Reşit Kibar davasının altıncı duruşması, bugün (2 Ekim) Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Artvin’in Cankurtaran mevkiinde, 3 Eylül 2024’te EFOR maden şirketinin ağaç kesimini engellemeye çalışan doğa savunucusu Reşit Kibar, silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Tetiği çeken Muhammet Ustabaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Reşit Kibar cinayetinde kullanılan silahın ruhsatlı sahibi olan ve tanık ifadelerine göre azmettirici davranışlar sergileyen Fikret Merttürk'ün ise tutuklama talebi reddedildi.

Fotoğraf: Işıl Ateş- Reşit Kibar'ın kardeşi duruşma sonrası açıklama yapıyor.
Mahkeme, duruşmaya tanık olarak SEGBİS ile katılan Eşref Merttürk ve Yunus Merttürk hakkında suç duyurusunda bulunulmasının reddine karar verdi. Bir sonraki duruşma 22 Ocak 2027 tarihine ertelendi.
Saat 9.30'da görülmeye başlanan duruşmada Reşit Kibar'ın avukatları, savunmalarını olaya ilişkin belgelerle birlikte mahkeme heyetine sunarak gerçekleştirdi. 15 dakikalık ara verilen duruşma 15.30'da karara bağlandı. Birçok yaşam savunucusunun İstanbul'dan duruşmaya Kibar'ın ailesine destek olmak üzere katıldığı duruşmaya Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı.

Reşit Kibar ölümünün ikinci yılında mezarı başında anıldı
Dava sonrası adliye önünde konuşan avukatlarından Haktan Özkan açıklama yapıyor. pic.twitter.com/JcfQgabaa3
— Cankurtaran Yaşam Savunması/Artvin (@CankurtaranYsm) October 2, 2026
Reşit Kibar’ın öldürülmesi ve dava süreci
Artvin’in Cankurtaran mevkiinde, 3 Eylül 2024’te EFOR maden şirketinin ağaç kesimini engellemeye çalışan doğa savunucusu Reşit Kibar, silahlı saldırıda hayatını kaybetti.
Tetiği çeken Muhammet Ustabaş tutuklanırken, Reşit Kibar cinayetinde kullanılan silahın ruhsatlı sahibi olan ve tanık ifadelerine göre azmettirici davranışlar sergileyen Fikret Merttürk, müşteki ve tanık ifadeleri dahi tamamlanmadan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturmada kısıtlılık kararı: Olayın kamuoyunda geniş yankı uyandırması, kamu otoritelerinin ihmali ile şirketin bürokrasiyle kurduğu ilişkilerin açığa çıkması üzerine, 5 Eylül tarihinde yetkili Borçka Savcılığı’nın talebiyle dosyada kısıtlılık kararı alındı.
İddianamenin düzenlenmesi: 6 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen iddianamede sanık Muhammet Ustabaş, Reşit Kibar’ı öldürmek ve diğer beş köylüyü öldürmeye teşebbüs etmekle suçlandı. Sanık Fikret Merttürk ise Reşit Kibar’ı öldürmeye yardım etmek ve diğer beş köylüyü öldürmeye yardım etmeye teşebbüs etmekle suçlandı. Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Ocak’ta tensip yapıldı.
Kovuşturma aşaması: Davanın ilk duruşması 18 Nisan 2025 tarihinde görüldü. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaşam savunucuları, duruşmayı takip etmek üzere Artvin’de buluştu. Tüm yaşam savunucularının tarafı olduğu davanın görüleceği salonun küçük olması ve duruşmaya yalnızca yarım gün ayrılmasına müşteki avukatları itiraz etti. Bu durumun basit bir fiziksel kapasite ya da zaman planlaması sorunu olmadığı, yargının bu davaya yaklaşımının bir sonucu olduğu belirtildi. Avukatların, yargılama için uygun koşulların sağlanacağı bir tarihe erteleme talebi kabul edilerek duruşma 30 Mayıs 2025 tarihine ertelendi.
Davanın ikinci duruşması: 30 Mayıs’ta adliye konferans salonunda görülen ikinci duruşmada sanıklar, müştekiler ve tanıklar dinlendi. Mahkeme başkanı, henüz duruşmanın başında sarf ettiği “bitki türleriyle ilgilenmeyeceğim” ifadesiyle davaya yaklaşımını ortaya koydu. Duruşmada, mahkemenin dosya kapsamında sanıkların kastını ortaya koyan en önemli delillerden biri olan video kaydını henüz incelemediği, soruşturma aşamasında kimlikleri tespit edilmeyen tanık veya şüphelilerin tespitine yönelik herhangi bir ara karar kurmadığı görüldü.
Mahkeme heyeti, duruşmayı izleyen Artvinlilere ve Reşit Kibar’ın ailesine yönelik sürekli müdahalelerde bulundu. Reşit Kibar’ın kardeşi ve yeğeni salon dışına çıkarıldı, gözaltına alındı; yeğeni geceyi gözaltında geçirdi.
Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Barosu, Artvin Barosu, İzmir Barosu ve Diyarbakır Barosu ile Polen Ekoloji Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği ve Yeşil Artvin Derneği’nin davaya katılma talepleri reddedildi. Avukatların, azmettirici olduğu sabit olduğunu belirttikleri Fikret Merttürk’ün tutuklanmasına yönelik talebi de reddedildi.
Keşif yapıldı: 28 Ağustos 2025 tarihinde yapılacak keşif öncesinde mahkeme heyeti değişti. Keşif günü köy ablukaya alındı. Köyün girişinde avukatların üstü aranmak istendi, avukatların araçlarıyla keşif alanına gitmeleri engellendi. Davanın müştekisi Ersan Koyuncu’nun keşfe katılma hakkı ihlal edildi.
Davanın üçüncü duruşması: 26 Eylül 2025’te görülen üçüncü duruşmada, cinayet tarihinde jandarma karakol komutanlığı görevini vekâleten sürdüren jandarma personeli ile diğer tanıklar dinlendi. Karakol komutanı, çalışma yapılacak alanda önceden güvenlik önlemi alınmamasının gerekçesini, sanık Fikret Merttürk’ün bu yönde bir talepte bulunmamış olmasıyla açıkladı. “Herhangi bir güvenlik önlemi alıp almamızı isteyip istemediğini sorduk… Ekip istemediğini söyledi” diyen karakol komutanı, sorular üzerine görevinin “genel asayişi sağlamak” olduğunu ifade etti. Ayrıca güvenlik önlemi almayı planladıklarını, ancak başka bir cinayet olayı nedeniyle bu önlemleri almadıklarını da beyan etti. Avukatların, azmettirici olduğu sabit olduğunu belirttikleri Fikret Merttürk’ün tutuklanması yönündeki talebi bu duruşmada da reddedildi.
Davanın dördüncü duruşması: 30 Ocak 2026’da görülen dördüncü duruşmada müşteki Hülya Koyuncu’nun, Reşit Kibar’ın kardeşi olduğu nüfus kayıtlarıyla doğrulandığından, suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya katılan olarak kabul edilmesine karar verildi. Halkevleri, Çifteköprü Köy Kooperatifi ve İstanbul Barosu’nun katılma talepleri ise suçtan doğrudan zarar görmedikleri değerlendirmesiyle reddedildi.
Sanık Muhammet Ustabaş’ın, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından; katalog suç vasfı ve kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sanığın duruşma sırasında rahatsızlanması nedeniyle öğleden sonraki oturumda mazeretli sayılmasına hükmedildi.
Sanık Fikret Merttürk’e ilişkin tutuklama talebi reddedildi. Ancak duruşmaya mazeretsiz katılmadığı gerekçesiyle hakkında zorla getirme emri düzenlendi. Mevcut yurt dışı çıkış yasağına ek olarak, haftada bir gün imza atma şeklinde adli kontrol tedbiri getirildi.
Cankurtaran köylülerinin sanık olarak yargılandığı Borçka Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki 2025/419 Esas sayılı dosya ile bu dosyanın birleştirilmesine muvafakat verildi. Sanıkların olay sonrası görüştüğü Yunus Merttürk ve Eşref Merttürk’ün, fiili kullanıcı tespitlerinin yapılmasına ve bu kişilerin tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Sanık Muhammet Ustabaş’ın hesap hareketlerinin incelenmesi talebi reddedildi. Dönemin kaymakamı, jandarma personeli ve orman işletme personeli hakkında mahkemece doğrudan suç duyurusunda bulunulması talebi ise “mevcut dava konusuyla doğrudan ilgili olmadığı” değerlendirmesiyle reddedildi.
Davanın beşinci duruşması: 13 Mayıs 2026’daki duruşmada mahkeme birleşen dosyadaki köylülerin savunmalarını aldı ve Yunus Merttürk’ü tanık olarak dinledi. Heyet, Ustabaş’ın tutukluluğunu sürdürürken Fikret Merttürk hakkındaki tutuklama talebini bir kez daha reddetti. Mahkeme, görüntüler için ek bilirkişi raporu istedi, Eşref Merttürk’ü tanık olarak dinleme kararı aldı ve altıncı duruşmayı 2 Ekim 2026’ya bıraktı.
*Hukuki sürece dair bilgiler, Reşit Kibar Davası Avukatları’nın hazırladığı bilgi notundan derlenmiştir.
(CA)










