Bugün Şam'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Geçiş Yönetimi arasında varılan askeri ve idari "entegrasyon"a yönelik anlaşma uluslararası alanda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölgesel istikrarı için "tarihi bir fırsat penceresi" olarak yaygın kabul görürken, AGİT, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu demokratik normlara, dil haklarına, Kürtlerin haklarına vurgu yaparak anlaşmanın Anayasal güvencelere bağlanması gerekliliğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler (BM), siyasi çözümün önünün açıldığını vurgulayıp Cenevre ofisini Şam’a taşıma sinyali verirken, Avrupa Komisyonu (AK), ülkenin yeniden inşası için kapsamlı bir mali paket taahhüt etti. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi (AKo), askeri entegrasyonu selamlamakla birlikte, Kürtlerin haklarının anayasal güvence altına alınmasını "kırmızı çizgi" olarak belirledi.
NATO, müttefiki Türkiye’nin güvenlik kaygılarının gözetilmesi ve IŞİD ile mücadelede zafiyet oluşmaması şartıyla sürece stratejik destek verdi. AGİT ise seçim güvenliği ve demokratikleşme süreçlerinde teknik rehberlik teklifinde bulundu.
Özetle, küresel yönetişim yapıları anlaşmaya varılan entegrasyonu on yıllık bölünmüşlüğü bitiren pragmatik bir çözüm olarak kabul ederek Suriye'nin uluslararası sisteme yeniden dahil edilmesine yeşil ışık yaktı.
Birleşmiş Milletler (BM): “Sahada daha aktif rol alacağız"
BM, anlaşmayı Suriye'nin geleceği için en ciddi şans olarak görürken Cenevre’deki Suriye Özel Temsilciliği ofisini Şam’a taşımaya hazırlandığı haber verildi.
BM Suriye Özel Temsilciliği adına bugün yapılan açıklamada şöyle dendi:
"Suriye hükümeti ve SDG arasındaki askeri ve idari mutabakat, 2254 sayılı kararın ruhuna uygun olarak kapsayıcı bir siyasi sürecin önünü açıyor. BM, bu entegrasyonun sivil haklar ve uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde yürütülmesini izlemek üzere sahada daha aktif rol alacaktır."
Reuters haber ajansı da BM açıklamasını: "Entegrasyon anlaşması Suriye'nin birliğini mühürlerken, BM Özel Temsilcilik ofisini Şam'a taşımaya hazırlanıyor." başlığıyla verdi.
Avrupa Komisyonu: 620 milyon avroluk desteği aktive etti
Avrupa Birliği’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu anlaşmanın medyada duyurulmasının hemen ardından Suriye'ye yönelik devasa bir "yeniden inşa ve istikrar" paketi açıkladı.
Komisyonun takvimine göre Şam-SDG anlaşmasıyla birlikte 30 Ocak 2026 itibarıyla "Akdeniz İçin Pakt" kapsamında 620 milyon avroluk destek paketi aktive edildi. Şubat-mart 2026’da Suriye Hava Yolları üzerindeki kısıtlamaların tamamen kaldırılması ve jet yakıtı ambargosunun son bulması planlanıyor. 1 Haziran 2026’daki Nihai Gözden Geçirme ile de Esad rejimi döneminden kalan "bireysel" yaptırım listesinin süresi doluyor. Bu tarihte listenin büyük oranda lağvedilmesi bekleniyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen anlaşmayla ilgili açıklamasında şunları dile getirdi:
"Bugün Suriye'de sağlanan uzlaşı, Akdeniz için yeni bir dönemin başlangıcıdır. AB olarak, 'Akdeniz için pakt' kapsamında 620 milyon avroluk ek destekle, Birleşmiş ve Demokratik Suriye'nin sosyoekonomik kalkınmasını destekleyeceğiz."
Avrupa Birliği bağlantılı haberlere odaklanan Euronews da anlaşmayla ilgili haberinde von der Leyen’in açıklamasını vurguladı:
"Brüksel, Şam-SDG uzlaşmasına oynayarak anlaşma sonrası Suriye'ye milyonlarca avro taahhüt etti.”
Avrupa Parlamentosu (AP): “Kürtçe dil hakları kırmızı çizgi”
Avrupa Parlamentosu, anlaşmayı desteklemekle birlikte Kürtlerin ve azınlıkların hakları konusunda "denetçi" rolünü sürdüreceğini vurguladı.
AP Dış İlişkiler Komitesinden yapılan açıklamada:
"Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılıyız, ancak bu entegrasyon sürecinin bir 'teslimiyet' değil, gerçek bir 'demokratik birleşme' olması gerektiğini vurguluyoruz. Kürtçe dil hakları ve yerel temsiliyet kırmızı çizgimizdir." denildi
AB bürokrasisine yönelik yayın yapan ve ticari sponsorluklarla desteklenen EU Reporter da anlaşmayı: "Avrupa Parlamentosu, Şam-SDG entegrasyonu sonrası Rojava'ya gözlem heyeti gönderiyor.” başlığıyla gördü.
Avrupa Konseyi (AKo): “Haklara anayasal güvence”
Avrupa Konseyi anlaşmanın insan hakları standartlarına uygunluğunu ve demokratik reformları odağına aldı.
Konsey Genel Sekreterliğinden yapılan duyuruda hukukun üstünlüğü vurgusu vardı:
Suriye'deki taraflar arasındaki bu yakınlaşma, hukukun üstünlüğü ve temel hakların korunması koşuluyla sürdürülebilir bir barışa dönüşebilir. Suriye'nin demokratik normlara geçiş çabalarını desteklemeye hazırız.
Avrupa savunma politikaları ve jeopolitik geleceği üzerine uzman görüşlere odaklanan Le journal de l'Europe Konseyin açıklamasını şu başlıkla gördü.
"Avrupa Konseyi, Şam'ı Kürtlerin haklarını yeni anayasada güvenceye almaya çağırdı."
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM): "Halklara anayasal güvenceler"
AKPM Şam yönetimi ile SDG arasında varılan anlaşmaya ilişkin yayımladığı resmi açıklamada süreci "demokratik standartlar" ve "azınlık hakları" penceresinden değerlendirdi.
AKPM Başkanı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Suriye'de on yılı aşkın süredir devam eden bölünmüşlüğü sona erdirecek bu idari ve askeri mutabakatı ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılıyoruz. Ancak bu entegrasyonun başarısı, sadece silahların susmasına değil, Suriye'nin kuzeydoğusundaki halkların kültürel kimliklerinin ve siyasi temsiliyetlerinin anayasal bir güvence altına alınmasına bağlıdır."
Fransa'nın önde gelen gazetelerinden sol eğilimli Le Monde AKPM'nin Şam'ın meşruiyet çizgisini Kürtlerin kültürel özerkliği ve siyasi temsiliyetinden çektiğini vurguladı ve şu sözlere yer verdi:
"Strasbourg'dan gelen mesaj net: AKPM, Şam'ın otoritesini tanımanın çekini, Kürtlerin kültürel özerkliği ve siyasi temsiliyetiyle ciro edilmesini şart koşuyor. AKPM raportörleri, 'askeri entegrasyonun sivil bir baskıya dönüşmemesi için' bölgeye acil bir gözlem heyeti gönderilmesini talep ediyor."
NATO: "Türkiye'nin güvenlik endişeleri..."
Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO), özellikle terörle mücadele (IŞİD) ve Türkiye'nin güvenlik kaygılarını merkeze alan pragmatik bir tutum sergiledi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte adına yapılan kısa bilgilendirmede şöyle denildi:
Müttefikimiz Türkiye'nin güvenlik endişelerinin giderilmesi ve bölgenin terörden arındırılması NATO için esastır. NATO Suriye ordusuna entegre olan unsurların istikrara katkı sunmasını gözetecektir."
NATO’nun açıklamasını aktaran uluslararası savunma dergisi Defense News haberi Rutte’nin açıklaması doğrultusunda verdi:
" SDG, Şam komutasındaki Suriye ulusal güçleri içinde erirken NATO, istikrarı gözetiyor.”
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilati (AGİT): Yerel ve genel seçimleri hatırlattı
AGİT de , seçim güvenliği ve demokratik kurumların inşası konusunda destek sinyali verdi.
AGİT Dönem Başkanlığı’ndan yapılan resmi açıklamada anlaşmanın bölge güvenliğine katkısı öne çıktı:
"Suriye'deki bu iç uzlaşı, bölgedeki güvenlik mimarisini güçlendirecektir. gelecekte yapılacak yerel ve genel seçimlerin demokratik standartlarda gerçekleşmesi için teknik destek sunmaya hazırız."
Avusturya gazetesi The Vienna Times haberinde gelecekte düzenlenecek seçimlere odaklandı:
"AGİT, Suriye'nin entegrasyon sonrası seçimleri için teknik yardım önerdi”
(AEK)

