İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türkiyeli öğretmenler bugün greve çıktı. Öğretmenler, Tez Koop İş Sendikası ile birlikte okul önünde sağanak yağmur altında basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından da halay çekti, lokma dağıttı.
Aynı okulda çalışan İtalyalı meslektaşlarıyla aralarındaki ücret, statü ve çalışma koşulları bakımından ciddi bir eşitsizlik bulunduğunu söyleyen öğretmenler, “eşit işe eşit ücret” talebinin karşılanmaması ve aylardır süren müzakere sürecinin tıkanması nedeniyle grevin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
"Öğretmenler arasında 6 kat maaş farkı var"
Basın açıklamasını öğretmenler adına Tez Koop İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt yaptı. Karakurt, grevin yalnızca bir ücret uyuşmazlığı olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Bugün sadece bir hak arayışı için değil, çiğnenen mesleki onurumuzu ayağa kaldırmak için buradayız. Yönetimin vurdumduymazlığına karşı kelimelerimiz tükenmiştir. Artık söz bitmiştir. Son sözü grev söyleyecektir.”
Karakurt, sendikanın yaklaşık iki aydır çözüm için masada olduğunu, ancak okul yönetiminin 10 Aralık’tan bu yana müzakere sürecine dönmek adına tek bir somut adım atmadığını ifade etti. Yönetimin diyalog kanallarını kapattığını söyleyen Karakurt, grevin anayasal ve yasal bir hak olduğunu hatırlattı.
Aynı okulda aynı ders yükü ve akademik sorumluluklara sahip olmalarına rağmen Türkiyeli öğretmenlerin, İtalyalı meslektaşlarından 6 kata varan oranda daha düşük ücret aldığını söyleyen Karakurt, okul ücretlerinin son dört yılda euro bazında yaklaşık yüzde 300 artırılmasına karşın öğretmen maaşlarına yüzde 30 seviyesinde zam yapıldığını anlattı. Bu durumun vicdani ve etik hiçbir karşılığı olmadığını dile getirdi.
Okul yönetiminin Türkiyeli öğretmenlere 2025 için (TİS görüşmeleri Ağustos 2025’te başladığı için) 0 zam teklif ettiğini, 2026 teklifinin yüzde 15 olduğunu, 2027 teklifinin de yine 0 zam olduğunu aktardı. “Bu eğitime yapılan bir hakaret, emeğe karşı bir saldırıdır” dedi ve ekledi:
“Bizler lütuf değil, hakkımızın teslimini istiyoruz. Eşdeğer yabancı okullardaki ücret standartları emsal alınarak ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesi derhal hayata geçirilmelidir.
Çözüm önerilerimize kulaklarını tıkayan okul yönetimine de bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Gelin, öğrencilerimizi daha fazla mağdur etmeden, velilerimizin haklı kaygılarını giderecek ve öğretmenlerimizin onurunu koruyacak makul bir çözümde buluşalım. Bizim amacımız emeğin değer gördüğü bir çalışma ortamını tesis etmektir. Rasyonel, adil ve sürdürülebilir bir teklifle masaya dönmenizi bekliyoruz.
Okul yönetimi bilmelidir ki kazanana dek bu okulun önünden ayrılmayacağız. Biz buradayız, çözüm irademizi koruyoruz; ancak hakkımız olanı alana dek bu meşru mücadeleden bir milim dahi geri adım atmayacağız.”
Karakurt, Millî Eğitim Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı’na da çağrıda bulunarak, Türkiyeli öğretmenlerin mesleki onurunun korunması için sorumluluk almalarını istedi.
“Bu bir haysiyet mücadelesi”

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Başak Baysallı da bianet’e verdiği demeçte, grevin öğretmenler açısından son derece zor bir karar olduğunu söyledi.
Okuldaki yaklaşık 50 öğretmenin yaklaşık 20’sinin Türk olduğunu belirten Baysallı, sürecin bilinçli şekilde uzatıldığını düşündüklerini ifade etti:
“Her şeye itiraz ediyorlar. Süreci bilerek uzatıyorlar. Bunu bir yıldırma politikası olarak görüyorum. ‘Beğenmeyen gitsin’ söylemi okulda hâkim.”
22 yıllık öğretmen olduğunu söyleyen Baysallı, özel okullarda yaşanan hak ihlallerinin yeni olmadığını ancak örgütlenmenin büyük bir cesaret gerektirdiğini söyledi:
“Hiçbir zaman güllük gülistanlık değildi ortalık. Yani mesleğe başladığım yıllarda dershanelerde çok zor şartlarda çalıştık. Ama bugün de neredeyse aynı koşullarda çalışıyoruz. Bu meslekte örgütlenmek çok zor. Korkuları aşmak çok zor. Birbirine inanmak çok zor. Ama biz bunu kırdık. Bir özel okulda uzun yıllar sonra ilk kez greve çıktık.”
Grev kararının öğrencilerden ayrılmak anlamına gelmesinin kendileri için çok ağır olduğunu belirten Baysallı, okuldan alkışlarla uğurlandıklarını ve bunun unutulmaz bir an olduğunu da ekledi:
“Burada hiçbirimiz öğrencilerimizden ayrılmaya gönüllü değiliz. Çok zor oldu, çok zor ayrıldık içeriden. Okuldan ayrılmadan önce öğrenciler koridorlara yığıldılar. Alkışlarla uğurlandık. Hepimizin gözleri doldu. Hayatımda belki de en duygulandığım anlarından biriydi.”
İtalyan makamlarına çağrı
Özel İtalyan Lisesi’nin İtalya Dışişleri Bakanlığı’na bağlı bir okul olduğunu hatırlatan Baysallı, İtalya’daki yetkililere çağrıda bulundu:
“İtalya Dışişleri Bakanlığı’nın, İstanbul’daki İtalyan Başkonsolosluğu’nun ve Ankara Büyükelçiliği’nin sesimizi duymasını istiyoruz. Okulda teftiş başlasın, belgeler incelensin, tarafsız yetkililer gelsin ve gerçekten ne yaşadığımız ortaya çıksın.”
(HA)












