İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, X sosyal medya hesabından ülkenin ekonomik durumuna ilişkin bir mesaj paylaştı.
Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’i İran’ın “hayati damarlarını keserek” halk üzerinde baskı kurmaya çalışmakla suçladı.

Trump’tan İran’a “ekonomik savaş” ilanı: Destek veren ülkeleri de tehdit etti
“Ekonomik baskı arttı” diyen Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Ancak Allah’ın yardımı, halkın desteği ve hükümetin aldığı önlemlerle düşmanın ekonomik savaşta belirlediği hedeflere ulaşmasına izin vermedik.
Pezeşkiyan, hükümetin “özel koşulları yönetmek için yeni bir çalışma düzenine geçtiğini” de belirtti. Bu düzenlemenin ayrıntılarını ise açıklamadı.
Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre doların İran serbest piyasasındaki satış kuru 269 bin tümene çıkarak yeni bir zirveye ulaştı.
İran ekonomisindeki baskının arka planı
Deniz ablukası: ABD yönetimi, Nisan 2026’da İran’a yönelik deniz ablukasını devreye soktu. Abluka özellikle İran’ın petrol ihracatını ve deniz yoluyla ticaretini sınırlıyor. ABD merkezli Associated Press (AP) haber ajansına göre, abluka ile süren yaptırımlar İran ekonomisi ve döviz gelirleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Yaptırımlar genişledi: ABD Hazine Bakanlığı, İran’a yönelik “Destansı Gazap” (Epic Fury) adı verilen askeri saldırılara gönderme yaparak “Ekonomik Gazap” (Economic Fury) adını verdiği program kapsamında İran’ın petrol ticareti, deniz taşımacılığı ve finans ağlarını hedef alan yeni yaptırımlar açıkladı. Nisan ayında yaklaşık 40 gemi ve denizcilik şirketi yaptırım listesine girdi, daha sonraki adımlar İran’ın döviz ve finans ağlarını da kapsadı.
Riyal rekor düzeyde değer kaybetti: AP’ye göre İran para birimi eylül sonunda dolar karşısında 2,5 milyon riyalin üzerine çıkarak o tarihe kadarki en düşük seviyesine geriledi. İran’da günlük işlemlerde yaygın olarak kullanılan tümen, 10 riyale karşılık geliyor; 269 bin tümen yaklaşık 2,69 milyon riyal ediyor.
Gündelik hayata etkisi: Ekonomik baskı yalnızca döviz piyasasında görülmüyor. AP, deniz ablukası ve yaptırımların ithalatı zorlaştırdığını, özellikle ilaç hammaddelerine erişim, ilaç fiyatları ve bazı ürünlerin bulunabilirliği üzerinde baskı yarattığını bildiriyor.
(VC)







