İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılanacağı dava 9 Mart’ta başlayacak. Silivri'deki Marmara Hapishanesi kompleksi içindeki duruşma salonunda görülecek olan yargılama uluslararası hak ve hukuk örgütleri tarafından da yakından takip ediliyor ve Türkiye yakın tarihinin en önemli siyasal yargılamalarından biri olarak görülüyor.
Davaya ilişkin 8 Aralık’ta sunulan iddianame suç örgütü kurmak ve yönetmek, suç örgütüne üye olmak suçları da dahil olmak üzere çok sayıda suçlamaya yer veriyor ve esasta tek bir dosya içeriğinde 143 farklı eylem suç olarak nitelendiriliyor. İstanbul Belediye Başkanı için istenen toplam ceza 849 yıldan 2430 yıl 6 aya kadar hapis cezası.
Uluslararası alanda yargılamaya yönelik tepkiler sürerken, PEN Norveç, İmamoğlu yargılamasını merkeze koyan bir webinar düzenleyeceğini duyurdu. “Siyaseti kontrol aracı olarak yargı: İmamoğlu Davası” başlığı ile düzenlenen etkinlikte uluslararası alanda uzmanlığı ve yetkinliği ile bilinen hak örgütleri ile Türkiye’den siyasetçiler, gazeteciler buluşacak.
PEN Norveç Genel Sekreteri Jørgen Watne Frydnes, etkinliği şu sözlerle anlatı:
“Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargılamayı yalnızca bireysel bir dava olarak değil, yargı gücünün siyasal alanı şekillendirmek için kullanılıp kullanılmadığını gösteren kritik bir eşik olarak değerlendiriyoruz. Demokratik toplumlarda mahkemeler, siyasi rekabetin aracı değil; hak ve özgürlüklerin teminatıdır. Yargı, seçilmiş temsilciler üzerinde baskı kurmanın ya da siyasal dengeyi yeniden tasarlamanın aracı haline geldiğinde, mesele artık bir kişiyi aşar ve doğrudan demokrasinin kendisini ilgilendirir.
Bu nedenle bu etkinliği düzenliyoruz. Amacımız bir davayı izlemekten öte, yargı bağımsızlığının aşınmasına dair işaretleri açık biçimde tartışmak ve kamuoyunun dikkatini hukukun üstünlüğünün hayati önemine çekmektir. Yargıya duyulan güven zedelendiğinde, ifade özgürlüğü, siyasi çoğulculuk ve temel haklar da ciddi risk altına girer.”
'Baskı altında Parlamento'
5 Mart’ta düzenlenecek webinar 2 oturumdan oluşuyor. PEN Norveç etkinlik duyurusunda ilk panelde, uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde Türkiye’deki durumun değerlendirileceğini; yargı bağımsızlığına müdahaleler, adil yargılanma güvencelerinin ihlali ve temel hak ve özgürlüklerin sistematik biçimde kısıtlanmasının ele alınacağını duyurdu. Bu bölümde Türkiye İnsan Hakları Davalarını Destekleme Projesi (TLSP) koordinatörü Ayşe Bingöl Demir, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Emma Sinclair-Webb ve Uluslararası Af Örgütü adına Milena Büyüm konuşmacılar arasında yer alıyor. TLSP’nin çalışmaları arasında, Demirtaş dosyası, Barış Akademisyenleri dosyası gibi davalarda AİHM’e sunduğu üçüncü taraf görüşleri, Avrupa Parlamentosu Bakanlar Komitesi önünde yine Demirtaş, Kavala, Gurban grup kararı gibi davalarda yaptıkları 9/2 başvuruları öne çıkıyor. Uluslararası Af Örgütü ise Mart 2025’de İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanması ile yükselen kitlesel protestolar bağlamında işkence ve diğer türde kötü muamele iddialarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımlamıştı. Human Rights Watch ise her yıl açıkladığı dünya raporu kapsamında Türkiye’nin 2025’i için; “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik, siyasal örgütlenme özgürlüğünü ve serbest ve adil seçimleri tehdit eden benzeri görülmemiş bir saldırı ve baskı dalgasıyla otoriter çizgisini daha da pekiştirdi” tespitinde bulunmuştu.
Düzenlenecek ikinci panelin odağında ise baskı altında parlamento oturumu yer alıyor. Bu panelde CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş bir araya gelecek ve panel Gazeteci Can Dündar tarafından modere edilecek. Bu oturumun İmamoğlu yargılamasının, esasta benzer siyasi yargılamalarla birlikte seçme-seçilme hakkı, demokratik temsiliyetin yargı eliyle engellenmesi gibi başlıklara odaklanması bekleniyor.
Uysal: Yargının bağımsız olmadığı kamusal bir bilgi
Düşünen, çizen, eleştiren, direnç gösteren, karşı çıkan herkesin hapiste olduğunun altını çizen PEN Norveç uluslararası hukuk danışmanı Ceren Uysal ise etkinliği “Aslında Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanması bütün topluma güçlü bir mesaj verme niyeti taşıyordu. İlk icraat da Alican Uludağ’ın tutuklanması oldu. Gürlek’te cisimleşen konuşursanız bitersiniz mesajı karşısında bugün alınabilecek en kararlı tutum daha çok ve yüksek sesle konuşmak. Türkiye hapishaneleri bugün siyasi tutsaklarla dolu. Bunun bu şekilde sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum.Yargının bağımsız olmadığı bugün kamusal bir bilgi. Dikkatli sözlerle “mış gibi” yapmamıza gerek yok. Artık odaklanmak gereken bu olgusal durum üzerinden bir pozisyon belirleyebilmek. Ama bu tür kamusal tartışmaların yapılacağı platformlar neredeyse tamamen kapalı. O nedenle mütevazi de olsa söz üretmeye alan açabilmeyi umduk” sözleri ile anlattı.
İmamoğlu yargılamasının hemen öncesinde gerçekleşecek webinara katılmak için kayıt olmak gerektiği duyuruldu. Zoom üzerinden gerçekleşecek etkinliğe kayıt şu link üzerinden yapılıyor: https://zoom.us/webinar/register/WN_7eLQOBdeTT6FSMbP91Z6KQ
(Mİ)

