Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, deprem bölgesi ziyaretleri kapsamında Hatay’a gitti.
Antakya’da CHP İlçe Başkanlığı’nı ziyaret eden Özel, ardından Defne ilçesinde rezerv alan mağduriyeti yaşayan yurttaşlarla buluştu.
Gün boyunca depremzedelerle bir araya gelen, konteyner kentleri ziyaret eden ve sınır hattına ilişkin temaslarda bulunan Özel, yaptığı konuşmalarda hem CHP’nin iktidar hedefini hem de Hatay’da yaşanan sorunlara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

CHP Antakya İlçe Başkanlığı önünde partililere ve yurttaşlara seslenen Özgür Özel, konuşmasına seçim sonuçlarıyla başladı. CHP’nin 47 yıl sonra girdiği ilk seçimde birinci parti olduğunu hatırlatan Özel, bu sonucu iktidar yürüyüşünün başlangıcı olarak değerlendirdi.
Rezerv alan uygulamalarına yönelik eleştirilerini ayrıntılandıran Özel, konunun titizlikle ele alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Rezerv alan meselesinin bir felaketten rant çıkarmaya dönüştüğüyle ilgili kaygılar var. Söylenen sözler çok ağır. Bunun üzerine büyük bir titizlikle gidilmesi gerekiyor. Devlet hak yemez, devlet kimsenin hakkını kimseye geçirmez. İnsan ‘Benim evimde başkasının ışığı yanıyor’ diyorsa burada durup bakmak zorundasınız.”
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurt dışı temaslarına gönderme yapan Özel, kendisinin depremzedelerin yanında olduğunu vurguladı:
“Şu an herkes sevdiğinin yanında. Tayyip Bey daha önce ‘katil’ dediği, doların ucunu görünce sevdiği Suudi Prensinin yanında. Ben de sevdiklerimin yanındayım, depremzedelerleyim. Benim yerim burası.”
Sahada yurttaşlardan dinlediği talepleri aktaran Özel, özellikle oy verme üzerinden yapılan baskılara dikkat çekti. Depremzedelerin anlattıklarını kamuoyuyla paylaşan Özel, şöyle konuştu:
“Amcam diyor ki, ‘Bizi tehdit etti, oyu vermezsen hizmet etmem dedi.’ Çok haklı. Bu kabul edilemez. Devletin hizmeti şartlı olmaz, tehditle olmaz. Kimse oy verdiği için ya da vermediği için cezalandırılamaz.”
Özel, konuşmasının devamında rezerv alan uygulamaları başta olmak üzere deprem sonrası tüm süreçlerin şeffaflıkla ve uzlaşmayla yürütülmesi gerektiğini vurguladı; hak kayıplarının giderilmemesi halinde konunun takipçisi olacaklarını söyledi.
Özel konuşmasında şunları söyledi:
“Sevgili Antakyalılar, önce şunu söyleyeyim. 47 yıl sonra parti, girdiğimiz ilk seçimde söz verdiğimiz gibi birinci parti oldu. Ben bunu söz verdiğimde millet şöyle diyordu: ‘Ecevit 1970’lerde girdiği ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden de birinci çıktı.’ Hedefimiz bizim de girdiğimiz her seçimde partimizi birinci çıkarmaktı. ‘Çıkaramazsam Genel Başkanlığı bırakırım’ dedim. ‘Deme böyle’ dediler. Dedim ki ‘Birinci olacağız.’ İlk girdiğimiz seçimde birinci parti olduk. Şimdi iktidara doğru yürüyoruz.”
Bir partinin iktidara yürüdüğünün lüks salonlardan değil, halkın heyecanından anlaşılacağını vurgulayan Özel, kalabalığın coşkusuna dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diyorlar ki ‘Bu iş nasıl olacak?’ Nasıl olacak biliyor musunuz? İlçeye sadece bir fotoğraf asmaya geliyorsun ama seni yolu kapatacak kadar kalabalık karşılıyorsa, işte o zaman parti iktidara gidiyordur. Bir partinin iktidar olacağı, Genel Başkanının milyonlarca liralık sahnelerde konuşmasından belli olmaz. Genel Başkan iskembenin üstünden, portakal kasasından kürsü yapıp binlere konuşuyorsa o parti iktidara geliyordur.”
Antakya İlçe Başkanlığı ziyaretinin özel bir anlamı olduğunu anlatan Özel, depremde yıkılan ilçe binasından çıkarılan Atatürk portresini yerine asmak için geldiklerini belirtti. Bu ziyareti anlatırken duygusal ifadeler kullanan Özel şunları söyledi:
“Ben buraya niye geldim biliyor musunuz? İlçe Başkanımızın ailesi depremde enkaz altında kaldı. Eşi yoğun bakımdayken biz hep sağlık durumlarını takip ettik. Sonra bana dedi ki, ‘Başkanım, ilçe binamız yıkıldı ama bir Atatürk resmini kurtardık. Bunu size emanet etmek istiyorum.’ Ben de dedim ki, ‘O resmi alırım ama Antakya İlçesi yeniden ayağa kalktığında gelir, kendi ellerimle asarım.’ O resmi asmaya geldik.”
"Ders çıkardık"
Depremde yaşanan yıkıma dikkat çeken Özel, şöyle dedi:
“Allah bir daha Cumhuriyet Halk Partisi’ne de hiçbir partiye de enkaz altında kalmış bir ilçe binası, enkaz altında kalmış bir parti tabelası göstermesin. Bir daha böyle büyük acılar yaşanmasın. İnşallah binalarımızı dimdik ayakta, partimizi de iktidarda görelim.”
Hatay’ın tarihsel ve siyasal önemine vurgu yapan Özel, konuşmasının bu bölümünde Atatürk’ün Hatay’a verdiği önemi hatırlattı:
“Hatay bizim için ne demek biliyor musunuz? Hatay, Atatürk’ün vasiyeti demektir. Hatay, Atatürk’ün emaneti demektir. Atatürk’ün iki büyük eseri vardır: Biri Cumhuriyet, biri Cumhuriyet Halk Partisi. Bir tane emaneti vardır; o da Hatay’dır. Biz bu emanete gözümüz gibi bakıyoruz, bundan sonra da bakacağız.”
31 Mart seçimlerine de değinen Özel, Hatay’da yapılan hatalardan ders çıkardıklarını belirterek şöyle konuştu:
“31 Mart’ta büyük bir başarı kazandık ama elimizdeki büyükşehirlerden sadece Hatay’ı kaybettik. Orada hepimizin sorumluluğu var. Ama büyük bir ders aldık. Bundan sonraki ilk seçimde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni bir daha geri vermemek üzere kazanacağız. Hiç merak etmeyin.”
Özgür Özel, Antakya’daki konuşmasının ardından Defne ilçesinde rezerv alan mağduriyeti yaşayan yurttaşlarla bir araya geldi. Burada yaptığı konuşmada ise deprem sonrası uygulamalara ve rezerv alan politikalarına uzun uzun değindi. Hatay’ın depremde en ağır bedeli ödeyen kent olduğunu vurgulayan Özel, şöyle konuştu:
“Cumhuriyet tarihinin belki de en büyük felaketinin üçüncü yılındayız. Ölümlerin neredeyse yarısı Hatay’da yaşandı. Yıkımın en ağır olduğu şehir Hatay. Bir yılda bitecek denilen evler üç yılda hâlâ bitmedi. İnsanların tepkileri sonuna kadar haklıdır.”
Rezerv alan uygulamalarına yönelik eleştirilerini sertleştiren Özel, şöyle dedi:
“Bu rezerv alan meselesinin bir felaketten rant çıkarmaya dönüştüğü yönünde çok ciddi kaygılar var. Söylenen sözler çok ağır sözlerdir. Devlet hak yemez. Devlet kimsenin hakkını kimseye geçirmez. İnsan ‘Benim evimde başkasının ışığı yanıyor’ diyorsa burada durup bakmak zorundasınız.”
Sorunun uzlaşmayla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Özel, iktidara çağrıda bulundu:
“Bu sorunlar masa başında, uzlaşmayla çözülmelidir. Hataylıların bu yükü taşıyacak gücü kalmamıştır. Gelin; hukukçuların, şehir plancılarının, her partiden milletvekillerinin olduğu bir komisyon kuralım. Dinleyelim, itirazları değerlendirelim, haklı olana hakkını verelim.”
Özel, bu çağrının karşılık bulmaması halinde CHP’nin atacağı adımı da açıkça dile getirdi:
“Eğer bunu yapmazlarsa söz veriyorum; iktidarımızın ilk ayında bu komisyonu biz kuracağız. Kimin hakkı yenmişse, kim mağdur edilmişse hakkını iade edeceğiz. Çünkü her eşitlik adil değildir. Adalet, hakkaniyet ister.”
Konuşmasının devamında deprem vergileri, konteyner kentlerdeki yaşam koşulları, eğitim ve sağlık alanındaki sorunları uzun uzun anlatan Özel, depremzedelerin borçlandırılmasına sert tepki gösterdi:
“Deprem vergisi diye 41 milyar dolar topladılar. Bu para bütün konutlara yetiyor. Buna rağmen insanlara faizli borç dayatılıyor. Kimse ödeyeceği parayı bilmeden borçlandırılamaz. Bu açıkça suçtur.”
Özel, konuşmasının sonunda birlik ve dayanışma vurgusu yaparak sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu bölgede bir çakıl taşını bile alıp kenara koyan kim varsa, hangi partiden olursa olsun Allah hepsinden razı olsun. Siyaset ayrımı yapana lanet olsun. Hatay, kardeşliğin kentidir. Hep beraber bu kenti ayağa kaldıracağız.”
(EMK)







