi fesih açıklamasından sonra Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından danışmanlığa atanmış, eski SDG komutanları Savunma Bakanlığı'nda görevlendirilmiş ve Asayiş personeli İçişleri Bakanlığı'na alınmıştı. Ancak bunun, Kürtlerin siyasal ortaklığına dayalı yeni bir devlet yapılanmasına mı dönüşeceği, eski özerk kurumların merkezî devlet içinde eritilmesiyle mi son bulacağı belirsizliğini koruyor.
(AEK)