"Öcalan’ı kapsamayan bir yasa, sürecin sabote edilmesi anlamına gelir"
Kendini fesheden PKK, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin çıkarılması beklenen çerçeve yasa kapsamında bir açıklama yaptı. İktidara yakın kesimler tarafından çıkartılacak yasanın Abdullah Öcalan’ı kapsamayacağı yönündeki haber ve açıklamalara dikkat çeken PKK, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü kapsamayacak bir yasanın süreci sabote edeceği anlamını taşıdığını vurguladı.
"Yasa tek taraflı ve dayatmayla olmaz"
Mezopotamya Ajansı’na göre, PKK'nin fesih kararının ardından oluşturulan "Hareket Yönetimi" tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Rêber Apo ile 2 aydır görüşme yaptırılmıyor. Kürt sorununun çözümüyle ilgili barış ve demokratik toplum süreci sürerken Kürt halkının baş müzakerecisiyle görüşme yaptırılmaması izahı zor bir durumdur. DEM Parti heyeti AKP heyeti ve Devlet Bahçeli ile görüşme yaptıktan sonra çerçeve yasanın Temmuz’da çıkması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. İki üç gün sonra da DEM Parti heyetinin 23 Temmuz’da Rêber Apo ile görüşeceği belirtildi. Cumhurbaşkanı ve bazı AKP yetkilileri defalarca bu sürecin çok önemli olduğunu vurguladılar. Böyle bir konuda birinci dereceden muhatapla 2 ay görüşme yaptırılmaması söylemle pratiğin uygun olmadığının ifadesidir. Çözüm için gerekli bir çerçeve yasa çıkarılacaksa bu tek taraflı irade ve dayatmayla olmaz. Mutabakat karşılıklı görüşlerin uzlaşmasıyla sağlanır. Dolayısıyla Rêber Apo’nun önerdiği taslak ve düşüncelerinin dikkate alınması gerekir.
"Özgür koşullar sağlanmalı"
Düşüncelerinin daha önce kamuoyuyla paylaşıldığını belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bu açıdan yeni bir açıklama yapmak istemiyorduk. Ancak DEM Parti ile AKP görüşmesinden sonra yine çerçeve yasa konusunda kabul edilmeyecek bazı değerlendirmeler yapıldı. AKP’ye yakın olan bazıları bu çerçeve yasada Rêber Apo ile ilgili bir maddenin olmayacağı, yönetici kadroların da bu yasa dışında tutulacağı yönlü ifadelerde bulundular. Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir. Bu açıdan Rêber Apo’nun özgür koşullara kavuşmasının bir yasayla sağlanması gerekir. Ancak bir çerçeve yasa bunu sağlatırsa tartışılan konularda gelişme yaratabilir. Çünkü sorunlar ancak hukuki ve yasal hale geldiğinde bir çözümden söz edilebilir.
"Yönetim kadrosunu siyasi ortamdan uzak tutmak, çözüm olmaz"
"Eğer 50 yıldır süren çatışmalı durum hukuki ve siyasi zemine çekilerek çözülecekse Özgürlük Hareketinin yönetim kadrosunu özgürce demokratik siyasetin yapılacağı siyasi ortamdan uzak tutmak bir çözüm ortaya çıkarmaz." denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bu açıdan Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğünün tam olduğu demokratik siyasete katılımını sağlayacak bir yasanın çıkarılması çözmek istenilen sorunun doğası gereğidir. Kuşkusuz sorunların çözümsüz kalmaması için adımların zamanında atılması gerekir. Ancak bütünlüklü olmayan, çözüm konusunda boşluklar bırakan bir yasa istenmeyen sonuçlar doğurur. Bu açıdan Rêber Apo ile tartışılarak varılacak mutabakatın boşluk bırakmayan bir yasa ortaya çıkarması gerekir. Çünkü bu yasa yalnızca Özgürlük Hareketimizi değil, tüm Kürt halkını ve Türkiye’nin demokrasi güçlerini de ilgilendirmektedir. Her yasa gerekli desteği alırsa başarılı olur. Artık ne Türkiye ne de tüm halklarımız bir başarısızlığı kaldırabilir. Türkiye’nin iç ve dış sorunlarını çözmesi açısından Kürt sorununun çözümünün kök yasası olacak bu yasanın olgun çıkması önemli olmaktadır. Sorunu sadece silahların bırakılmasına indirgeyen bir anlayışın bu süreci başarıya götürmesi beklenemez. Çatışma sürecinin tümden sonlanması ve Kürt sorununun çözümü de esas olarak bir demokratikleşme konusudur. Eğer çatışma, şiddet ve savaşta ısrar edilmeyecekse sorunların tek çözüm yolu demokratikleşmedir. Demokratikleşmeyi öncelemeyen her politika çatışma ve savaşta ısrar etmektir. Bu nedenle Rêber Apo onlarca yıl süren çatışmalı süreci sonlandırmak için barış ve demokratik toplum çözümünde ısrar etmektedir. Özgürlük Hareketimiz de yegane çözümün bu olduğuna inanmakta ve bu anlayışını ortaya koyduğu tutumla açıkça göstermektedir."
(FY)