Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Beykoz’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’nde AKP yarın (8 Ocak) TBMM'den emekli maaşlarını arttıran düzenlemeleri geçirmezse, geceli gündüzlü nöbete başlayacaklarını duyurdu:
“[...] Şimdi Beykoz’dan, bu meydandan bütün Türkiye’ye söylüyorum ki yarın Meclis açık. Grubumuz orada. Bir kez daha söyleyeceğiz. Eğer gerekli düzenlemelere ‘evet’ derlerse iki elimizle oy vereceğiz. Kaçarlarsa, ilan ediyorum, Cumhuriyet Halk Partisi olarak emekliye düzenleme yapılıp, maaşları arttırılana kadar o Meclisi terk etmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi grubu, yarın akşam Meclis kapanana kadar mücadeleye devam edecek. Kapatıp giderlerse emekliler için, emeklilerin insanca yaşamı için nöbete geçeceğiz. Gece demeden, gündüz demeden, hafta sonu demeden, o kaçaklar gelene kadar emekliye zammı verene kadar mücadele edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi grubuna, sizin için Mecliste emekli hakkını alana kadar 7 gün 24 saat nöbete geçecek."
Özel, alanda toplananlara, "Siz ve biz, hep birlikte bir dönemi bitireceğiz, bir dönemi başlatacağız. Bir devri kapatıp yeni bir devir açacağız. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.” dedi.
"AK Partililer, MHP’liler bizim onları nasıl kucakladığımızı, duyacaklar"
Özel konuşmasında son dönemde AKP ve MHP'ye ve bu partilerin üye ve seçmenlerine yönelik olarak benimsediği "dostane" söylemi sürdürdü.
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin AK Partililer düşmanı değildir, kardeşidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin düşmanı, AK Parti’nin kara düzenidir. Cumhuriyet Halk Partililerin, MHP’liler düşmanı değildir. Komşularımız, akrabalarımızdır. Ama MHP’nin destek verdiği AK Parti’nin kara düzeni düşmanımızdır. Aç bırakana, yoksul bırakana, işsiz bırakana ve yarınlardan endişe duyurtanlara karşı, Cumhuriyet Halk Partililer bu meydanlarda bütün demokratlarla bir aradadır. Sosyal demokratlar bu meydandadır. Muhafazakar demokratlar bu meydandadır. Milliyetçi demokratlar bu meydandadır. Kürt demokratlar bu meydandadır. Sosyalistler bu meydandadır. Ülkücüler bu meydandadır. Türk milletinin evlatları bu meydandadır. Omuz omuza Türkiye İttifakı bu meydandadır. Şu kadarını söylüyorum: Düşman siyasetinden beslenen Erdoğan bundan sonra bize kötü söylerse kötü söz duyar. Ama Erdoğan’a rağmen AK Partililer, MHP’liler sorunlarının çözümünü duyacaklar.
Bizim onları nasıl kucakladığımızı, nasıl yarınlarını güzel yapacağımızı, nasıl AK Parti’den önce 1,5 asgari ücret alıyorsa emekli, yani hiç dokunmasa o hesapla bugün 42 bin lira emekli maaşı alacakken 19 bin liraya mahkum edilen emeklinin partisi vardır, ama bu işin partisi olmaz. Bütün emeklileri, o elleri nasırlı, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş ama bugüne gelince karşısında hürmet yerine haksızlık görmüş emeklileri saygıyla selamlıyorum. Yürekten selamlıyorum. Onlar için çalışacağız, onlar için başaracağız.”
Özel: "Erdoğan korkuyor, Trump'ın oğluyla pazarlık ediyor"
Erdoğan'ın halka "[...] açlığı unutun, yoksulluğu unutun, sefaleti unutun. Gelin dünya liderine oy verin." diye propganda yaptığını söyleyen CHP Genel Başkanı, "Yemişler öyle dünya liderini. Sen bu yaptıklarınla bir dünya lideri değil, yerel bir otokratsın." dedi.
"Erdoğan - Trump ilişkisi Türkiye için büyük bir tehdittir." diyen Özel, Erdoğan'ın kendi şahsı için korkmakta olduğunu ileri sürdü:
Erdoğan Trump’tan Türkiye için değil, kendisi için bir gelecek talep etmektedir. Kendi şahsı için korkmakta, şahsi beklentilerini konuşmaktadır. Mal varlığıyla tehdit edilmekte, Trump’ın oğluyla pazarlık etmekte, ülkenin varlıklarını Amerika’ya peşkeş çekmekte, Amerika’dan icazet, cesaret ve güya meşruiyet almaktadır. Buradan Erdoğan’a söylüyorum: Ne Junior Trump’tan, ne baba Trump‘tan, meşruiyet alacaksan Beykoz’dan, Beykoz’dan, Beykoz’dan.”
Özel, MS hastası olarak cezaevinde zor günler geçiren, mahkum edildiği günden beri eşinin cezaevinde hastalığının ilerleyeceği ve durumunun kötüleşeceği uyarılarına aldırılmayan Tayfun Kahraman'ın sağlığını gündeme getirdi.
"Ak Toroslar çetesine haddini bildirmenin zamanı gelmiştir"
“Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir evladını, Tayfun Kahraman’ı hastanesinde ziyaret ettim, Cerrahpaşa‘da. Anayasa Mahkemesinin verdiği ihlal kararına rağmen AK Toroslar çetesinin içeride tuttuğu Tayfun Kahraman, maalesef bugün çok zor durumdadır. HSK Başkanı olan Bakana bir kez daha söylüyorum. Veramız’ın babasını Gezi Parkı olayları yaşanırken ağaçları kurtaran, ama çatışma olmasın diye kendisini ortaya koyan Tayfun kardeşimizi Anayasa Mahkemesi de haklı görmüştür. İkinci kez de dosya Anayasa Mahkemesinin oradadır. Ve artık hem AK Toroslar çetesine haddini bildirmenin, hem de doğru bir karar vererek adaleti tesis etmenin zamanı gelmiştir.
"İmamoğlu yargılaması canlı yayınlansın"
19 Mart 2025'te başlayan CHP Belediyelerine yönelik yargı operasyonlarının haksızlığını dile getiren Özgür Özel, "[...]artık bütün deliller toplanmıştır[...]. "Aynı Erdoğan’ın geçmişte olduğu gibi, Ekrem Başkan başta olmak üzere, tüm belediye başkanlarımız tutuksuz yargılanmalıdır." dedi.
"Daha önce hepimizin söz verdiği gibi benim, Devlet Bey’in, Erdoğan’ın. Duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlanmalıdır. Bizim karşımıza savcısına güvenenler, iddianameyi görünce dizi titreyenler değil; AK Toroslar çetesini atayanlar çıkmalıdır. Onlar iftiralarını söylemeli, biz cevaplarını vermeliyiz. Buradan bir kez daha söylüyorum. İşte burada, Dilek Hanım burada. Burada başkanlarımızın eşi. İnsan içine çıkamayacaktık. Beykoz’da 10 binlerin içindeyiz. Yüz yüze bakıyoruz, birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Dilek Hanım’ın, Firdevs Hanım’ın gözünün içine bakın ve şunu görün. Bu zulüm bitmelidir, tutuksuz yargılama istiyoruz. TRT’den canlı yayın istiyoruz. Hodri meydan.”
"Sandığı getirin"
CHP Genel Başkanı erken seçim ısrarını sürdürdü. Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığının gerçeğe dönüşmesi için Erdoğan'ı "erken seçim sandığını getirmeye, milletin karşısına çıkmaya davet [etti]."
Dünyanın en uzun süreli ve en kalabalık seçim kampanyasına hazır olduklarını belirten Özel, "Ekrem Başkan yerine yerine adım adım her gün Beykoz’u, İstanbul’u dolaşmaya var mısınız? Onun yerine yürüyecek miyiz? " diye sordu. Alandan yükselen evet sesleri üzerine "yürüyelim arkadaşlar.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
(AEK)

