CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde usulsüzlük iddialarına ilişkin İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava bugün görüldü. Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve tutuksuz sanıklar salonun yerlerini aldı. Dava, Çelik’in kongreyi kazanmak için delegelere “maddi menfaat sağlamak ve yakınlarını işe almak” suretiyle hileye başvurduğu iddiasıyla açılmıştı.
Davada, CHP Genel Başkanlığı, CHP İstanbul İl Başkanlığı, Aydın Karaaslan, Fahrettin Çırak, İnan Güney, Melda Tanişman Tutan, Niyazi Güneri, Özgür Çelik, Rıza Akpolat, Tülay Yavuz, Uğur Gökdemir ve Veli Gümüş sanık olarak yer alıyor. Kongrede alınan kararların iptali de dava dilekçesinde talep edildi.
İnan Güney’den savunma
Beyoğlu Belediye Başkanı ve tutuklu sanık İnan Güney, duruşmada ilk savunmayı yaptı. CHP’nin kongre ve kurultay süreçlerine dair uzun yıllara dayanan tecrübeyi vurgulayan Güney, parti içi demokrasinin önemine dikkat çekti.
“Yüreğimle ve kalbimle Özgür Çelik’i, aynı şekilde Genel Başkanımız Özgür Özel’i destekledim. Bugün, parti içi değişim nedeniyle yargılanmak kabul edilemez” diyen Güney, kongrede hile iddialarının ispatlanmadığını vurguladı: “Bize, varlığı kanıtlanmamış hususların yokluğunu ispatlamamız isteniyor.”
Ses kayıtlarında ve soruşturma kapsamında alınan 27 ifadede adının geçmediğine dikkat çeken Güney, “Ben bu dosyada nasıl yer alıyorum, anlamış değilim. Savcı Sayan’ın sosyal medya paylaşımı dışında bu dosyada hiçbir kaydım yok. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduk. Tüm suçlamaları reddediyorum” dedi.
Özgür Çelik’in savunması: “Kongre kazanmak suç değil”
Davanın üçüncü sanığı ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de yaklaşık 40 dakikalık savunma yaptı. Çelik, hayatında ikinci kez hakim karşısına çıktığını belirterek, daha önce Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan olaylar nedeniyle de yargılandığını hatırlattı.
“CHP’li olmanın ve kongre kazanmanın suç sayıldığı günlerden geçiyoruz. İl başkanı seçildikten sonra 22,5 yıl hapis istemiyle yargılanıyorum. Belediye başkanlarımızın seçim kazandığı yerlerde vatandaşa hizmet etmesi de suç sayılıyor” dedi.
Çelik, İstanbul’da CHP’nin iktidar yürüyüşünü engellemek amacıyla devreye sokulan “yargı düzeni”ni anlattı:
· Belediye başkanlarını haksız yere tutuklamak,
· Cumhurbaşkanı adayını cezaevine göndermek,
· CHP kongrelerine ve kurultaylarına davalar açmak,
· Siyasi muhalefeti susturmak ve toplumsal muhalefeti sindirmek.
Çelik, davanın somut delil yerine gizli tanık ifadelerine ve sosyal medya beyanlarına dayandığını vurguladı. “Belediye hizmetlerini suç sayıyor, kurultay kazanmayı suç sayıyor, hatta Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığını suç sayıyorlar. Amaç açık: CHP’yi susturmak ve seçimleri kontrol etmek” dedi.
Kongre ve delegeler
Çelik, 8 Ekim 2023’te yapılan kongrede 342 oy alarak rakibine karşı 32 oy farkla kazandığını belirtti. Seçim sonucuna hiçbir itiraz yapılmadığını ve Yüksek Seçim Kurulu’nun mazbatayı onayladığını söyledi. Dava açıldıktan sonra kongrede oy kullanan delegelerin, noter aracılığıyla 600’den fazla imza toplayarak olağanüstü kongre kararı aldıklarını ve bu kongrede Çelik’in tekrar seçildiğini aktardı.
Çelik, iddianamede yer alan bazı tanık ifadelerinin çelişkili olduğunu, delegelerin kongrede verdiği oyların ve yapılan seçimlerin hukuka uygun olduğunu savundu. Ayrıca, kayyum atamaları ve yargının siyasete alet edilmesine dikkat çekerek, “Bu dava sadece bizleri değil, halkın iradesini ve demokrasi hakkını da hedef alıyor” dedi.
Adalet talebi
Çelik, savunmasını adalet vurgusuyla tamamladı:
“Biz, sadece kendimiz için değil, tüm vatandaşlar için adalet istiyoruz. Mahkemeler, siyasi hırslar yerine somut gerçeğe dayanarak karar vermeli. Bu yargılamalar, adaletin siyasete alet edilmesi anlamına geliyor. Mahkemenizden, arkadaşlarımın ve benim beraatimizi talep ediyorum.”

CHP'nin İstanbul kongresi iptal edildi; il yönetimi görevden alındı

CHP İstanbul İl Kongresi'ne soruşturma
(EMK)






