Rusya'nın Penza bölgesinde Haziran 2026'da başlayan zorla asker toplama tartışması, bağımsız Rus basınının sonraki aylarda yayımladığı araştırmalarla genişledi. Mediazona'nın 21 Eylül'de yayımladığı ve daha sonra yeni vakalar eklediği dosyada, farklı bölgelerde erkeklerin kendi istekleri dışında askerî sözleşme imzalamaya zorlandığına ilişkin tanıklıklar yer aldı.
Rusya'da insan hakları kuruluşları, sokakta gözaltına alma, borç veya adli sicil üzerinden baskı kurma ve imzalanan belgelerin niteliğini gizleme gibi yöntemlere ilişkin yakınma başvuruları aldıklarını bildirdiler.
"Askerlik kaydını yenileyeceğiz" dediler, cepheye gönderdiler
2014'te feminist punk grubu Pussy Riot üyeleri Nadejda Tolokonnikova ve Mariya Alyohina'nın girişimiyle kurulan bağımsız gazetecilik kuruluşu Mediazona'nın görüştüğü 51 yaşındaki Vladimir Podkovyrkin, Penza bölgesindeki Sursk kentinde 24 Kasım 2025'te evinden çıktıktan sonra askere alma görevlileri tarafından götürüldüğünü anlattı.
Podkovyrkin, askerlik bürosunda kendisine imzalatılan belgeler hakkında şunları söyledi:
“Bana bunun özel askerî harekât için bir sözleşme olmadığını, artık askerlik kaydının bilgisayar üzerinden böyle yapıldığını söyledi. Sadece askerlik kaydımı yapacaklarını söylüyordu.”
Belgelerin boş olduğunu belirten Podkovyrkin, sözleşmeli askerlik için başvurmadığını ve Ukrayna'ya gitmek istemediğini söyledi.
Podkovyrkin, 16 Mart 2026'da Rusya Soruşturma Komitesine başvurarak götürülme koşullarının araştırılmasını istedi. Komitenin 10 Haziran tarihli yanıtında ise sözleşmeyi gönüllü olarak imzaladığı savunuldu. Soruşturmacı Aksyonov'un yanıtında şu ifade yer aldı:
“Seçim işlemleri sırasında asker toplama merkezi görevlilerinin aday üzerinde herhangi bir baskı uygulamasına izin verilmez.”
Mediazona, Podkovyrkin'in ilk kez cepheye gönderildikten sonra yaralandığını, tedavisinin ardından yeniden askere götürüldüğünü bildirdi. Podkovyrkin'in 12 Ağustos'ta bir yakınına gönderdiği ve Mediazona'nın yayımladığı mektupta şu sözler yer aldı:
“Hiçbir zaman orduda hizmet etmedim. Kimseyi öldürmek istemiyorum, çünkü bunun günah olduğunu düşünüyorum. Ben barışçıl bir insanım.”
Mektubunda temmuzda yeniden zorla cepheye götürüldüğünü de belirten Podkovyrkin, sağlık sorunlarına rağmen cepheye gönderileceğini yazdı.
Penza'da kadınlar askerî aracı durdurmaya çalıştı
18 Haziran'da Penza'daki bir askerlik şubesinin önünde çekilen görüntülerde, kadınların yakınlarını taşıyan minibüsün hareketini engellemeye çalıştığı görüldü.
Mediazona'nın ulaştığı Tamara adlı kadın, eşinin 16 Haziran'da yaşlı anne babasını ziyarete giderken alıkonulduğunu anlattı.
“Dövdüler, hırpaladılar, sözleşmeyi imzalamaya zorladılar.”
Tamara, eşinin de bulunduğu minibüsün önünü diğer kadınlarla birlikte kestiklerini söyledi:
“Onları mahkûm gibi araca doldurdular! Önlerine geçip ‘Götürmenize izin vermeyeceğiz!’ dedik.”
Mediazona'nın haberine göre erkekler daha sonra başka bir çıkıştan götürüldü. Tamara, eşinin ertesi gün Rostov'dan, bir sonraki gün de Mariupol'den telefon ettiğini bildirdi.
Penza Bölgesi askere alma yetkilisi Andrey Surkov ise görüntülerin kurgu olduğunu savundu. Bölge polisi, kitlesel zorla asker toplama iddialarını reddetti; askerlik kaydını yaptırmamış kişilerin tespitine yardımcı olunduğunu açıkladı.
Epilepsi hastası iki erkek de cepheye gönderildi
Mediazona'nın araştırmasına göre, Penza'da yaşayan 48 yaşındaki Andrey Lazarov, 9 Temmuz'da evinden çıktıktan sonra polis tarafından alıkonuldu ve askere alma merkezine götürüldü.
Epilepsi hastası olduğu belirtilen Lazarov'un yeğeni, askerlik şubesinde kendisine amcasının sözleşmeyi gönüllü olarak imzaladığı söylendiğini aktardı. Lazarov ise ailesiyle başka bir telefondan kurduğu tek görüşmede, sözleşmeyi zorla imzaladığını söyledi. Yakınları daha sonra kendisinden haber alamadı.
Kirov'da yaşayan 49 yaşındaki Sergey Skryabin de 15 Mayıs'ta sokakta bira içtiği gerekçesiyle evinden alınarak polis merkezine, ardından askere alma merkezine götürüldü.
Eşinin anlatımına göre Skryabin, epilepsi teşhisine rağmen askerlik yapmaya elverişli sayıldı. Eşi, Mediazona'ya şunları söyledi:
“Kocam neredeyse altı aydır savaşta ama bana hiçbir ödeme yapılmadı. Kan parası istemiyorum. Kocamın sağ salim eve dönmesini istiyorum.”
Skryabin'in eşi, kocasının kendisini son kez 23 Temmuz'da aradığını, dört gün sonra ise bir subayın kendisine eşinin kayıp sayıldığını bildirdiğini anlattı.
Savcılığa yaptığı başvuruya verilen yanıtta, Skryabin'in askerî sözleşmeyi gönüllü imzaladığı belirtildi.
"İki kişi nafaka borçlusuydu"
Askerlikten kaçınmak isteyenlere yardımcı olan İdite Mesom (Идите лесом="Çekilin gidin") temsilcisi İvan Çuvilyayev, 20 Haziran'da Letonya'dan yayın yapan ve Rusya'daki gelişmeleri hak ve barış haberciliği açısından izleyen bağımsız Rusça haber ve araştırmacı gazetecilik kuruluşu Meduza'ya verdiği söyleşide, kuruluşlarına ulaşan dört başvurunun özelliklerini şöyle anlattı:
“Bizzat gördüğüm dört başvurudan ikisi nafaka borcu olan kişilerle, biri silinmemiş sabıka kaydı bulunan bir kişiyle, diğeri de sokakta biraz içkili yürüyen bir kişiyle ilgiliydi.”
Çuvilyayev, polis ve askerlik görevlilerinin kullandığı yöntemleri de şöyle tanımladı:
“İnsanlara iş ve büyük paralar vaat ediyorlar; gerçekteyse sözleşme imzalamaları için onları askerlik şubesine çekiyorlar.”
Kuruluşun müdahale ettiği dört kişinin sözleşme imzalamadan serbest bırakıldığını belirten Çuvilyayev, başvuruların hedef alınan kişilerin ekonomik ve hukuki bakımdan savunmasız konumlarıyla ilişkili olduğunu söyledi.
İdite Lesom,16 Temmuz'da bağımsız haber kuruluşu Agenstvo'ya verdiği bilgide haziranda en az 27, temmuzun ilk yarısında en az 37 kişinin sözleşme imzalamaya zorlanma girişimiyle karşılaştığına ilişkin bilgi aldığını bildirdi. Bu sayılar, Ülke genelinde zorla askere alınanların toplamını değil, kuruluşun kayıtlarına giren vakaları ifade ediyor.
Hukukçu Vaskin: Vakalar 2024'ten beri görülüyor
Rusya'da askerlik yükümlülerine hukuki destek sağlayan Askerlik Okulu (Şkola Prizıvnika) kuruluşunun hukuk birimi yöneticisi Timofey Vaskin, 16 Temmuz'da Rusya dışından yayın yapan bağımsız Rusça haber mecrası Agenstvo'ya yaptığı açıklamada, zorla askerî sözleşme imzalatma girişimlerinin 2024'ten beri kaydedildiğini söyledi.
Vaskin, son dönemde haberlerin çoğalmasının mutlaka operasyonların aynı ölçüde arttığını göstermeyebileceğine dikkat çekti. Önceki yıllarda daha çok evsizlerin, alkol sorunu yaşayanların ve yakınlarından destek alamayan kişilerin hedef alındığını belirtti.
“Görünüşe bakılırsa 2024-2025'te, haklarını savunacak hiç kimsesi olmayan en dışlanmış kişileri götürebiliyorlardı. Şimdiyse belki bu kişiler azaldı ve sahipsiz olmayan insanları daha fazla götürmeye başladılar.”
Vicdani Retçiler Hareketinin hukuk birimi yöneticisi Artyom Kliga da Agentsvo'ya, erkeklerin sözleşme imzalamaya zorlandığı gözaltılar hakkında her hafta bildirim aldıklarını söyledi.
“Penza bölgesinde geniş biçimde tartışılan uygulamaların son iki üç haftadır her yerde kullanılıyor olabileceği [olasılığını] dışlamıyoruz.”
Rostov'da 35 kişiye askerî sözleşme önerildi
Agenstvo'nun 16 Temmuz tarihli haberine göre, 4 Temmuz gecesi Rostov-na-Donu kentindeki Inside adlı mekâna düzenlenen narkotik operasyonuna polis, Ulusal Muhafızlar ve askerî polis de katıldı.
Operasyonda 35 erkek alıkonuldu. Habere göre bu kişilere Savunma Bakanlığıyla cephe gerisinde hizmet için sözleşme imzalamaları önerildi; kabul etmezlerse cephedeki hücum birliklerine gönderilebilecekleri tehdidinde bulunuldu.
Agenstvo ayrıca Udmurtya'daki İjevsk kentinde iki ayrı zorla asker toplama iddiasını aktardı. Bunlardan birinde 58 yaşındaki bir jeofizik mühendisinin askerlik şubesine götürülmesinin ardından yakınlarının kendisiyle bağlantıyı kaybettiği bildirildi.
Genel seferberlik kararı doğrulanmış değil
Rusya'da sözleşmeli asker toplama uygulamalarına ilişkin tanıklıklar ve insan hakları kuruluşlarının kayıtları bulunmasına karşın, borçluların, işsizlerin veya başarısız öğrencilerin topluca zorunlu askerlik kapsamına alınmasını öngören doğrulanmış bir yeni karar söz konusu değil.
İdite Lesom'a yapılan başvurular ve Mediazona'nın yayımladığı bireysel vakalar, askerî sözleşmelerin gönüllülük esasına aykırı biçimde imzalatıldığı iddialarına ilişkin bilgiler içeriyor.
Rusya yetkilileri sözleşmelerin gönüllü olarak imzalandığını savunsalar da, mağdurlar ve yakınları baskı, tehdit ve aldatma iddialarını sürdürüyorlar.
(AEK)



