İran'da Kürtler'in yoğun olarak yaşadığı Kürdistan, Batı Azerbaycan ve Kirmanşah vilayetlerinde özyönetim mücadelesi sürdüren yasaklı PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) yayımladığı bildiriyle, halkı savaşın tehlikelerinden korunması ve kamusal hizmetlerin çöküşüne hazırlanması amacıyla yerel yönetim komiteleri kurmaya çağırdı.
Gelişmelerin, dünya ve Türkiye medyasında ABD-İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan çatışmada "yeni bir cephe açılması" bağlamında yorumlara yol açmasına karşın, PJAK İran'daki İslami rejim ile saldırgan devletler arasında ayrım gütmeyeceğini açıklamıştı.
Trump'ın yoklamaları
Bununla birlikte ABD'deki dijital haber mecrası Axios, önceki gün ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun lobi faaliyetleri kapsamında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin iki ana partisi Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) liderleri Bafıl Talabani ve Mesud Barzani'yi telefonla arayarak ABD'nin yanında yer almaları yönünde telkinlerde bulunduğunu bildirdi.
Talabani ve YNK de Trump tarafından telefonla arandıklarını doğruladılar.

YNK, ABD Başkanı Trump'ın, Bafıl Talabani'yle telefon görüşmesini doğruladı
Bugün Milli Savunma Bakanlığında (MSB) düzenlediği brifingde PJAK’ın İran’daki faaliyetlerine ilişkin sorulara da yanıt veren Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bu konuda yorumlara girmeden gelişmeleri İran'ın "toprak bütünlüğü" açısından değerlendirdi: “Türkiye, komşu ülkelerin bölünmesinden değil, toprak bütünlüklerinin korunmasından yanadır. [...] Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz.”

MSB: Hasmane tutumlara cevap verme hakkımız mahfuzdur
PJAK'ın çağrısı
PJAK bugün yayımladığı bildiride, ülkeyi "Beklentilerin aksine" uzun sürecek bir savaşın beklediğini değerlendirdi.
İran İslam Cumhuriyeti'nin Kürtleri "göç etmeye ve bazı bölgelerde evsiz kalmaya zorlamaya çalıştığı"nı ileri süren PJAK "Bu, yıkım politikasının bir parçasıdır ve buna toplumsal birlikle direnmeliyiz." dedi.
Uzayan savaşta "Kamu hizmeti kurumlarının ortadan kalkması" olasılığı karşısında "halk tarafından yerel alternatifler kurulması"nı öneren hareket, "Devlete ve kurumlarına ihtiyacımız olmadığını ve toplumumuzun kendi kendini yönetebileceğini gösterebiliriz. Toplumumuzun, öz savunma kavramıyla her türlü tehdide karşı kendini savunma hakkı vardır ve savunma komitelerinin kurulması hayati bir gerekliliktir." dedi.
Bildirinin ağırlık merkezini aşağıdaki dört madde oluşturuyor
1- Direniş içindeki tüm halkımızı, bu aşamayı aşmak ve nihai zafere doğru ilerlemek için birlik ve dayanışma ruhunu temel alarak güç kazanmaya çağırıyoruz. En büyük ulusal kazanımları en düşük maliyetle elde edebilmek için açık gözlerle ve derin bir siyasi bilinçle hareket etmeliyiz. Güçlü toplumsal birlik, karşılıklı yardımlaşma, Kürt toplumunun kültüründen gelen dayanışma ve gerçek ahlak ruhu, bu çağda direnişimizin ve başarımızın sembolü olacaktır. Tüm köylerde ve şehirlerin mahallelerinde, yerel yönetim komiteleri kurarak, işleri vatandaşlar arasında bölüştürerek ve savunma, sağlık ve hizmet komitelerinin yanı sıra lojistik organizasyonlar kurarak toplumumuzu savaşın tehditlerinden ve etkilerinden korumalıyız. İslam Cumhuriyeti, halkımızı göç etmeye ve bazı bölgelerde evsiz kalmaya zorlamaya çalışıyor. Bu, yıkım politikasının bir parçasıdır ve buna toplumsal birlikle direnmeliyiz. Kamu hizmeti kurumlarının ortadan kalkmasıyla, bu kurumlara alternatifler halk tarafından yerel olarak kurulmalıdır. Devlete ve kurumlarına ihtiyacımız olmadığını ve toplumumuzun kendi kendini yönetebileceğini gösterebiliriz. Toplumumuzun, öz savunma kavramıyla her türlü tehdide karşı kendini savunma hakkı vardır ve savunma komitelerinin kurulması hayati bir gerekliliktir. Ayrıca, rejimin paralı askerlerinin toplumlarımıza ve sosyal örgütlerimize girmesini engellemek ve rejimi desteklediği bilinen paralı askerleri halkın hoşgörüsüne boyun eğdirmek için çok dikkatli olmalıyız. Elbette, sosyal ve ulusal örgütlenme başarımız için en büyük enerji kaynağımız olacak ve bu hedef için çabalarımızı her zamankinden daha fazla artırmalıyız. Sloganımız şudur: 'Toplum ne kadar birleşirse, direniş o kadar artar; direniş ne kadar artarsa, özgürlük o kadar artar.'
2- Doğu Kürdistan'ın tüm gençlerini, toplumun önderi rolünü en iyi şekilde üstlenmeye ve halkımızı temizlemeyi ve ulusumuzun özgürlüğünü yok etmeyi amaçlayan saldırılara karşı halkımızı koruyacak bir kalkan olmaya çağırıyoruz. Vatansever gençler, öncelikle örgütlenme, moral yükseltme, siyasallaştırma ve toplumumuzu koruma sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle, tüm gençlerin hazırlık ve eğitim açısından sorumlulukları vardır. Gençler küçük gruplar halinde örgütlenip kendilerini eğitebilirler. Ayrıca, güvenlik ve siyaset alanlarında ileri eğitim almak ve ülkemize profesyonel devrimciler olarak hizmet etmek isteyen gençler, Kürdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılmalıdır. Gerilla saflarına katılmak, en yüksek düzeyde vatanseverlik göstergesidir ve ulus ve toplum için bir mekanizma işaretidir..
3- Rejimin tüm askeri, güvenlik ve istihbarat merkezleri ABD ve İsrail orduları tarafından bombalanırken, halkımızı kendilerini ve ailelerini bu merkezlerden uzak tutmaya çağırıyoruz. Rejim güçleri ayrıca hava saldırılarından korkarak cami ve okulları da kapatmıştır. Okulların ve camilerin askeri amaçlarla kullanılması insanlığa karşı bir suçtur ve halkımız bu yerlerin işgalini protesto etmelidir. Vatandaşların canlarını korumak için rejim güçlerinin tüm saklanma yerlerinden de uzak durmayı gerekli görüyoruz.
4- Partimizin mücadelesine katkıda bulunmuş ve herhangi bir nedenle hareketimizin saflarından ayrılmış veya örgütsel bağlarını kaybetmiş olan herkesi, bu hassas durumda, çalışmalarımıza ve mücadelemize yeniden entegre olabilmeleri için partimizin saflarına katılmaya çağırıyoruz. Her zaman olduğu gibi, PJAK'ın kucaklaması tüm savaşçılara açıktır.
Son olarak, bu aşamadan barış ve özgürlük kıyılarına geçişin toplumun tüm kesimlerinin birliğine bağlı olduğunu vurguluyoruz."
(AEK)


