Giresun Eynesil’de 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünü araştıran gazeteci Canan Coşkun, belgeselci Kazım Kızıl ve kızın babası Şaban Vatan’ın yargılandığı davanın ilk duruşması dün (22 Ekim) Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Coşkun ve Kızıl’ın 2019’da Rabia Naz’ın ölümünü araştırırken dosyanın tanıklarından Mürsel Küçükal’la yaptıkları görüşme nedeniyle yargılandığı davada suçlamaları reddetti.
Üç isim, “iştirak halinde birden fazla kişi tarafından cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmakla” suçlanıyor. Kızıl hakkında ayrıca “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlaması bulunuyor. Savcılık, üç isim için dört yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
Duruşmaya Şaban Vatan katıldı. Coşkun İstanbul’dan, Kızıl ise İzmir’den Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
Coşkun: Biz yalnızca tanıktık
P24 ve MLSA'nın duruşmadan aktardığına göre, Coşkun savunmasına Küçükal’ın Rabia Naz’ın şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmanın takipsizlik kararıyla kapatılmasına dayanak olan ifadeyi veren kişi olduğunu hatırlatarak başladı.
Küçükal’ın hem soruşturma kapsamında hem de TBMM’de kurulan araştırma komisyonunda çelişkili ifadeler verdiğini söyledi.
Coşkun, 2019’da Eynesil’e giderek Rabia Naz’ı yaralı halde gördüğünü söyleyen son kişi olan Küçükal’la görüştüğünü belirterek dava konusu iddiaların doğru olmadığını kaydetti. Görüşme sırasında aldığı ses kayıtlarının dökümlerinin de bunu gösterdiğini ifade etti. Şöyle konuştu:
“Olay, Küçükal evinden çıkıp Rabia Naz’ı bulduğunu söylediği yere doğru yürümeye başladığı anda benim kontrolümden çıktı. Rabia Naz’ın yaralı olarak bulunduğu bina önünde konuşurken arabasıyla mezarlıktan dönen Şaban Vatan bizi gördü. Arabada diğer gazeteciler de vardı. Babası bizi görünce arabasını park edip yanımıza geldi ve ifadesini defalarca değiştirmiş tanığa sorular yöneltmeye başladı. Bu andan sonra yaşananlar Şaban Vatan ile Mürsel Küçükal arasında geçti. Biz yalnızca tanıktık. Küçükal yere yatıp sürünmeye başladı. Ses kayıtlarında da buna karşı çıktığım açıkça duyuluyor. Sürünmeye kendi isteğiyle devam etti. Kendini yaraladı. Sırtı ve dirsekleri kanadı. Yaşanan bu durumdan çok rahatsız oldum.”
Rabia Naz dosyasının Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın ele alacağı dosyalar arasında anıldığını da hatırlatan Coşkun, şöyle devam etti:
“Bir çocuğun ölümüyle ilgili bir tanığın çelişkili ifadelerine dikkat çeken, bununla ilgili soru soran gazetecilere ve kızını kaybeden bir babaya dava açılması, Bakanlığın faili meçhullerin üzerine gitme çizgisine ters düşüyor. Adalet, bu dosyalara bakılarak sağlanır, bu dosyalara bakanlara dava açılarak değil.”
Coşkun, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraatini istedi.
Kızıl: Gerçeği bulandırma çabamız olamaz
Belgeselci Kazım Kızıl da Rabia Naz’ın ölümünü araştırmak ve araştırmacı gazetecilik belgeseli hazırlamak amacıyla Eynesil’de bulunduklarını söyledi.
Olay günü Küçükal’ın kimsenin yönlendirmesi olmadan yerde sürünmeye başladığını belirten Kızıl, yaşananlardan rahatsız olduklarını ve buna engel olamadıklarını anlattı.
Kızıl, “Tamamen iddiasını ispatlamaya çalışan biriyle, bu iddianın gerçek olduğuna inanmayan iki kişi vardı orada. Tüm bunlar olurken biz Canan Coşkun’la yan yanaydık ve tamamen gözlemci statüsündeydik” diye konuştu.
Mahkeme hakiminin, tanığın ifadesini değiştirmesi yönünde baskı yapıp yapmadıklarını sorması üzerine Kızıl, “Biz gazeteciyiz. Gerçeğe ulaşmak için araştırma yaparken gerçeği bulandırma çabamız olamaz. Bizim herhangi birini yönlendirme gibi bir girişimimiz olamaz. Bunu kesinlikle reddediyorum” diye yanıt verdi.
Şaban Vatan: İfade değiştirmek suç değil midir?
Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan ise Küçükal’a herhangi bir baskı uygulamadığını ve onu yönlendirmediğini söyledi. Küçükal’ın ifadesini defalarca değiştirdiğine dikkat çeken Vatan, “İfade değiştirmek suç değil midir, mahkemeyi aldatmak suç değil midir?” diye sordu.
Kızının ölümünün aydınlatılmasını isteyen Vatan, tanığın ifadelerindeki değişikliklere dikkat çekerek kendisinin yargılanmasına tepki gösterdi.
Küçükal duruşmada farklı yanıtlar verdi
Davanın müştekisi Mürsel Küçükal, duruşmanın başında olay günü yaşananları anlatmak istemediğini ve emniyette verdiği ifadelerin geçerli olduğunu söyledi. Hakimin soruları üzerine anlatmaya başlayan Küçükal, Canan Coşkun’un kendisine milletvekili olduğunu söylediğini, Şaban Vatan’ın tehlikeli biri olduğunu ve kendisine zarar verebileceğini belirttiğini iddia etti.
Küçükal, Coşkun’un kendisinden olay yerini göstermesini istediğini belirtip yerde sürünmeye kendi isteğiyle başladığını söyledi. Hakimin sorusu üzerine ise canlandırmanın gazetecilerin isteği üzerine gerçekleştiğini ileri sürdü.
Olay yerinde Coşkun ve Kızıl’ın da bulunduğunu söyleyen Küçükal, bazı ayrıntıları hatırlamadığını belirtti. Hakimin, olay sırasında kolunu tutan kişilerin Coşkun ve Kızıl olup olmadığını sorması üzerine de hatırlamadığını söyledi.
Daha sonra Kazım Kızıl’ın avukatı Sena Yazıbağlı ve Canan Çoşkun’un avukatı Abbas Yalçın beyanda bulundu. Ardından da mahkeme ara kararını açıkladı. Daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişilerin tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma, 28 Ocak 2027 saat 14.00’te.

Rabia Naz dosyasını araştıran gazeteciler Canan Coşkun ve Kazım Kızıl’a 14 yıla kadar hapis istemi
(HA)








