Avukat Murat Çelik’in, Cumartesi Anneleri/İnsanlarının eyleminde ters kelepçeyle gözaltına alınıp darp edilmesine ilişkin ikisi amir beş polis hakkında “zor kullanma yetkisini aşmak” ve “kasten yaralama”dan açılan davanın ikinci duruşması görüldü.
Çağlayan’daki İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi'nde (76 ismini aldı) 9 Ekim'de görülen duruşmaya sanıklar İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubede görevli Komiser Ali H. ve İlhan Ç. ile memur Burak Mehmet Ç., Fatih A. ve Zahir K. ile avukatları katılmamıştı.
Bugün görülen duruşmaya İlhan Ç. haricindeki dört polis katıldı. Duruşma, asliye ceza salonlarının küçük olması nedeniyle 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne alındı.
Ayrıca celse arasında polisler hakkında disiplin soruşturması yapılmaması kararı alındığı öğrenildi.
"Zor kullandık ama yaralamadık"
Duruşmada ilk olarak Komiser Ali H. savunma yaptı. 8 Temmuz 2023’teki Cumartesi Anneleri/İnsanları eyleminin Valilik ve Kaymakamlık kararıyla yasaklandığını belirterek “Grup içinden direnç gösterenlerin zor kullanarak sevki sağlandı” dedi.
“Kasten yaralamayı kabul etmiyorum” diyen Ali H. Murat Çelik’i muhafaza altına almak için zor kullandığını savundu.
Bu sırada söz alan Murat Çelik, Ali H.’nin yerdeyken kendisine tekme atan polis olduğunu söyledi ve “Tespitini yapıyorum” dedi.
“Bana en büyük işkenceyi yapan kişi bu sanıktır. Net olarak tespitini yapıyorum. Ters kelepçe yaptıktan sonra hakaret eden, kolumu kırmakla tehdit eden kişi budur.” diye konuştu.
Bu sırada Murat Çelik’in avukatları ile hakim arasında usul tartışması yaşandı. Hakim, dosyaya giren görüntülerin, sanıkların savunmalarını aldıktan sonra izleneceğini belirtti. Ancak avukatlar bunun sanıkların sorgulanmasını engelleyeceği için itiraz etti. Bunun üzerine avukatlar sanıklara soru sormaya başladı.
Avukatların “Ters kelepçe emrini kim verdi” sorusu üzerine Ali H. “Ben vermedim” dedi. Avukatların itirazı üzerine hakim araya girerek “Sanıkların sorulara cevap vermeme hakkı” olduğunu söyledi.
Bu andan sonra da sanık polis Ali H. avukatların çoğu sorusuna “Bilmiyorum” “Hatırlamıyorum” şeklinde cevaplar verdi. Ayrıca gözaltına alırken Murat Çelik'in kendisine vurduğunu iddia etti.
“Direncini kırmak maksadıyla zor kullandım. Muhafaza altına almak maksadıyla zor kullandım.” şeklinde konuştu.
Emirleri sözlü aldıklarını belirten Ali H. “Biz mülki amirin talimatlarını yerine getirdik. Amir söyledi, yaptık. Amir kimdi hatırlamıyorum.” diye konuştu
Sanık polisten "talimatı uyguladım" savunması
Daha sonra sanık kürsüsüne Zahir K. geldi. Benzer şekilde eylemin yasaklama kararı olduğunu söyledi. Ardından da şunları ekledi:
“Bize saat 11.00'de Galatasaray’da toplantı olduğunu söyleyip alana geçmemizi istediler. Biz olay yerine vardığımızda grup çembere alınmıştı. Biz sonradan dahil olduk. Amirlerimiz, ‘Siviller herhangi bir sıkıntı çıkarılmadan araca bindirilecek’ talimatı verdi. Hiçbiri sıkıntı yapmayacak dendi. En son Murat Çelik’i davet ettik. Ben de kendisine ‘Kelepçe takmanız gerekiyor’ dedim. Davette bulundum. Avukat olduğunu söyleyerek kelepçe takmayı reddetti. Müdahale ettik. Direnince diğer polis arkadaşlar yardıma geldi. Görevimi yaptım. Araca biner binmez şahsın gözündeki morluğu gördük. Kelepçeyi açtık."
Avukatların sorgusunda Zahir K. “Yakalamanın koşullarının olup olmaması beni ilgilendirmez. Amirler talimat verir, uygularım. Bana verilen görev neyse, talimat neyse onu uyguladım.” dedi.
Söz alan Murat Çelik, Zahir K.’yi teşhis ederek “Bu şahıs ‘şimdi polisi görürsün devleti görürsün’ dedikten sonra işkence başladı. Ben hiçbir koşulda direniş göstermedim. Ne olduysa bu sözden sonra oldu. İşkencenin talimatını veren bu kişidir” diye konuştu.
🔴Murat Çelik’in, Cumartesi Anneleri'nin eyleminde darbedilmesine ilişkin iki yıllık hukuk mücadelesi sonuç verdi.
— bianet (@bianet_org) October 7, 2025
👉 İkisi amir beş polis “zor kullanma yetkisini aşmak” ve “kasten yaralama” suçlarından yargılanacak.@HikmetAdal’ın haberihttps://t.co/zc7HxG7dGq pic.twitter.com/JFRuAi8Cpa
"Her şeyi böyle anlatacak mıyız?"
Burak Mehmet Ç., ise Gözaltı Müdahale Timi’nde (GMT) görev yaptığını anlattı. Eylem alanına geldiklerinde gözaltıların yapıldığını, çember içerisinde sadece TİP Milletvekili Ahmet Şık ile birlikte Murat Çelik ve bir kadının kaldığını söyledi.
Sanık polis “Murat Çelik, son kişiydi. ‘Öne yaklaşın’ dedim. ‘Avukatım, beni gözaltına alamazsınız’ dedi. Kimliğini göstermesini istedim. Gözaltı işlemini ben yapmadım. Müdahale edildiğinde ben gözaltı aracının yanındaydım. Gözaltı işlemini yapmadığım birini yaralamam mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Burak Mehmet Ç.’ye iddianameye karşı savunma yaptıktan sonra avukatlar soru sordu. Avukatların ilk sorusunda hakime "Ohoo, her şeyi böyle baştan anlatırsak" diyerek soruya tepki gösterdi.
Murat Çelik, Burak Mehmet Ç., hakkında “Bana zorluk çıkartmadı. Bana müdahale etmedi. ‘Sizi amirime götüreyim’ dedi.” dedi.
"Otobüste klimaların çalıştırılmaması başlı başına işkence"
Duruşmaya gelen son sanık polis memuru Fatih A. da Murat Çelik’in gözaltı işlemi sırasında araç içerisinde diğer gözaltına alınan kişilerin kimliklerini ve telefonlarını topladığını söyledi.
Avukatların birçok sorusuna da “Görmedim, bilmiyorum, araç içerisindeydim” diye yanıt verdi.
Murat Çelik polis memuru hakkında, “Yere yatırılıp işkence görene kadar fiziki bir müdahalesini görmedim. Ters kelepçe yapıldıktan sonra çuval gibi araca atıldım. Araçta da bir müdahale olmadı. Sanığın araç içinde bir şey yaptığına şahit olmadım.” dedi.
Ancak Çelik, temmuz ayının ortasında gözaltı otobüsünde klimanın çalıştırılmadığını, araç içindeki sıcaklığın 60 dereceyi bulduğunu ve ters kelepçeyle bekletilmesinin de bir işkence olduğunu aktardı.
Polislerden "Yaralama niyetimiz yoktu" savunması
Sanık polislerin savunmalarının ardından duruşmaya 10 dakika ara verildi. Aradan sonra da dosyaya giren bir video izlendi.
Hakim bu videoda yaşananları tutanağa geçirdi. Ancak avukatlar hakimin, polislerin Çelik’in yere yatırıldıktan sonra üzerine bastığına ilişkin bir ifade kullanmayı reddetmesine itiraz etti.
Hakim ise “Gördüğümü yazdırıyorum” dedi. Avukatlar görüntülerde her şeyin çok net olduğunu söyledi. Ancak bu tutanağa geçmedi.
Ayrıca avukatlar dosyadaki diğer görüntülerin izlenmemesine de itirazda bulundu.
Söz alan Murat Çelik, “Orada korumasız bir şekilde yerde yatıyorum. Ayakkabılarına taktıkları metal gözümü parçalayacaktı. Halen görme kaybı yaşıyorum.” dedi. “Zahir K. bu işin başlatıcısı. Yasadışı kelepçe takıyor. Kendisine yasayı hatırlatan kişiye şiddet uyguluyor.” diye konuştu.
Ardından kamera görüntülerine ilişkin savunması sorulan polisler “Diyecek bir şey yok. Yaralama niyetimiz yoktu” demekle yetindi.
Avukatlar, iddianameye giren görüntülerde Emniyet tarafından bildirilmeyen kişiler olduğunu belirterek, mahkemeden isimlerin tespitini istedi. Çelik’e yönelik şiddet tespitinin yapılmasını talep etti. Ayrıca dosyanın görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine tevdi talebinde bulundu.
Sanık polislerin avukatları ise eylemin meşru olmadığını savunarak atılan sloganların tutanağa eklenmesini istedi.
26 Haziran'a kaldı
Ara kararını açıklayan mahkeme ağır ceza mahkemesine gönderilmesi, diğer polislerin kimliklerinin tespit edilmesi, bir sonraki celse tanık dinlenmesi taleplerini reddetti.
Duruşmaya gelmeyen komiser İlhan Ç. için yakalama kararı çıkartmayan mahkeme, sanık polisin bir sonraki celse savunma yapması için talimat yazılmasına karar verdi.
Davada bir sonraki duruşma 26 Haziran saat 10:00’da görülecek.

Avukat Murat Çelik’e işkence davasında sanık polisler duruşmaya gelmedi

Polisler, avukat Murat Çelik’e işkence davasında yargılanacak
(HO/HA)








