Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), medya özgürlüğüne yönelik küresel baskıların arttığı bir dönemde, kamu yayıncılığının korunması, medya tekelleşmesine karşı hukuki mücadele ve dijital sansürün aşılması başlıklarında son dönemde çeşitli kazanımlar elde edildiğini açıkladı.
RSF’nin duyurduğu gelişmeler arasında İsviçre’de kamu yayıncısının bütçesini azaltmayı hedefleyen “200 frank yeter” girişiminin seçmenler tarafından reddedilmesi, ABD’de Voice of America’daki (VOA) yüzlerce çalışanın işten çıkarılmasına zemin hazırlayan atamanın hukuka aykırı bulunması ve sansürlenen haber sitelerine erişimi sürdürmeyi amaçlayan “Collateral Freedom” operasyonunun kapsamının genişlemesi yer aldı.
“Propaganda ile hapsetmeye çalışanlara karşıyız”
RSF’nin 11 yıl önce çevrimiçi sansürü aşmak amacıyla başlattığı “Collateral Freedom Operasyonu”, bugün 39 ülkede engellenen 177 medya kuruluşu ve basın özgürlüğü sitesinin yayınına devam etmesini sağlıyor.
Operasyon kapsamında sansürlenen haber siteleri, büyük İçerik Dağıtım Ağları’nın (CDN) sunucularında barındırılan yedek sitelere kopyalanıyor. Böylece otoriter rejimler altında yaşayan kullanıcılar, VPN kurmadan, standart bir internet tarayıcısıyla bu içeriklere erişebiliyor.
RSF’nin verdiği bilgiye göre, koruma altındaki sitelerin yüzde 57’sinden fazlası iki ülkede engellendi: Çin’de 53, Rusya’da ise 49 site erişime kapatıldı.
12 Mart Dünya Siber Sansürle Mücadele Günü dolayısıyla açıklama yapan RSF Teknoloji ve Gazetecilik Masası Başkanı Vincent Berthier, “Özgür basının düşmanları engelleme araçlarını sürekli geliştirirken, biz de yasaklanmış yerlerde bilgiyi yaymak için yöntemlerimizi geliştiriyoruz. Rejimler halklarını propaganda ile hapsetmeye çalışırken, biz de bağımsız gazeteciliğin yayılması için fırsatlar yaratıyoruz” dedi.
ABD’de VOA çalışanları için yargıdan karar
ABD’de ise RSF ve çok sayıda davacının başvurusu üzerine mahkeme, Kari Lake’in ABD Küresel Medya Ajansı’na geçici CEO olarak atanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
Mahkeme, Lake’in görev süresince attığı ve yüzlerce VOA çalışanının toplu biçimde işten çıkarılmasını da içeren birçok adımı geçersiz saydı.
Kararı memnuniyetle karşıladığını açıklayan RSF, VOA gazetecilerinin işlerine dönmesi ve dünya çapında milyonlarca kişiye güvenilir bilgi ulaştırılmasının sağlanması için mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.
İsviçre’de seçmenler kamu medyasına desteğini gösterdi
İsviçre’de kamu yayıncısı SSR’nin bütçesine önemli ölçüde zarar verecek “200 frank yeter” adlı girişim, RSF’nin karşı kampanya yürüttüğü süreçte seçmen oylarıyla reddedildi.
İsviçreli seçmenlerin yüzde 61,95’i 8 Mart’ta sandığa giderek yayın lisans ücretini 335 CHF'den 200 CHF'ye düşürmeyi amaçlayan “200 frank yeter” adlı girişimine karşı çıktı.
RSF İsviçre Genel Sekreteri Denis Masmejan, kazanımın önemini, “Birçok Avrupa ülkesinde kamu yayıncıları üzerindeki siyasi baskıların arttığı bir dönemde, İsviçre'deki oylama, halkın kamu hizmetinin değerlerine bağlılığını çarpıcı bir şekilde ortaya koydu: Vatandaşlara ve demokrasiye hizmet eden güvenilir, çoğulcu ve bağımsız haber” sözleriyle açıkladı.
RSF, çok sayıda medya kuruluşu, siyasi aktör ve sivil toplum örgütüyle birlikte girişime karşı kampanya yürütmüş, 13 Şubat’ta Cenevre’de düzenlediği basın toplantısıyla kamu hizmeti medyasını koruma çağrısı yapmıştı.
Fransa’da medya yoğunlaşmasına karşı Danıştay başvurusu
Fransa’da ise iş dünyası dergisi Challenges’ın, birçok yayın organının sahibi olan LVMH’ye satışı, medya sahipliğinde yoğunlaşma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
LVMH’nin başkanı ve CEO’su Bernard Arnault, aynı zamanda ulusal finans gazetesi Les Echos’nun da hissedarı.
RSF, Fransa Ulusal Gazeteciler Sendikası (SNJ) ve medya çalışanları sendikası SNJ-CGT ile birlikte konuyu Fransa Danıştay’ına taşıdı. Başvuruda, Avrupa Birliği mevzuatı çerçevesinde medya çoğulculuğu ve editoryal bağımsızlık üzerinde telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi için acil tedbir alınması talep edildi.
(HA)

