İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara misilleme olarak, Kuveyt başta olmak üzere Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef alan füze ve kamikaze dron saldırıları gerçekleştiriyor.
İnsan hakları örgütleri ve hukukçular saldırıların bölgedeki milyonlarca çocuk için ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.

UNICEF: İran'da çok sayıda öğrenci yaşamını yitirdi
"Okullar, hastaneler, sivil yerleşimler hedef alınamaz"
Van Barosu'ndan yapılan açıklamada, silahlı çatışma koşullarında dahi sivillerin, özellikle çocukların korunmasının uluslararası insancıl hukukun en temel ilkelerinden biri olduğu belirtilerek, okulların, hastanelerin ve sivil yerleşim alanlarının hiçbir koşulda hedef alınamayacağı şu sözlerle ifade edildi:
"Çocukların yaşam hakkını ortadan kaldıran bu tür saldırılar; insanlığa karşı işlenen ağır ihlaller kapsamında değerlendirilmesi gereken fiillerdir."
Baro, yaşam hakkının Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası metinlerle güvence altına alındığını, sivillerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin ise Cenevre Sözleşmeleri ile açık biçimde düzenlendiğini hatırlattı.

ABD-İSRAİL’İN İRAN SALDIRILARINDA 4. GÜN
"İran'da yeni liderin seçimi uzun sürmeyecek”
"Uluslararası toplum harekete geçmeli"
Açıklamada ayrıca, sorumluların tespiti ve etkin bir soruşturma yürütülmesinin cezasızlığın önlenmesi ve benzer ihlallerin tekrarının engellenmesi açısından zorunlu olduğu belirtildi. Uluslararası toplum ve ilgili mekanizmalara “derhal harekete geçme” çağrısı yapıldı.
Çocuklar İçin Barış İnisiyarifi de sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamada, çocuklara yönelik saldırıların durdurulmasını talep ederek, uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye göre;
Madde 6
Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler. Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.
Madde 38
Devletler savaştan etkilenen çocukların korunması ve bakım altına alınması için mümkün
olan azami çabayı gösterirler. Devletler 15 yaşından küçük çocukların savaşa katılmasına
veya silah altına alınmasına izin vermemelidir.
Sözleşmeyi İsrail ve İran, 1991 yılında onayladı, ABD ise sözleşmenin tarafı değil.

Ne olmuştu?
İran, 28 Şubat'ta ülkenin güneyinde bir kız okulunu füzelerle vuran saldırıda en az 153 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Fars Haber Ajansı, Minab Savcılığı tarafından yapılan açıklamayı yayımladı. Açıklamada, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki "Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu"nun saldırılarda doğrudan hedef alındığı belirtildi.
İran, saldırıdan ABD ve İsrail'i sorumlu tuttu. ABD ordusunun Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) olayla ilgili haberleri incelediğini açıkladı.
İsrail ordusu bu bölgede bir operasyondan haberdar olmadıklarını savundu.
Vurulan kız okulunun, Minab kentinde, daha önce de hedef alınmış olan bir Devrim Muhafızları üssünün yakınında olduğu belirtildi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, saldırıyı "barbarca bir eylem" ve "saldırganların işlediği sayısız suçun siciline eklenen bir başka kara sayfa" olarak niteledi.
ABD medyasında açıklamaları yer alan CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins, olayı ciddiyetle ele aldıklarını söyledi.
(NÖ)

