İstanbul’da polis son günlerde insansız hava araçlarıyla (drone) kamusal alanda içki tüketenlere yönelik denetim ve uyarılar yapıyor.
Fatih’te ve Üsküdar'da polis dronela, “Bu bölgede alkol içmek yasaktır. Lütfen uyarılara uyup uzaklaşın. Aksi takdirde cezai işlem uygulanacaktır” anonsları yaptı.
Polisin kamusal alandaki bu uygulaması, drone aracılığıyla yapılan gözetimin hukuki niteliğine ilişkin soruları da beraberinde getirdi.
bianet’e konuşan avukat Deniz Yazgan, polisin kamusal alanda alkol tüketimine müdahale yetkisinden drone görüntülerinin kişisel veri niteliğine, teknik araçlarla izlemeden drone operatörlerinin sahip olması gereken yetkilere kadar uygulamayı değerlendirdi.
"Polisin alkol içilmesine dair bir yetkisi yok"
Yazgan, öncelikle kamusal alanda alkol tüketilmesinin tek başına polise müdahale yetkisi vermediğini belirtti.
Ardından da polisin drone kullanmasının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 140. maddesinde düzenlenen “teknik araçlarla izleme” kapsamında değerlendirilemeyeceğini söyledi. Yazgan, uygulamanın biçiminin belirleyici olduğuna dikkat çekti:
“Drone ile yapılan her polis gözlemi otomatik olarak CMK 140 anlamında teknik takip olamaz. Ancak belirli kişi veya mekân önceden hedefleniyor, gizlice izleniyor, yakınlaştırma yapılıyor, takip ediliyor veya sistematik biçimde kayıt alınıyorsa ‘teknik araçlarla izleme’ sayılabilir.”
CMK 140 kapsamında teknik araçlarla izleme tedbirine başvurulabilmesi için belirli koşullar bulunuyor. Yazgan, bu yöntemin ancak kanunda sayılan suçlar bakımından uygulanabileceğini hatırlattı:
“CMK 140 kapsamındaki teknik izleme için hâkim kararı gerekir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı karar verebilir ancak karar hâkim onayına sunulmalıdır. Ayrıca bu yöntem yalnızca kanunda sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilir.”
"Tüketmek suç değil"
Yazgan’a göre bu koşullar, kamusal alanda alkol tüketip tüketmediğinin tespiti amacıyla insanların drone ile hedef alınarak izlenmesini özellikle tartışmalı hâle getiriyor:
“Alkol tüketmek suç değil, katalog suçlardan hiç değil. Bu nedenle sırf alkol içilip içilmediğini tespit etmek amacıyla belirli kişilerin drone ile izlenmesi hukuka uygun değil.”
Drone görüntüleri kişisel veri mi?
Drone’ların yalnızca anons yapmak için değil, görüntü elde etmek ve kaydetmek amacıyla da kullanılabilmesi kişisel verilerin korunmasına ilişkin başka bir tartışmayı gündeme getiriyor.
Yazgan, görüntülerdeki kişinin yüzünün açıkça görülmesinin kişisel veriden söz etmek için zorunlu olmadığını belirtti:
“Drone görüntüsündeki kişiler doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebiliyorsa görüntüler kişisel veridir. Yüzün net görünmesi şart değil; kıyafet, plaka, yer, tarih ve saat gibi unsurlar da kişiyi belirlenebilir kılabilir.”
Görüntünün yalnızca alınmasının değil, kayıt altına alınması ve daha sonra kullanılması ya da saklanmasının da veri işleme niteliğinde olduğunu söyleyen Yazgan, yüz tanıma teknolojisinin kullanılması hâlinde ise daha farklı bir veri kategorisinin ortaya çıkabileceğine işaret etti.
Sözlerini de “Görüntünün kaydedilmesi, aktarılması ve saklanması kişisel veri işleme niteliğindedir. Yüz tanıma teknolojisi kullanılırsa biyometrik veri de söz konusu olabilir.” ifadeleriyle bitirdi.

İSTANBUL'DA DRONLU İÇKİ DENETİMİ
“Kamusal alanda içki içmek yasak değil ama polis yasakmış gibi davranıyor"
CMK madde 140 ne diyor?
Teknik araçlarla izleme
(1) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti ile organ veya doku ticareti,
2. Kasten öldürme,
3. Nitelikli hırsızlık ve yağma ile nitelikli dolandırıcılık,
4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
5. Parada sahtecilik,
6. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma,
7. Fuhuş,
8. İhaleye fesat karıştırma,
9. Tefecilik,
10. Rüşvet,
11. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
12. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak,
13. Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
14. Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı suçları.
c) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
d) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
(2) Teknik araçlarla izlemeye hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir.
(3) Teknik araçlarla izleme kararı en çok üç haftalık süre için verilebilir. Bu süre gerektiğinde bir hafta daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi hâlinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir haftadan fazla olmamak ve toplam dört haftayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir. Teknik araçlarla izleme tedbiri ile birlikte gizli soruşturmacı görevlendirilmesi halinde bu fıkrada belirtilen süreler bir kat artırılarak uygulanır.
(4) Elde edilen deliller, yukarıda sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma dışında kullanılamaz; ceza kovuşturması bakımından gerekli olmadığı taktirde Cumhuriyet savcısının gözetiminde derhâl yok edilir.
(5) Bu madde hükümleri, kişinin konutunda uygulanamaz.
(HA)






