Reklamcılar Platformu, Ocak 2025’te yayımladığı Taban Ücret Politikası Raporu’nu, değişen ekonomik koşullar doğrultusunda güncelledi.
Ocak 2026 Taban Ücret Politikası Raporu, yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve sektörde derinleşen gelir dengesizliği karşısında reklam emekçilerinin asgari yaşam koşullarını görünür kılmayı amaçlıyor.
Platform açıklamasında, son bir yıl içerisinde reklamcıların gelir ve alım gücünün ciddi biçimde eridiği, “olması gereken” ile “mevcut durum” arasındaki farkın hızla açıldığı vurguladı. Yeni raporun, bu farkı somut verilerle ortaya koyan güncel bir referans çizgisi sunduğu ifade edildi.
“Bu rapor bir temenni değil, gerçeklerin toplamıdır”
Reklamcılar Platformu, Taban Ücret Politikası Raporu’nun ilk yayımlandığı günden bu yana hem ajanslar hem de çalışanlar için rasyonel ve finansal bir dayanak haline geldiğini belirtiyor. Daha önce benzeri olmayan bu çalışmanın, her yıl tutarlı biçimde güncellenerek sektör gerçeklerini görünür kılmayı sürdürdüğü ifade ediliyor.
Rapora göre bu çalışma; yöneticilerin “şartlar”, “piyasa koşulları” gibi gerekçelerle belirlediği ücretlerin karşısına, tamamen veriye dayalı bir asgari sınır koymayı hedefliyor. Platform, bu sınırın ajansların kendi iç ücret politikalarını oluştururken dikkate alması gereken temel bir referans olması gerektiğini vurguluyor.
Sektör büyürken, emek neden yoksulluk sınırında?
Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri, sektörün ekonomik büyüklüğü ile çalışanların yaşam koşulları arasındaki çelişki. Verilere göre:
- Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımları, bir önceki yıla kıyasla %78,9 artarak 253,6 milyar TL seviyesine ulaştı.
- Türkiye, medya yatırımları açısından en hızlı büyüyen ülkelerden biri konumunda.
- Deloitte’un Nisan 2025 tarihli raporu da sektördeki yatırım artışının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Bu tabloya rağmen reklam emekçilerinin önemli bir bölümünün yoksulluk sınırına yakın ücretlerle çalıştığına dikkat çekiliyor. Platform bu noktada şu soruyu gündeme getiriyor:
“253,6 milyar TL’lik hacme ulaşan ve dünyanın en hızlı büyüyen reklam pazarlarından biri olan bir sektörde, bu büyümeyi yaratan emek neden hâlâ geçim mücadelesi veriyor?”
Yaşam maliyetleri resmi enflasyonun çok üzerinde
Raporda, Ocak 2025 – Ocak 2026 dönemine ait en güncel veriler esas alındı. Buna göre:
- TÜİK yıllık enflasyon oranı: %30,9
- ENAG yıllık enflasyon oranı: %56,14
- İTO İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi artışı: %37,68
- İPA’ya göre İstanbul’da yaşam maliyeti artışı: %42,30
- Endeksa’ya göre İstanbul’da ortalama kira artışı: %36,04
Bu verilerin ortalaması alındığında, İstanbul’da yaşayan bir reklamcının yaşam maliyetindeki yıllık artış %40,61 seviyesine ulaşıyor. Rapora göre, yalnızca resmi enflasyon oranında yapılan zamlar, tek başına kira artışını bile karşılamaya yetmiyor.
Ocak 2026 için belirlenen taban ücretler
Rapora göre, "Mesleğe ilk adımını atmış, yeni mezun bir reklam çalışanının başlangıç ücreti en az 63.161 TL olmalıdır."
Bu veriler doğrultusunda belirlenen Ocak 2026 Taban Ücret Sınırları, yalnızca “hayatta kalma” maliyetini esas alıyor; sektörün büyümesinden doğan refah payını içermiyor.
1. seviye çalışan için başlangıç ücreti en az 81.305 TL (Jr. Reklam Yazarı, Müşteri İlişkileri Temsilcisi, Grafiker, Jr. Yapımcı, Motion Designer, Sosyal Medya Yöneticisi vb.)
2. seviye çalışan için başlangıç ücreti en az 101.594 TL (Reklam Yazarı, Sanat Yönetmeni, Grafik Şefi, Müşteri İlişkileri Süpervizörü, Stratejist vb.)
3. seviye çalışan için başlangıç ücreti en az 121.958 TL (Yaratıcı Grup Başkanı, Müşteri İlişkileri Direktörü, Sosyal Medya Direktörü, Sr. Yapımcı, Strateji Direktörü vb.)
4. seviye çalışan için başlangıç ücreti en az 170.743 TL (Kreatif Direktör, Head of Production, Müşteri İlişkileri Grup Direktörü, Grup Strateji Direktörü, Chief Digital Officer, Design Director vb.)
Freelance çalışanlar için ise, kıdemlerine denk gelen aylık taban ücretin esas alınması gerektiği; ödemelerin %50 peşin, kalanının 15 gün vadeli yapılmasının ve çalışma süresi boyunca sigorta hakkının hatırlatılması gerektiği belirtiliyor.
Reklamcılar Platformu rapor ile beraber aslında şu kısma değindi: Bu rapor, bir maaş listesi olmanın çok ötesinde; sektörün kendisiyle yüzleşme çağrısıdır. Açıklanan rakamlar “yüksek” olduğu için değil, yalnızca temel yaşamı mümkün kıldığı için önemlidir. Bugün birçok ajans bu ücretleri ödeyemiyor olabilir. Ancak “piyasa böyle” diyerek bu farkı kalıcılaştırmak, sektörün geleceğini de riske atmak anlamına gelir.
Bir tarafta sendikal bir duruşla emeğin karşılığını savunan bir platform, diğer tarafta ekonomik baskılarla mücadele eden ajanslar var. Bu iki gerçeklik arasındaki makas açıldıkça, nitelikli iş gücü kaybı, tükenmişlik ve sektörden kopuş hızlanıyor. Bu da uzun vadede herkes için kayıp demek.
Taban Ücret Politikası Raporu’nun asıl gücü, örgütlü bir referans olmasından geliyor. Bu rapor, tek başına sihirli bir çözüm vaat etmiyor; ancak birlikte sahiplenildiğinde, ortak bir talep haline geldiğinde, sektörün dengelerini değiştirebilecek bir araç sunuyor.
Reklam emekçilerinin talebi lüks değil; insanca yaşamak. Bu talep ne ertelenebilir ne de normalleştirilecek bir “koşul” meselesidir. Sektör büyüyorsa, bu büyümenin yükünü taşıyan emeğin de payını alması gerekir. Aksi halde sürdürülebilirlikten söz etmek mümkün değildir.
(EMK)


