Romani Godi, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, günün yalnızca bir kutlama değil, yüzyıllardır ötekileştirilen Roman halkının eşitlik, onur ve adalet mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.

DEM Parti: Eşitlik, onur ve adalet için Roman halkıyla yan yana
Açıklamada, Romanların Türkiye’de eğitim, barınma, istihdam ve sağlık gibi temel alanlarda derin yapısal eşitsizliklerle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu eşitsizliklerin özellikle Roman gençler, kadınlar ve LGBTİ+ bireylerin yaşamlarını doğrudan etkilediği vurgulandı.
"Politik özneler olarak tanınmalı"
Roman gençlerin eğitimden kopuş, güvencesiz işlere yönelme ve karar alma süreçlerinden dışlanma gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, gençlerin yalnızca desteklenen değil, aynı zamanda söz kuran ve dönüşüm yaratan politik özneler olarak tanınması gerektiği ifade edildi.
Roman kadınların çok katmanlı eşitsizliklerle mücadele ettiği, Roman LGBTİ+ bireylerin ise hem toplumda hem de kendi toplulukları içinde dışlanmaya maruz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, eşitlik mücadelesinin onların deneyimleri tanınmadan mümkün olamayacağı kaydedildi.
"Güvenli yaşam hakkı tehdit altında"
Kentsel dönüşüm politikalarının Roman mahallelerinde yerinden edilmelere yol açtığına işaret edilen açıklamada, bunun yalnızca yaşam alanlarını değil, toplumsal dayanışma ve aidiyet duygusunu da zayıflattığı ifade edildi. Ayrıca nefret söylemi ve nefret suçlarının yeterince tanınmamasının, Romanların güvenli yaşam hakkını tehdit ettiği belirtildi.
Romani Godi, eşit yurttaşlığın bir söylem olmanın ötesine geçmesi gerektiğini vurgulayarak, bunun hukuki ve politik olarak güvence altına alınmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Açıklamada son olarak, 8 Nisan’ın bir kutlama günü değil; eşitsizliklerle yüzleşme, hak ihlallerini görünür kılma ve değişim talebini yükseltme günü olduğu ifade edilerek, sembolik mesajların ötesine geçilmesi ve somut, kapsayıcı politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
Çağrı
Son olarak, "Romanlar hakkında değil, Romanlarla birlikte; özellikle gençlerle, kadınlarla ve LGBTİ+’larla birlikte politika yapılmalı" çağrısı yapan Romani Godi, "Çünkü biliyoruz ki Roman gençlerin, kadınların ve LGBTİ+ bireylerin güçlenmediği bir yerde, eşitlik de adalet de gerçek anlamda mümkün değildir" uyarısı yaptı.

Neden 8 Nisan?
Dünya Romanlar Günü, 8 Nisan 1971’de Londra’da düzenlenen ilk Uluslararası Roman Kongresi’ne dayanır. Bu kongre, Romanların ilk kez uluslararası düzeyde bir araya gelerek kimliklerini tanımladığı, bayraklarını ve marşlarını kabul ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
O gün, yalnızca bir toplantı değil; Romanların kolektif varoluşlarını ilan ettiği güçlü bir eşikti.
Romanlar, yüzyıllardır Avrupa’dan Anadolu’ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşamaktadır. Kökenleri Hindistan’a kadar uzanan bu halk, tarih boyunca göç etmiş, farklı coğrafyalarda varlık göstermiş ancak çoğu zaman dışlanma ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmıştır.
Sürgünler, ayrımcılık, dışlanma ve soykırım gibi ağır tarihsel deneyimlere rağmen Roman kültürü; müziği, dili ve toplumsal hafızasıyla varlığını sürdürmeye devam etmektedir.
8 Nisan’ın önemi, yalnızca tarihsel bir başlangıca dayanmasından değil, aynı zamanda Romanların uzun yıllar boyunca maruz kaldığı eşitsizliklerin görünür kılınması ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
Romanlar hakkında çokça konuşulmasına rağmen, Romanların kendi sözlerinin çoğu zaman duyulmadığına dikkat çekilen bu tarih; eğitim, istihdam ve temel haklara erişimde süregelen eşitsizliklere karşı bir farkındalık ve değişim çağrısı niteliği taşımaktadır.
Bu yönüyle 8 Nisan, yalnızca bir anma ya da kutlama günü değil; yüzleşme, hak talebi ve dönüşüm çağrısının simgesidir.
(AB)

