Azerbaycan’da yaklaşık 800 gündür hapis tutulan gazeteci Sevinç Vakıfkızı için Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Paris, Berlin ve Bern’de eş zamanlı eylemler düzenledi. RSF, ülkede gazetecilere yönelik baskılara ve cezaevi koşullarına dikkat çekiyor.
Azerbaycan’da araştırmacı gazetecilik yapan ve bağımsız medya kuruluşu Abzas Media’nın genel yayın yönetmeni olan Sevinç Vakıfkızı, hükümet çevreleriyle ilişkili yolsuzluk iddialarını haberleştirdiği gerekçesiyle tutuklanan gazeteciler arasında yer alıyor. Vakıfkızı, ülkede hapiste bulunan en az 24 gazeteciden biri.
Bruttin: Hapsetme, sansür aracına dönüştü
RSF, bugün (28 Ocak) Paris’te Cumhuriyet Meydanı’nda, Berlin ve Bern’de ise merkezi alanlarda gazetecilerin tutulduğu koşulları temsilen konteynerler kurdu. Eylemle, Azerbaycan’daki cezaevi uygulamalarının kamuoyuna anlatılması amaçlanıyor.
RSF Genel Direktörü Thibaut Bruttin, Azerbaycan’da tutuklamanın bir sansür yöntemine dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:
“Azerbaycan’da hapishane, gazetecileri susturmanın bir aracı haline geldi. Gazeteciler sağlık hizmetlerine, suya, bilgiye ve dış dünyayla iletişime erişimden mahrum bırakılıyor. Bu konteynerlerle, gazetecilerin maruz kaldığı organize baskıya dikkat çekmek ve onların hapisteyken dahi haber yapma haklarını savunduklarını hatırlatmak istiyoruz.”

Paris’te kurulan yaklaşık dört metrekarelik konteyner, geçici gözaltı merkezlerinde bulunan tecrit hücrelerinin ölçülerini yansıtıyor. Konteynerde bir kamp yatağı, kirli koşullar ve böcekler yer alıyor. Ziyaretçiler, ses efektleri ve el fenerleri eşliğinde bu alanı gezerek cezaevi koşullarını deneyimliyor.
Cezaevi koşulları ve sağlık hakkı ihlalleri
RSF’nin aktardığına göre Sevinç Vakıfkızı, tutukluluğu boyunca cezaevi personelinin kötü muamelesine maruz kaldı. Yeterli su ve gıdaya erişimi kısıtlandı, kişisel eşyalarına el konuldu. Eylül 2024’te ailesinden ve avukatlarından uzak bir cezaevine nakledildi.
Azerbaycan’da tutuklu bulunan gazetecilerden Alesker Mammadlı’ya gerekli tıbbi tedavinin sağlanmadığı, gazeteci Nergis Absalamova’nın ise cezaevinde ilaç ve tedavi için yüksek ücretler talep edildiğini aktardığı bildiriliyor.
Absalamova, cezaevinden gönderdiği bir mektupta şu ifadeleri kullandı:
“Sıcak su haftada sadece iki kez, iki ile üç saat boyunca veriliyor. Soğuk su ise günde iki kez, sabah ve akşam birer saat veriliyor.”
Gazeteciler, cezaevi koşullarını ve diğer tutukluların durumunu yazmaya devam ettikleri için disiplin cezalarıyla karşılaşıyor. Dış dünyayla iletişim, bu tanıklıklar sonlandırılmadıkça ciddi biçimde sınırlandırılıyor. Eski Voice of America (VOA) çalışanı Ülviyye Ali, cezaevinden yazdığı bir notta “Hapishanedeki bilgi ablukası karşısında gerçeklik duygumu kaybetmemeye çalışıyorum” belirtti.
Abzas Media ve yolsuzluk haberleri
Sevinç Vakıfkızı, Abzas Media’da ağırlıklı olarak siyasi elitler ve kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili yolsuzluk dosyaları üzerinde çalıştı. Medya kuruluşu, Dağlık Karabağ’ın yeniden inşası sürecinde kamu fonlarının şeffaf olmayan biçimde dağıtıldığına dair haberler yayımladı. Bu haberlerde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ailesi ve Türk iş ortakları dahil olmak üzere çeşitli iş çevreleriyle ilişkili iddialar yer aldı.
Gazeteci, hapsedilmeden önce yıllar boyunca ülkeyi terk etme yasağı, polis şiddeti, gözaltılar, tehditler ve mesleki faaliyetlerinin engellenmesiyle karşı karşıyaydı. 2021’de RSF bursuyla Berlin’e gitti. Ancak burada da Azerbaycan istihbarat servislerince Pegasus casus yazılımı aracılığıyla izlenmeye devam edildi. Gazeteci, Kasım 2025'te, cesaret kategorisinde RSF basın özgürlüğü ödülüne değer görüldü.
Dokuz yıl hapis cezası
Sevinç Vakıfkızı, 21 Kasım 2023’te “döviz kaçakçılığı” suçlamasıyla tutuklandı ve dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Abzas Media’dan beş gazeteci daha, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği davalar sonucunda yedi ila dokuz yıl arasında değişen hapis cezaları aldı. Benzer davalar Toplum TV, Meydan TV ve diğer bağımsız medya kuruluşlarında çalışan gazeteciler hakkında da açıldı.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısının ardından Azerbaycan, Avrupa Birliği için stratejik bir enerji tedarikçisi konumuna geldi. Buna karşın ülkede basın özgürlüğü ve sivil topluma yönelik baskılar sürüyor. 2022’de kabul edilen kısıtlayıcı medya yasası, eleştirel yayınları engellemek ve medya kuruluşlarının finansmanını zorlaştırmak için kullanılıyor. BBC News Azerbaijani gibi uluslararası medya organlarına erişimin engellenmesi, ülkede bağımsız habere ulaşımı daha da sınırlıyor.
(HA)



